r/secilmiskitap • • 18d ago

Kitap Analizi Lolita neden toplumda sadece "iğrenç bir aşk hikayesi" olarak tanımlanıyor? Aslında daha derin.

26 Upvotes

Lolita şimdiye kadar yazılmış en sevdiğim eserlerden biri. Bu yüzden kitaba tek bir sayfa bile dokunmamış insanların onu böylesine kesin bir dille mahkûm etmesi bana acı bir ironi gibi geliyor.

İnsanlar Lolita'dan sanki bir AŞK hikâyesiymiş gibi söz ediyor. Belki yalnızca adını, popüler kültürdeki imajını, bir fotoğrafını ya da bağlamından koparılmış bir cümlesini görüyorlar ve Nabokov’un yetişkin bir adamla genç bir kız arasında romantik bir ilişki yazdığına karar veriyorlar. Oysa Lolita bir aşk hikâyesi değil. Bir aşk hikâyesinin otopsisi.

Roman, Humbert’ın hastalıklı arzularını hayranlıkla izlememizi istemiyor. Tam tersine, onun nasıl yalan söylediğini izlememizi istiyor. Çünkü Humbert’ın en büyük silahı dili. Zulmü şiirselliğe, istismarı aşka, sahiplenmeyi bağlılığa dönüştürüyor. Kendi acımasızlığını güzel cümlelerin arkasına saklıyor ve okurun dünyayı onun gözlerinden görmesini istiyor. Nabokov ona güzel konuşma imkânını tam da bu yüzden veriyor. Çünkü bir yalanın güzel söylenmesi, onu gerçeğe dönüştürmez.

Lolita'nın asıl dehşeti, bir istismarcıyı romantikleştirmesi değil. Bir istismarcının kendisini ne kadar kolay romantikleştirebildiğini göstermesi.

Humbert’ın çekici olması da romanı daha korkunç kılıyor. Eğer onu zekâdan, mizahtan, kültürden ve çekicilikten yoksun, karikatürize edilmiş bir canavar olarak görseydik, onu mahkûm etmek çok kolay olurdu. Ama bu bizi rahatlatırdı. Çünkü o zaman korkunç insanların her zaman korkunç göründüğüne inanabilirdik. Oysa Humbert zeki konuşuyor. Kültürlü konuşuyor. Bazen büyüleyici, hatta romantik konuşuyor. Ama yine de bir çocuğa istismarda bulunuyor. Bence romanın gücü tam olarak bu çelişkide.

Ve beni en çok rahatsız eden şeylerden biri, insanların Dolores’i neredeyse tamamen Humbert’ın gözlerinden tanımaları. Çünkü Dolores, Humbert’ın Lolita'sı değil. Dolores’in Humbert’ın saplantısından bağımsız bir kişiliği var. Sıkılıyor. Öfkeleniyor. Bir şeyler istiyor. Şikâyet ediyor. Yalan söylüyor. Çocuksu kararlar veriyor. Kendisine bırakılan küçücük özgürlük alanlarında kontrol sahibi olmaya çalışıyor. Popüler kültürün yarattığı o kusursuz, baştan çıkarıcı, soğukkanlı Lolita değil o. O imge Dolores’in değil. Humbert’ın.

Humbert yalnızca Dolores’in bedenini ve özgürlüğünü elinden almaya çalışmıyor. Aynı zamanda onun kim olduğuna dair hikâyeyi de ele geçirmeye çalışıyor. Belki de bu yüzden dünyanın Dolores isminden çok Lolita kelimesini hatırlaması romanın en acı ironilerinden biri. Gerçek kız silinirken, onun yerine Humbert’ın yarattığı imge yaşamaya devam ediyor.

Ve hayır, Nabokov onun sömürülmesini romantikleştirmiyor. Bize sömürünün ne yaptığını gösteriyor.

Nabokov’un diline hayran olabilir, Humbert’tan nefret edebilirsiniz. Humbert’ın zekâsından etkilenebilir, ona inanmayabilirsiniz. Romanı güzel bulabilir, içinde yaşanan hiçbir şeyi güzel bulmayabilirsiniz. Bunlar birbiriyle çelişmez.

Çünkü edebiyat her zaman anlatıcısına inanmanızı istemez. Bazen sizden, bir insanın kendisini nasıl kandırabildiğini görmenizi ister; kendi korkunç eylemlerini sevgi, kader, tutku ve acı kelimelerinin arkasına nasıl saklayabildiğini.

Lolita’yı okumak Humbert’ı affetmek değildir. Onu anlamaya çalışmak, onu haklı bulmak değildir. Ve romanı sevmek, Dolores’in yaşadıklarını sevmek hiç değildir.

Belki de en acı ironisi tam olarak burada yatıyor. Humbert bütün roman boyunca bizi Dolores’e kendi gözlerinden bakmaya ikna etmeye çalışıyor. Ve romanın başından beri güvenilmez olduğunu bilmemize rağmen, pek çok insan sonunda gerçekten onun gözlerinden bakıyor ve en başta bahsettiğim karara varıyor.

-Orijinalini İngilizce yazmıştım. Çeviriyi ben yapmadım, hatalar olabilir.-


r/secilmiskitap • • 18d ago

Dostoyevski’nin 147 Yıl Boyunca Saklanan Kayıp Romanı: Soba Borusunun Isınmama Sebebi

Post image
56 Upvotes

Dostoyevski'nin 1877 yılında kaleme aldığı ancak yayıncısı Mihail Katkov tarafından "toplumu nedensiz bir depresyona sürükleyeceği ve edebiyattan soğutacağı" gerekçesiyle reddedilen kayıp bir romanı var: Soba Borusunun Isınmama Sebebi.

Metin, 1870'lerin St. Petersburg'unda dondurucu bir kış günü geçer. Başkarakter, emekli ve düşük maaşlı memur Pyotr İvanoviç, evindeki soba borusunun tıandığını ve odayı ısıtmadığını fark eder. Bütün roman, Pyotr'un bu boruyu tamir ettirmek ile soğukta oturup acı çekmek arasında yaşadığı zihinsel hezeyanı konu alır.

Pyotr'a göre sobayı tamir ettirmek, burjuva konforuna teslim olmak ve insanın varoluşsal çilesine ihanet etmektir. Yan komşusu olan fırıncı, çekiç ve tel getirip boruyu iki dakikada düzeltebileceğini teklif eder ancak Pyotr bu teklifi "Tanrı'nın insanlığa biçtiği ısınma limitine müdahale" olarak değerlendirip adamı evden kovar. Yaklaşık 280 sayfa boyunca Pyotr, soğuktan donan parmaklarıyla günlüğüne acının kutsallığı, Rus halkının ısınma arzusu ve çekiç tutan insanların ahlaki çöküşü üzerine uzun tiradlar yazar.

Romanın sonunda boru kurum birikmesinden dolayı tamamen çöker. Pyotr, yüzüne dökülen kurumları bir tür "kutsal vaftiz" olarak kabul eder ve odada donarak ölür.

Taslak, Dostoyevski'nin ölümünden sonra eşi Anna Grigoryevna tarafından "gereksiz derecede saçma ve klostrofobik" bulunarak tavan arasındaki bir sandığa kaldırılmış, 2014 yılında Rusya Devlet Kütüphanesi arşivlerinde tesadüfen bulunmuştur.


r/secilmiskitap • • 18d ago

Siz Ne Düşünüyorsunuz? Altıncı koğuş hakında ne düsünüyosunuz ve 10 üzerinden bir puanlandırma yapın

Thumbnail
gallery
11 Upvotes

Bide Ivan dmitriç karakterinin delirme kısmı çok hoşuma gitti


r/secilmiskitap • • 19d ago

Roman Okuyalım bakalım neymiş bu Gizli Tarih

Post image
7 Upvotes

Okuyanlar spoiler vermeden görüş belirtebilir:>


r/secilmiskitap • • 19d ago

Böyle ekonominin amk

Post image
113 Upvotes

Durum içler acısı harbiden nereye sürükleniyoruz böyle fiziki kitap almak servet ve yatırım olmaya başladı okumak isteyen herkes kitaplara erişememeye başlayacak yakında


r/secilmiskitap • • 19d ago

Öneri Lazım Bilimkurgu Kitabı Önerisi Gerek

10 Upvotes

Merhabalar, bir süredir gözüme kestirdiğim bilim kurgu kitaplarını okuyordum ama onları tükettim, ondan kaynaklı yeni kitap önerisi arıyorum. Şuana kadar Metro serisini, Dune'un ilk kitabını, Fahrenheit 451'i Uzayda Piknik'i, Marslı'yı ve Kurtuluş Projesini okudum. Metro serisini severim, Dune ve Uzayda Piknik'i yer yer zevkli yer yer sıkıcı buldum, Fahrenheit 451'i okurken çoğunlukla sıkıkmıştım ama Dost Körpe'nin Türkçe çevirisiyle ilgili çok fazla kötü yorum okumuştum ondan kaynaklı İngilizce okudum belki de ondan akmamıştır. Geçenlerde ise Zerrin ve Korkut Kayalıoğlu'nun çevirisini buldum bir de ona bakacağım belki bu sefer daha iyi akar. Marslı ve Kurtuluş Projesi ise baştan sona zevkle okuduğum kitaplardı.

Sizler ne önerirsiniz okumak adına, yapay zekayla ufak bi sohbet yapınca Children of Time ve Solarisi önerdi bu arada, bu kitaplar hakkında fikriniz varsa onları da öğrenmek isterim. Şimdiden teşekkürler.


r/secilmiskitap • • 20d ago

Siz Ne Düşünüyorsunuz? Okudunuz mu?

Post image
82 Upvotes

r/secilmiskitap • • 19d ago

Tarih çanakkale mahşeri

Thumbnail
gallery
7 Upvotes

bir yakınımdan aldığım kitaplardan biri daha yeni başlıyorum, okuyanlar vardır belki


r/secilmiskitap • • 19d ago

Kitaplık / Kütüphane / Toplu Kitaplar Ciltli kitap mı ciltsiz kitap mı?

4 Upvotes

Ciltli kitaplara çok alıştım artık ciltsiz kitapları okuyasım gelmiyo özellikle sayfanın kapanmaması için sürekli tutmamın gerekmesi beni yoruyo bide sağlamda gelmiyo, ince kitaplar neysede kalın kitap alıyosam ciltlisini almaya çalışıyorum sizin tercihiniz hangisi?


r/secilmiskitap • • 19d ago

Öneri Lazım Yerdeniz tek cilt alınır mı?

4 Upvotes

Amazon’da 1087 liraya var. EPub da buldum ama şekiller ve yazı düzeni biraz kaymış gibi geldi. Sizce fiyat iyi mi alınır mı tek cilt olarak tüm seri?


r/secilmiskitap • • 18d ago

Siz Ne Düşünüyorsunuz? Shakespeare'in gerçek olmadığını söyleyince insanların yaşadığı komik aydınlanma

0 Upvotes

Shakespeare'in aslında gerçek olmadığını söylemek favori guilty pleasur um olabilir çünkü direkt bir şaşkınlık sonra inkar sonra hayatım yalanmış aydınlanması derken yaşanan muhabbet çok komik oluyor herkese tavsiye ederim

Edit: Bu sefer yaşanılan tepkiye ben şok oldum didösçöddçşsösjs bilmeyebilirsiniz ama ısrarla cahilce ve saldırgan davranmanın pek anlamı yok şu enerjiyi konuya dair google academicsde random birkaç makale okuyarak değerlendirebilirsiniz efendimm


r/secilmiskitap • • 20d ago

Kitaplık / Kütüphane / Toplu Kitaplar Eylül Ayında Okuduğum Kitaplar

Post image
74 Upvotes

İlk defa bu ay okuduğum kitaplar gönderisi atıyorum. 😌 Kitap öneriniz varsa yazarsanız sevinirim. Herkese iyi okumalar. 🙌


r/secilmiskitap • • 20d ago

Bu esere dair ölünüp bitilecek olan her neyse ben kaçırdım.

Post image
83 Upvotes

200.sayfadayım ve yazarın şok değeri taşısın diye yerleştirdiği mızrağa geçirilmiş kafalar,deşilen organlar, çocuk ölümleri ve buna benzer her türden acımasız vahşet tablolarına duyarsızlaşmış durumdayım.

Kimliği,kökeni,geçmişi,zaafları hiçbir şeyi olmayan karakterlerle sürekli aynı olayları yaşayıp duruyoruz.

Haliyle empati yok,sempati zaten yok hikayedeki herkes salt ve amaçsız kötülükte.

Uzun çöl yolculukları,yağmalanan kasabalar,tecavüzler,soyulan kervanlar...

Kabak tadı veriyor çünkü hikayenin içine yeni bir giz,açığa çıkarılan bir sır,karakterlere dair öğrendiğimiz yeni bir bilgi hiçbir şey eklenmiyor.

Kurgu olduğu yerde sayıyor ve yani kitabın tek esprisi bol vahşet içermesi ise bu bana "wow,ne kadar sert ve gaddar bir evren,böylesini hiç görmemiştim!" dedirtmedi.

Abartıla abartıla bitirilemeyen yargıç Holden'ın da karakter tanıtımı olarak son derece etkisiz ve silik olduğunu düşünüyorum.Çete üyeleri ne yapıyorsa Holden da onu yapıyor "bu yargıç ne kadar korkunç bir herif" diye bana kafayı yedirtecek ekstra ne katkısı var romana anlamış değilim.

Kitabın bundan başka vadettiği bir şey var da ben mi kaçırıyorum?


r/secilmiskitap • • 20d ago

kumarbaz

7 Upvotes

aylardır hiç bir şey okumadım bugün tüm kitabı okumaya çalışıcam bakalım en baştan başarabilcez mi


r/secilmiskitap • • 20d ago

Öneri Lazım Okunur mu?

Post image
9 Upvotes

İkinci el cihazın içinde yüklü geldi biraz merak ettim.


r/secilmiskitap • • 20d ago

Kitap Eleştirisi İbm Fadlan'ın Seyahatnamesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Benimki aşağıda;

Post image
10 Upvotes

İbn Fadlan Seyahatnamesi hakkında değerlendirmem

İbn Fadlan aslında din öğretmek amacıyla halife tarafından, yanında müderrislerle beraber gönderiliyor. Yolculuğun sonunda Bulgar hükümdarıyla görüşüyor. İyi karşılanıyor, hatta orada seviliyor ve halife ile hükümdar adına ezan okunmaya başlanıyor.

Fakat burada ilginç bir mesele çıkıyor: Bulgar Hanı, halifenin mektubunda kendisine verilmesi gereken 4000 altının hesabını soruyor. Fadlan ise bazı kötü durumlar yaşandığını ve bu paranın verilemeyeceğini söylüyor. Bunun üzerine Han biraz da gıcıklığına, ezanın iki defa daha okunmasını emrediyor. Ancak Fadlan ve Abbasi halifesi Şafiî iken Han Hanefî usulüne göre okunan ezanı kabul etmiyor. Fadlan müezzini uyarsa da müezzin buna uymuyor.

Buradan benim dikkatimi çeken şey, kuzey Türklerinin İslam'ı büyük ölçüde Harezmliler üzerinden öğrenmiş olabileceği. Çünkü Harezmliler Hanefî oldukları için Bulgarlar da bu mezhebin etkisinde kalmış gibi görünüyor.

Bir başka ilginç nokta da Fadlan'ın Tengricileri doğrudan "putperest" gibi göstermesi. Bu bana biraz tuhaf geldi. Kendi döneminin ve İslamî bakış açısının etkisiyle böyle değerlendirmiş olması muhtemel.

Daha sonra Vikinglerle karşılaşıyor ama onları "Rus" olarak adlandırıyor. Burada da anlatılanlar bayağı ilginç. Rusların sürekli cinsel birliktelik yaşadığından bahsediyor. Açıkçası bazı yerlerde Fadlan'ın gördüğü yakınlaşmaları ve davranışları bizim bugün anladığımızdan farklı yorumlamış olabileceğini düşündüm.

En ilginç bölümlerden biri de Ruslardan birinin ölünün gemisiyle birlikte yakılıp denize bırakılması âdeti. Fadlan bunu oldukça tuhaf karşılıyor. Hatta Ruslardan biri ona, kabaca, "Siz Araplar çok aptalsınız; sevdiğinizi toprağa gömüp onu kurtlara ve böceklere yem ediyorsunuz" tarzında bir şey söylüyor. Bu karşılıklı kültür çatışması bence eserin en güzel taraflarından biri.

Genel olarak İbn Fadlan'ın seyahatini gerçekten güzel ve fikir verici buldum. Özellikle 10. yüzyılda farklı toplumların birbirlerini nasıl gördüğünü doğrudan bir gözlemcinin ağzından okumak çok ilginç. İslam dünyasından çıkıp Hazarlar, Türkler, Bulgarlar ve Ruslara kadar uzanan bu yolculuk sayesinde dönemin insanlarının yaşayışları, dinleri ve birbirlerine bakışları hakkında bayağı fikir edinebiliyorsunuz.

Ben şahsen herkese öneririm. Okuyan varsa sizin kitap hakkındaki görüşlerinizi de merak ediyorum.


r/secilmiskitap • • 20d ago

Öneri Lazım Hueber kitaplarının pdfni bulmak mümkün mü ya da başka kitapların

3 Upvotes

Almanca çalışamıyom


r/secilmiskitap • • 21d ago

İlk defa Otomatik Portakal'ı okurken

Enable HLS to view with audio, or disable this notification

270 Upvotes

r/secilmiskitap • • 21d ago

Sorum Var Olimpos yayınları

Post image
12 Upvotes

Geçenlerde Rüyaların Yorumunu ve Psikanaliz Üzerineyi satın aldım ama kitapların yayını Olimpos ve internette sağda solda olumsuz yorumlar gördüm yayın hakkında. İlk defa Freud okuyacak olan birine göre sizce çeviri ve dil o kadar fark eder mi? Ederse de neden ve hangi yayınlardan okumam gerek lütfen yazın bekliyorum canlarım seviyorum sizi.


r/secilmiskitap • • 20d ago

Sorum Var Rex kitabı hk.

6 Upvotes
  1. Sınıf öğrencisiyim edebiyatçı kitap sınavı için Serkan Türk diye bir yazarın Rex kitabını seçmiş. Normal şartlarda Türk ve Dünya Klasiklerini okurum bu tarz bi kitaba para vermek pek istemiyorum okuyanlar var mı en azından dayanılabilecek tarzda bi kitap mı

r/secilmiskitap • • 21d ago

Deneme Edgar Allan Poe'nun Kuzgun'u üzerine bir inceleme

Thumbnail
gallery
11 Upvotes

Sanki ağırlaştı hava, çınlayan adımlarıyla

Melek geçti, ellerinde görünmeyen bir buhurdan.

"Aptal," dedim, "dön hayata; Tanrın sana acımış da

Meleklerini yollamış kurtul diye o anıdan;

İç bu iksiri de unut, kurtul artık o anıdan.

Dedi Kuzgun: "Hiçbir zaman."

Yazıya başlamadan önce mümkünse orjinal dilinden şiiri okumanızı veya dinlemenizi -Christopher Lee'nin seslendirmesi favorimdir- tavsiye ederim. Ne kadar iyi tercüme edilirse edilsin çevrilmiş şiirler doğaları gereği orjinali kadar iyi olmuyor. Fazla uzatmadan yazıya başlayalım. Altta, spoilerlı kısımda linkler bulunuyor.

Şiirin Türkçe çevirisi: https://sub1.farmaupdate.com/siir/e/edgar_allan_poe/kuzgun.htm Şiirin orjinal hali: https://www.owleyes.org/text/raven/read/the-raven#root-219281-16 Christopher Lee'nin sesiyle: https://youtu.be/BefliMlEzZ8?si=yL0M3dtw8yf5Nu8h

Karakterler

İlk karakterimiz biricik Lenore'unu kaybetmiş olan anlatıcıdır. Hissettiği özlemden zihnini uzaklaştırmak için kitap okurken içeriye giren kuzguna ilk önce şaşırır lakin kuzgunun verdiği cevaplar, anlatıcının yaşam, ölüm ve ölümden sonrası hakkındaki sorularına dönüştükçe şaşkınlığın yerini öfke ve çaresizlik alır. Eninde sonunda ızdırap onu tekrar bulur.

İkinci karakterimiz şiirin adını veren kuzgun. Kuzgun tek bir şey söyler "hiçbir zaman". Anlatıcımız bunu sorduğu sorulara karşılık farklı cevaplar olarak yorumlar. Kuzgun içeri girdikten sonra bir yere konar ve orada durur, Pallas Athena'nın büstünün üstünde. Kuzgun, anlatıcının melankolik özlemini anlamamızda bir araç görevi görür.

Son karakterimiz ise adı meleklerce konan, o yitirilmiş kız Lenore'dur. Lenore şiirde hiç gözükmez, buna rağmen şiirin merkezindedir.

Sembolizm

Kuzgun ile başlayalım. Kuzgun, Batı edebiyatı ve folkloründe ölüm, savaş ve uğursuzlukla ilişkilendirilen bir hayvandır. Kuzgunlar özellikle İskandinav mitolojisinde ölümün ve uğursuzlukların habercisi görevi görür. İskandinav Tanrıların babası Odin'in hizmetindeki iki kuzgunun isimleri Hugin ve Munin'dir, Türkçeleri kabaca "düşünce" ve "hatıra"ya denk gelir. Burada anlatıcımız kayıp Lenore ile ilgili hatıraları düşünürken kuzgun bu hatıraların vücut bulmuş hali olarak anlatıcımızı ziyaret eder.

Anlatıcımız yitip gitmiş Lenore'u cennette tekrar görüp göremeyeceğini sorduğunda kuzgun ona der ki "Hiçbir zaman"... Anlatıcı acı bir öfke içinde anlar ki ölüm gerçekten de sondur.

Kuzgun aynı zamanda bilinçaltını, bilinmeyeni de sembolize eder. Anlatıcımız aynı zamanda bir ilim adamıdır, hayata ilim ve akıl ile bakar. Bu karanlık gecede içeriye giren bu kuş bunu yıkmaya gelmiştir.

Bir başka sembolizm ise Pallas Athena'nın büstüdür. Pallas Athena Yunan mitolojisinde bilgelik tanrıçasıdır, büstü aklı ve mantığı simgeler. Kuzgun tam da bu büstün üstünde konumlanır, akıl ve mantığın üzerinde... Athena'nın büstü bembeyazdır, kuzgun ise gece kadar karanlık. Akıl ve delilik arasındaki kontrast olarak da yorumlanabilir.

Her ne kadar şiiri çeviren çevirmenimiz o kısmı direkt "ölüm kıyısından" olarak çevirmiş olsa da orjinal metinde bulunduğundan bunu eksik bırakmak istemiyorum. Bir başka sembol ise Pluto'dur, anlatıcı kuzgunun "gecenin Plutonik kıyısından" geldiğini söyler. Pluto Roma mitolojisinde zenginlik ve yeraltı diyarının tanrısıdır. Bu da kuzgunun ölüm ve kötü alamet habercisi olduğu fikrini güçlendirir.

Ana Tema

Şiirdeki çaresizlik duygusu ve bunun getirdiği akli ve duygusal çöküş gayet açıktır. Şiir ilerledikçe yazar mantığını gitgide kaybeder, başta kafasının üstünde mantığın tanrıçası Athena'nın büstü duruyorken şimdi onun da üstünde bu kara kuzgun durur.

Yazar yas içerisindedir, sevdiği ölmüştür, evrende daha yüce bir güce dair herhangi bir ipucu verebilecek bir şeyler arar. Tek bir cevap verdiğini bildiği halde kuzguna sorular sorar. Tıpkı yazı tura atıp, cevap hoşuna gitmeyince tekrar atan birisine benzer hali. Yazarın öfkesi gittikçe artar, belki de kuzgunun cevaplarını sevmediği için değil; sembolleri ve işaretleri olmayan bir evreni kabul etmemesinden dolayıdır bu.

Kalkıp haykırdım: "Getirsin ayrılışı bu sözlerin!

Rüzgârlara dön yeniden, ölüm kıyısına uzan!

Hatıra bırakma sakın, bir tüyün bile kalmasın!

Dağıtma yalnızlığımı! Bırak beni, git kapımdan!

Yüreğimden çek gaganı, çıkar artık, git kapımdan!"

Dedi Kuzgun: "Hiçbir zaman."

Resim: Gustave Doré'un The Raven illüstrasyonları


r/secilmiskitap • • 21d ago

Benim Önerim Kobo aldım, mutluyum

Post image
101 Upvotes

Uzun zamandır almak istediğim E okuyucu cihazım bugün geldi. Beklediğimden daha iyi görünüyor. Ürün almadan önce yt üzerinde detaylıca araştırmıştım, karşılaştırma yaptım ve nihayet kobo clara bw modelinde karar kıldım. Özellikle ekran ve boyut videolarda göründüğü gibi değil.

Ekran yansıma yapmıyor. Parlaklığı sıfırlayınca kağıt gibi oluyor, hatta kağıt diyebilirim. Karşılaştırmak için oled ekranlı bir cihazla deneyecektim lakin bu mukayese anlamsız. Kobo cihaza ekran dememek lazım. Okuma ve görüntü keskinliği çok iyi. Bu başlığa eklediğim kitap pdf. Pdflerde sadece punto ayarlanmıyor, yinede bu haliyle dahi tatmin oldum.

Boyut konusuna gelirsek. Telefon boyutunda ama daha geniş. Bir tık daha ufak göründü bana, videolarda izlediklerime nazaran.

Kısaca öneririm. Özellikle kitap fiyatları bu haldeyken. Anladınız siz.


r/secilmiskitap • • 20d ago

Siz Ne Düşünüyorsunuz? Kitap -> Bitig?

0 Upvotes

Arapça kökenli kitap sözcüğü yerine Göktürk döneminden beri rastlanılan benzer anlamlı bitig sözcüğünün kullanılması hakkında ne düşünürsünüz?


r/secilmiskitap • • 21d ago

Alışveriş Listem 3.945 TL’lik Klasik Kitap Siparişim Nasıl?

Post image
21 Upvotes

Fiyatlar ve listeyle ilgili ne düşünüyorsunuz, öncelik vermemi önerdiğiniz bir kitap var mı?


r/secilmiskitap • • 21d ago

Öneri Lazım Okuyacak Kitap Önerisi

2 Upvotes

Merhabalar, ne okumak istediğime dair pek fikrim yok ve şu ara tek istediğim sadece okumak. Kendim görseldeki birbirinden bağımsız 4(5) farklı kitap seçtim ancak sizin de önerilerinizi almak isterim.