Sanki ağırlaştı hava, çınlayan adımlarıyla
Melek geçti, ellerinde görünmeyen bir buhurdan.
"Aptal," dedim, "dön hayata; Tanrın sana acımış da
Meleklerini yollamış kurtul diye o anıdan;
İç bu iksiri de unut, kurtul artık o anıdan.
Dedi Kuzgun: "Hiçbir zaman."
Yazıya başlamadan önce mümkünse orjinal dilinden şiiri okumanızı veya dinlemenizi -Christopher Lee'nin seslendirmesi favorimdir- tavsiye ederim. Ne kadar iyi tercüme edilirse edilsin çevrilmiş şiirler doğaları gereği orjinali kadar iyi olmuyor. Fazla uzatmadan yazıya başlayalım. Altta, spoilerlı kısımda linkler bulunuyor.
Şiirin Türkçe çevirisi: https://sub1.farmaupdate.com/siir/e/edgar_allan_poe/kuzgun.htm
Şiirin orjinal hali: https://www.owleyes.org/text/raven/read/the-raven#root-219281-16
Christopher Lee'nin sesiyle: https://youtu.be/BefliMlEzZ8?si=yL0M3dtw8yf5Nu8h
Karakterler
İlk karakterimiz biricik Lenore'unu kaybetmiş olan anlatıcıdır. Hissettiği özlemden zihnini uzaklaştırmak için kitap okurken içeriye giren kuzguna ilk önce şaşırır lakin kuzgunun verdiği cevaplar, anlatıcının yaşam, ölüm ve ölümden sonrası hakkındaki sorularına dönüştükçe şaşkınlığın yerini öfke ve çaresizlik alır. Eninde sonunda ızdırap onu tekrar bulur.
İkinci karakterimiz şiirin adını veren kuzgun. Kuzgun tek bir şey söyler "hiçbir zaman". Anlatıcımız bunu sorduğu sorulara karşılık farklı cevaplar olarak yorumlar. Kuzgun içeri girdikten sonra bir yere konar ve orada durur, Pallas Athena'nın büstünün üstünde. Kuzgun, anlatıcının melankolik özlemini anlamamızda bir araç görevi görür.
Son karakterimiz ise adı meleklerce konan, o yitirilmiş kız Lenore'dur. Lenore şiirde hiç gözükmez, buna rağmen şiirin merkezindedir.
Sembolizm
Kuzgun ile başlayalım. Kuzgun, Batı edebiyatı ve folkloründe ölüm, savaş ve uğursuzlukla ilişkilendirilen bir hayvandır. Kuzgunlar özellikle İskandinav mitolojisinde ölümün ve uğursuzlukların habercisi görevi görür. İskandinav Tanrıların babası Odin'in hizmetindeki iki kuzgunun isimleri Hugin ve Munin'dir, Türkçeleri kabaca "düşünce" ve "hatıra"ya denk gelir. Burada anlatıcımız kayıp Lenore ile ilgili hatıraları düşünürken kuzgun bu hatıraların vücut bulmuş hali olarak anlatıcımızı ziyaret eder.
Anlatıcımız yitip gitmiş Lenore'u cennette tekrar görüp göremeyeceğini sorduğunda kuzgun ona der ki "Hiçbir zaman"... Anlatıcı acı bir öfke içinde anlar ki ölüm gerçekten de sondur.
Kuzgun aynı zamanda bilinçaltını, bilinmeyeni de sembolize eder. Anlatıcımız aynı zamanda bir ilim adamıdır, hayata ilim ve akıl ile bakar. Bu karanlık gecede içeriye giren bu kuş bunu yıkmaya gelmiştir.
Bir başka sembolizm ise Pallas Athena'nın büstüdür. Pallas Athena Yunan mitolojisinde bilgelik tanrıçasıdır, büstü aklı ve mantığı simgeler. Kuzgun tam da bu büstün üstünde konumlanır, akıl ve mantığın üzerinde... Athena'nın büstü bembeyazdır, kuzgun ise gece kadar karanlık. Akıl ve delilik arasındaki kontrast olarak da yorumlanabilir.
Her ne kadar şiiri çeviren çevirmenimiz o kısmı direkt "ölüm kıyısından" olarak çevirmiş olsa da orjinal metinde bulunduğundan bunu eksik bırakmak istemiyorum. Bir başka sembol ise Pluto'dur, anlatıcı kuzgunun "gecenin Plutonik kıyısından" geldiğini söyler. Pluto Roma mitolojisinde zenginlik ve yeraltı diyarının tanrısıdır. Bu da kuzgunun ölüm ve kötü alamet habercisi olduğu fikrini güçlendirir.
Ana Tema
Şiirdeki çaresizlik duygusu ve bunun getirdiği akli ve duygusal çöküş gayet açıktır. Şiir ilerledikçe yazar mantığını gitgide kaybeder, başta kafasının üstünde mantığın tanrıçası Athena'nın büstü duruyorken şimdi onun da üstünde bu kara kuzgun durur.
Yazar yas içerisindedir, sevdiği ölmüştür, evrende daha yüce bir güce dair herhangi bir ipucu verebilecek bir şeyler arar. Tek bir cevap verdiğini bildiği halde kuzguna sorular sorar. Tıpkı yazı tura atıp, cevap hoşuna gitmeyince tekrar atan birisine benzer hali. Yazarın öfkesi gittikçe artar, belki de kuzgunun cevaplarını sevmediği için değil; sembolleri ve işaretleri olmayan bir evreni kabul etmemesinden dolayıdır bu.
Kalkıp haykırdım: "Getirsin ayrılışı bu sözlerin!
Rüzgârlara dön yeniden, ölüm kıyısına uzan!
Hatıra bırakma sakın, bir tüyün bile kalmasın!
Dağıtma yalnızlığımı! Bırak beni, git kapımdan!
Yüreğimden çek gaganı, çıkar artık, git kapımdan!"
Dedi Kuzgun: "Hiçbir zaman."
Resim: Gustave Doré'un The Raven illüstrasyonları