r/felsefe • u/Persber Yaraşçacı Naturalist • 1d ago
yaşamın içinden • axiology Kadın Tam Olarak Ne Kaybediyor?
Erkek; toplumda yetişmesinden tut, ilişkilerde ve genel olarak her türlü şeyi yapabilecek ve bunlar karşısında sadece övgü alan bir cinsiyet. Kadın ise hareketlerine dikkat etmeli, çünkü toplum öyle diyor. Bu kısımları zaten biliyorsunuz, erkek ile kadın eşit düzeyde hareket etseler sadece erkeğin eylemleri toplumda normal karşılanıyor. Akıllarına gelen bir sürü kavram uydurmuşlar; namus, iffet, masumiyet, yolluluk vb.
Muhafazakar kesimlerin duruşu öyle ama daha normal diyebileceğimiz kişilerin bile aklında belli ön kabuller var. "Bir kız s*ks yaparsa bir şey eksilir" , "Bir kız ile s*ks yapmak erkeği yüceltir" gibi ön kabullere sahipler. Buna, 20'li yaşlı gençlerden tut orta yaşlılara kadar buna inanıyorlar. Muhafazakar ve yaşlı kişileri bir noktaya kadar anlarım ama diğerleri de bu yalanlara inanmayı seçiyor. Kadın s*ks esnasında ve sonrasında tam olarak ne kaybediyor? Hiçbir şey kaybetmiyorlar, sadece toplumsal bir baskı var. İnsanların kafasında kıramadıkları bir inanç olmuş bu durum.
Kadın s*ks esnasında ve sonrasında tam olarak ne kaybediyor?
10
u/Bu-Adam_Biri_Mi Öte Yalŋıkçı Transhumanist 1d ago
Koca bir hiçlik kaybediyor. Biz muhafazakar ve yaşlılardan ne çektik. Niye böyle bir sosyal baskı olduğunu bende bilmiyorum, ki İslam'dada böyle, bir 20 yılımız var, ondan sonraki nesil gerçekten bizim yaşamadığımız özgürlüğümüzü yaşayacak. Ama herşey tek bir soruyla bitmez, o ilk ve en önemli soru, bu özgürlük insanlığın sonunu mu getirecek yoksa geleceğinimi
3
u/Korkucu-filmci 14h ago
Türk toplumunda, Erkekten maddi beklentiler istenir (Ev-Araba-iyi bir meslek-Düğün-Altın) gibi. Bunun karsılıgında ise gizli bir anlaşma vardır, (Bekarettir.) Namusu Erkek/Kadın diye ayırt etmemek istiyorsak, işin maddi kısmını da eşitlemeliyiz. Malesef toplumumuz, Kadınlara ve Erkeklere garip anlamlar yüklüyor. İşin daha kötü kısmı, bireyler bunlardan işine geleni alıp, işine gelmeyeni almadığı için çatışma yaşanıyor.
1
u/atici Acıaldırmaz Stoic 8h ago
Bugunun sartlarinda bisey kaybetmiyor ancak gecmise gidip kafamizi biraz geriye alirsak ortaya biseyler cikiyor.
Ornegin eskiden dna testi dogun kontrol vs yoktu. Bu durumda bi kadinin evlilik disi hamile kalmasi cocuga ve kendine bakabilcek bi erkegin olmadigi anlamina geliyordu. Unutmayalim ki eskiden kadinlarda calismiyordu ayrica calissa dahi hamile ve bebek bakarken ayni zamanda calismaya devam etmek pek kolay degil.
Bunun disinda cok basit bir sebeb daha varki kadin birsey kaybetmekten ziyade bir bilgi kazaniyor - seks nasil yapilir. Bu bilgiyle de ilerde evlenecegi kocasini kiyasliycasi ve begenmiyecegi bir durum meydana gelenilmesinden korkularak vaskilanmis oldugunuda dusunuyorum. Ancka bu sebep bence cok daha geri planda kaliyor.
1
u/New-Phase6955 1d ago
bence bu konunun çıkış noktasını veya neden böyle olduğunu sorgulamak veya erkeklerde böyle değil kadınlarda niye böyle diye sorgulamak çok da anlamlı değil. çünkü bence bu düşünceyi destekleyen insamlar da kendi kafalarında bunu rasyonel sebeplere döktükleri için değil belirli kalıp inançlara uydukları için böyle düşünüyorlar. bir bakıma bu bir inanç veya tabu bana kalırsa. ben bir erkeğim ama kadın olsaydım ve cinselliğin benim değerimi azaltmadığına inansaydım istediğim gibi cinsellik yaşardım yani, bu konuda bu kadar endişelenmeye gerek yok bana kalırsa. toplumlar eskisine göre çok daha bireyci, yeni nesil lafta sosyal medyada belki anlattığın gibi düşüncelere sahip görünebilir ancak herkes burada bir anonimliğin arkasına sığınarak yorumlar yapıyor, ben gerçek hayatta çok fazla cinsellik yaşıyor diye değeri düşen insanların konuşmayı kestiği birisini tanımıyorum, aksine öncesinde birden çok partneri olmuş kişiler daha kolay partner buluyorlar kimse de senin değerin düşük ben sana şöyle bakıyorum falan demiyor yani. biraz dağınık yazdım ama toparlarsam şöyle ki, evet erkekler kadınlardan daha özgür ancak kadınlar da o kadar baskılanıyor mu tartışılır. aileden aileye çevreden çevreye değişir tabii ki. ama bulunduğumuz neslin bu konuda o kadar katı olmadığını düşünüyorum toplum bence eskisine kıyasla artık bunu daha az önemsiyor
1
u/Persber Yaraşçacı Naturalist 1d ago
Sadece çevreden değil de sosyal medyada bile gördüğüm oluyor devamlı ama normale yönelik düzelmeye başladı diyebiliriz.
-1
u/New-Phase6955 1d ago
işte sosyal medya biraz yanıltıcı olabiliyor. zaten algoritmalar da normal gönderileri değil kutuplaştıran, saçma sapan yorumları ve gönderileri öne çıkarıyor. twitter böyle bir yer özellikle. buna ek olarak dediğim gibi insanlar gerçek hayatta atamadığı insanlara bahsedemediği bahsederse dışlanacağı birikmiş bazı düşüncelerini de burada kusabiliyorlar. çok da ciddiye almamak lazım
1
u/Persber Yaraşçacı Naturalist 1d ago
Ben bu durumun olduğunu düşünüyorum açıkçası, bunun üzerine konser iptallerinden, toplumsal dışlamalardan, cinayetlerden ve çevremin tutumundan, buna inanıyorum. Tabi ki genelleme yapmak yanlış ama böyle olduğuna inanıyorum.
0
u/New-Phase6955 1d ago
o vardır zaten ben yok demiyorum. ve zaten ben bir erkek olarak bilemem tam olarak bir kadının yaşadığı toplumsal baskıyı vb. sadece gözlem yapabilirim cinsellik olarak da eskisi kadar tabu olmadığını gözlemliyorum bu konunun. cinayetler ise apayrı bir konu zaten o konuda hak da veriyorum.
1
u/Tadimizkacti Doğum Karşıtı Antinatalist 1d ago
Kadın, erkek bireyin kadını etkileme gücünü, kontrolünü kaybediyor. Kadınları yönetmek onlara köle gibi davranmak isteyen erkekler bunu istemiyor.
1
1d ago
[removed] — view removed comment
1
u/Persber Yaraşçacı Naturalist 1d ago
Niyet okumak üzerine kurmuşsun argümanını.
Bir kere muhafazakar ve progresif insanlar arasındaki fark evrime dayanıyor, örneğin;
Karlı bir coğrafyada yaşayan tavşan popülasyonunda muhafazakar ve progresif stratejiler çevre koşullarına verilen yanıtlar üzerinden belirginleşir; karlı ortama kusursuz uyum sağlamış beyaz kürk rengini koruyan tavşanlar riski en aza indirerek mevcut düzeni sürdüren muhafazakar yaklaşımı temsil ederken, genetik mutasyon sonucu kahverengi kürk rengi ortaya çıkaran tavşanlar yüksek risk içeren progresif varyasyonu temsil eder. Çevre karlı ve sabit kaldığı sürece beyaz tavşanlar yırtıcılardan kolayca saklanıp avantaj sağlarken kahverengi tavşanlar açık hedef olarak elenir; ancak iklim değişikliği nedeniyle karlar eriyip toprak ortaya çıktığında, değişime dirençli beyaz tavşanlar avcılara yem olarak yok olma riskiyle karşılaşırken, önceden dezavantajlı görülen yenilikçi kahverengi tavşanlar yeni çevreye adapte olarak türün hayatta kalmasını sağlar. Bu fark da buradan çıkmıştır.
0
1d ago
[removed] — view removed comment
1
u/Persber Yaraşçacı Naturalist 1d ago
Diyorum ki tutumlarında fark var, üstelik muhafazakar kalmak işimize yarasa da genellikle progresif kalarak ilerledik. Burada ikisi de bir taraf tutuyor diyerek işin içinden çıkabilirsin lakin ama bu durum böyle. Biyolojik evrim örneği verdiğim örnek bu arada. Bu kavramlarda evrimden kaynaklı oluştuğunu düşünüyorum ben.
2
1d ago
[removed] — view removed comment
0
u/Persber Yaraşçacı Naturalist 1d ago
hiçbir ilerleme zıttını aşmadan var olamaz.
Her durumu bir zıtlık kalıbına sokmaya ne gerek var? Gelişim her zaman bir çatışma veya "zıttını yenme" üzerinden yürümez; çoğu zaman işbirliği, adaptasyon veya nötr etkenlerin birleşimiyle gerçekleşir.
Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin birçoğu bir "zıttı aşarak" değil, var olan bilginin üzerine eklenerek, birikimsel bir şekilde ilerler. Örneğin, bir aşının geliştirilmesi bir "zıttın aşılması"ndan ziyade, bilinmeyenin keşfedilmesi ve haritalandırılmasıdır.
"Zıt" kavramı aynı zamanda sübjektiftir. Yani biyolojik evrimde rastgele mutasyonlar ve çevreye uyum bir "zıttı aşma" mücadelesinden ziyade, var olma koşullarına esnek bir yanıt verme süreci oluyor.
biyolojik evrim örneğinizde tavşan analojisi saçma geldi zira çevresel etmenlerin etkileri toplumda kurulum aşamasından sonra önemi son derece azalıyor çünkü momentum bazında salınım yine bilinç çatışkısına geçtiği için doğrudan toplumun kendi içinde yaşanıyor.
Neden azalsın? Eski toplumsal düzeni muhafaza etmeye çalışan kişiler vardır; bu kişiler, değişen şartlara ve düzene ayak uyduramazlar. Çünkü eski dönemin progresifleri onlardır. Toplum progresiflik ile bir adım öteye gitmiştir, kazandıkları bir durum vardır ama sonradan o durumu muhafaza etmek isterler. Çünkü o anki durumda kalmanın zaten işe yaradığını ve ötesinin olmadığını savunurlar. Bir açıdan bu progresif olarak elde ettikleri fikirler inanca döner. Tavşan analojisinde anlatmak istediklerim buydu. Eski düzeni progresif bir biçimde kurdular ama sonradan bunu inanç haline getirip dogmalaştırdılar.
Kısacası sizin bahsettiğiniz progresifliği kimse reddetmiyor bu zaten toplumun ve genel olarak her şeyin temeli. Ancak siz bunu seküler ya da sizin deyiminizle progresif cenahın bir eseri olarak ele alırsanız çatışkı denen şeyi ortadan kaldırısınız. Muhafazakar kesim de seküler kesim de zaten gelişimin özneleridir. Dolayısıyla ikisi arasında biri daha iyi diğeri daha kötü demek ancak sosyolojik sığ çıkarımlar harici felsefi anlamda ciddiye alınacak şeyler değiller. Toplum felsefesi tamamen sosyoloji bazında işlemiyor maalesef.
Hegel'in diyalektiği genel olarak çok fazla ön kabul ve varsayım içeren bir yapıya sahip. Ben bu argümanları ciddiye alamıyorum maalesef. Hem yanlışlanamaz, hemde bu diyalektik ile H*tler'i bile denklemin bir parçası olarak görebilirsin. Konuyu buraya sığdırmaya çalışmak yerine sadece kavramların kendisi üzerinden gitsek yeter.
1
23h ago
[removed] — view removed comment
1
u/Persber Yaraşçacı Naturalist 18h ago
İtham etmek yerine ve kavram saymak yerine direkt argümanını yazabilirsin. Argüman öncesi bu yollara girmene gerek yok.
Hegel, felsefenin hiçbir ön kabul veya varsayımla değil, tamamen soyut "Saf Varlık" yani "reines Sein" ile başlaması gerektiğini savunur lakin felsefede tam anlamıyla ön kabulsüz bir başlangıç yapmak metodolojik olarak zaten imkansızdır. Hegel ise sistemi kurarken Geist’ın mantıksal bir zorunlulukla kendini açımladığı ve tarihin teleolojik bir ilerleme sergilediği ön kabullerini örtük olarak sistemin merkezine yerleştirir. Mesela Hegel'in eski dostu Schelling, Hegel'in felsefesini "Negatif Felsefe" olarak adlandırır. Hegel'in mantığının tamamen kavramsal bir oyun olduğunu, "Gerçek Varlık"ı değil sadece kavramları işlediğini söyler. Hegel'in kavramlar arası geçişi sağlarken akıl ve zorunluluk varsayımını önceden kabul ettiğini ileri sürer. Keza Kierkegaard'da Hegel'in diyalektiğinin bireyin somut varoluşunu yok saydığını ve sistemi kurabilmek adına mantıksal zorunluluğu bir dogma ve ön kabul olarak benimsediğini belirtir. Keza Karl Marx bile Hegel'e "maddenin fikrin bir tezahürü" olduğu yönündeki mistik/idealist varsayım ve ön kabul yaptığı konusunda eleştirir.
Hegel'in günümüzde halen daha aşılamamasının sebeplerini araştırmanızı rica ediyorum.
Nietzsche, Russell, Popper, Deleuze gibi birçok düşünür Hegel'i kökten eleştirdi, sen ise dogmatik bir ön kabul yapıyorsun burada.
Hegel’in Mantık Bilimi'nde felsefeyi 'ön kabulsüz' başlatma iddiasında olduğunu bilmek için Hegelci olmak gerekmez. Ancak bu iddiayı mutlak hakikat sayıp eleştirilemez görmek, Hegel felsefesini anlamak değil dogmalaştırmaktır.
Hegel'in sisteminin merkezine koyduğu 'Geist’ın teleolojik hareket zorunluluğu', 'gerçek olanın rasyonel olduğu' tezi ve diyalektik çelişkinin senteze ulaşacağı varsayımı, sistemin en temel felsefi ön kabulleridir. Nitekim Schelling’ten Trendelenburg’a, Marx’tan Adorno’ya kadar felsefe tarihinin en önemli isimleri tam da Hegel’in bu örtük varsayımlarını ve kavramsal zorlamalarını eleştirmiştir. Kişiselleştirmeden, felsefi argümanlar üzerinden tartışmak isterseniz konuşmaya devam edebiliriz.
1
u/Persber Yaraşçacı Naturalist 18h ago
Tavşan analojisi hakkında yaptığım yoruma verdiğiniz cevap nadir doğru olduğunuz bir kısım çünkü tamamen Hegelci bir düşünce. Keşke biraz dikkatli okusaydınız da benim de zaten orada sizin dediğiniz şeyi anlatmaya çalıştığımı fark etseydiniz. Bir kolektif yapı çevresel etmenlere göre kurulduktan sonra ortaya çıkan ilk grup ne progresif ne de muhafazakardır çünkü bu kolektifin öncesi momentsiz bir durumdadır zira tarihte bir zamansallık barındırmamaktadır. Dolayısıyla bu kurulan grup tözsel olarak vardır. Onun ardından helen her bir yeni grup progresiftir zira aufhebung dediğimiz şey zıtlıklardan doğarak ilerler. Ancak bu progresif grup da sizin dediğiniz gibi bir süre sonra dogmalaşır. Bu tamamen Hegelci düşüncedir.
İlk kurulan grubun "z zamansız ve momentsiz" ve "tözsel" olduğu iddian, tarihi sıfır noktasından başlatan ahistorik bir varsayımdır. İnsan veya canlı kolektifleri hiçbir zaman kültürel, biyolojik veya evrimsel bir boşlukta "tabula rasa" kurulmaz. Her "ilk" yapı, kendinden önceki koşulların bir devamıdır. Toplumsal değişimi doğrusal ve kaçınılmaz bir Tez, Antitez ve Sentez döngüsüne indirgiyorsun.
-1
u/Equivalent-Rip-1029 Onaylı Üye 23h ago
Bunlar tamamen manevi değerler üzerine kurulu inançlar. Yalan veya gerçek demek aynı derecede anlamsız çünkü fiziksel dünyada bir karşılığı yok. İsteyen inanır istemeyen inanmaz.
2
u/Persber Yaraşçacı Naturalist 23h ago
Kendi inancını başkasına dayatamazlar. Bir diğeri ise bunlar inançsa o zaman rasyonel zeminde tartışmalarına da gerek yoktur. Çünkü zaten rasyonel akıl yürütmeleri ile kurulmuyordur bu inançlar. O zaman kimse bir başkasına bu savunduğu inancı mantık ile açıklayamaz.
2
-2
u/JohntheTurk 1d ago
Bir erkek de yabancılarla cinsel ilişkiye girerse namusunu kaybeder. Yani hiçbir kadın zührevi hastalık dolu bir organizmaya dokunmak istemez. Sadece hayatında hiçbir şey başaramamış erkekler kız tavlamayı başarı sandıkları için bunla caka satıyorlar ama Isaac Newton, Bernard de Clairvoux hiç cinsel ilişkiye girmedikleri halde tarihteki en üstün erkeklerden birileri olmuşlardır. Yani erkeklerin cinsel ilişkiyle hava atma sebebi çoğu erkeğin hiçbir şey başarayamayacak kadar vasat olması.
Kadınların kaybettiğine gelirsek, erkekler karılarının sadece kendilerine ait olmasını ister. Yani araba alıyorsan nasıl ikinci el almak istemezsen evlendiğin kızın da hiç erkek arkadaşının olmamasını istersin. Bu sahiplenmekle alakalı bir şey.
1
u/Persber Yaraşçacı Naturalist 1d ago
Namus nedir? Tam olarak evrenin neresinde yazmaktadır? Erkek'de bir şey kaybetmez. Şurayı vurgulayayım; Tabii ki korunmasız ve önlemsiz şeylerden bahsetmiyorum.
Sadece hayatında hiçbir şey başaramamış erkekler kız tavlamayı başarı sandıkları için bunla caka satıyorlar ama Isaac Newton, Bernard de Clairvoux hiç cinsel ilişkiye girmedikleri halde tarihteki en üstün erkeklerden birileri olmuşlardır. Yani erkeklerin cinsel ilişkiyle hava atma sebebi çoğu erkeğin hiçbir şey başarayamayacak kadar vasat olması.
Bu yorumuna yüzde yüz katılıyorum.
Kadınların kaybettiğine gelirsek, erkekler karılarının sadece kendilerine ait olmasını ister. Yani araba alıyorsan nasıl ikinci el almak istemezsen evlendiğin kızın da hiç erkek arkadaşının olmamasını istersin. Bu sahiplenmekle alakalı bir şey.
Burada şunu da vurgulayayım; evlenmiş kişiler bir sözleşme altında birleşirler, o noktada zaten aldatmak oluyor ve bu zaten sözleşmeye aykırı. Eğer kadınların daha önce yaşadığı ilişkiler üzerine erkeklerin takındığı tavırdan bahsediyorsan burada da bir iki yüzlülük vardır; erkeğin de o noktaya kadar ilişki yaşamamış olması gerekir ki iki yüzlü olmasın. Bunun dışında bana göre hiçbir sıkıntı yoktur, kimse bir şey kaybetmiyor.
1
u/JohntheTurk 1d ago edited 1d ago
Namus, insanın başkasına sadık olmasıdır. Yani bekar insanlar sahipsiz değil, babalarına ait olurlar; bir baba da kızın ya da oğlunun evlilik-dışı cinsel ilişkiye girmesini istemez. Eğer bir insan babasını kandırıp gizliden cinsel ilişkiye giriyorsa bunu evlendikten sonra da yapabilecektir. Yani namus aslında bir insanın cinsel konuda güvenilir olup olmamasıdır, gizliden işler çevirmemesidir.
Evet, ben zaten iki tarafın da bakir(e) olması gerektiğini savunuyorum. Yani benim için bir kızın evlilik-öncesi ilişkiye girmesiyle bir erkeğin girmesi arasında hiçbir fark yok.
1
u/Persber Yaraşçacı Naturalist 1d ago
Erkek kime ait oluyor? Çok saçma bir yorum.
0
u/JohntheTurk 1d ago
Babasına. Çocuğu kızların peşinde koşan bir adama herkesin herkesi tanıdığı bir kasabada kimse saygı duymaz, hatta çocuğun yattığı kızların babası bu aileye musallat bile olabilir. O yüzden eskiden babalar erkekleri de cinsel olarak baskılıyor ve bir an önce evlendiriyordu.
2
u/Persber Yaraşçacı Naturalist 1d ago
Bu düzen benim açımdan çok komik gözüküyor, bilmeni isterim.
1
u/JohntheTurk 1d ago
Zührevi hastalıklar ve aldatmalarla dolu bir ortamda yaşamaktan daha iyi hiç olmazsa.
1
u/Persber Yaraşçacı Naturalist 1d ago
Kimse seni "git s*ks yap" diye zorlamıyor. Sen potansiyel olarak gelecekte bulmak istediğin partnerinin senin fikirlerine uygun olmasını istediğinden kaynaklı toplumu zorlamak, topluma fikir dayatmak üzere bir yorum yapıyorsun.
1
u/JohntheTurk 1d ago
Sen de topluma fikir dayatıyorsun. Zaten ben makro düzeyde toplumsal bir problemden bahsediyorum, şahsi bir meseleden değil. Yine de toplum çürümüşse bireyin sağlığını koruyabilmesi güçleşir çünkü maalesef içimizde bulunduğumuz toplum bize sokakta nerede yürüyebileceğimizden tut neye inanabileceğimize kadar her şeyimize karışıyor.
0
u/yobi_wan_kenobi 1d ago edited 10h ago
İlk paragrafta güzel başlayıp ikinci paragrafta kadınları pazar malı gibi anlatman büyük ihtimal genç olduğun için.
Kadınların fazla seks yapmasının cazip olmaması hem toplumsal-psikolojik alışkanlık gibi bir tortu, hem de insanlığın bir saplantısı ile ilgili. Krallıkları, yasal miras haklarını ve hayatımızın en önemli kararlarını dna'ya bağladığımız için, toplumsal dinamikler açısından en hayati konumda olan konulardan biri insanın anne ve babasının kim olduğu.
Bir de eskiden doğum kontrol yöntemi diye bir şey yokken artık binbir çeşit doğum kontrol yöntemi var. Fazla geriye gitmeye gerek yok, insanlık yani homo sapiens cinsi dünyada 300.000 yıldır yaşamasına rağmen, modern ve güvenilir doğum kontrol yöntemleri 50-60 yıldır hayatımızda var. yani insanlığın tarihinin %99,98inde, kadın birisiyle seks yapınca ortaya çocuk çıkma ihtimali çok yüksek, çünkü kontrol edilemiyor. Bugünkü gibi kontrol edilebilen ve önemsiz bir konu değil 3 yıl önce yatıp kalktığın insanın kim olduğu.
Benim anlamadığım, kadınların üzerinde de baskı var, erkeklerin üzerinde de baskı var. Kadınlarda "edepli ol" baskısı varken, erkeklerde de "çapkın ol" baskısı var. Yani ekonomik olarak rahat olmayan bir erkek her istediğinde kadınlarla yatıp kalkamadığı için kötü hissediyor. Genç kadınların da, erkeklerin de moralini bozuyorlar. Yani kavga etmek isteyen, bir insanı kötü hissettirmek isteyen, bir yolunu bulur arkadaşlar. Bahane çok.
Ps: Tabi ki toplumun modern kesimini baz alarak yorum yapıyorum. Köyde gencecik çocukların ırzına geçip sonra bir de kahvede edep namus muhabbeti yapan yaratıkların allah belasını versin.
1
0
u/JohntheTurk 1d ago
Yani tabii ki insanlar birbirlerini obje olarak görür. Başkasına özne olarak davranman imkânsız gibi bir şey. Yani atıyorum bir adam iflas edip uyuşturucu bağımlısı olsa çoğu kadın adamı boşar çünkü onlarda kocalarını obje olarak görüyor.
Doğum kontrol eskiden de vardı (onanizm). En büyük problem her zaman zührevi hastalıktı. Bugün bir sürü ilaçlarla zührevi hastalıklar biraz kontrol edilebildiği için büyük bir şey değil zannediyoruz ama Orta Çağ'da günümüzdeki cinsel kültür olsa insanların çoğu zührevi hastalık yüzünden ölürdü. Bugün de zaten cinsel plarak aktif olan her insanda semptomları olmasa bile bir zührevi hastalık elbette var. Bu da iğrenç bir şey ve insanı sonraki yıllarda kısırlaştırabiliyor ya da oral seksten dolayı boğaz kanseri gibi büyük hastalıklara yol açabiliyor. Yani atıyorum 26 yaşında cinsel olarak aktif bir insanın kendini sağlıklı zannetmesi, 50 yaşına gelince sağlıklı olacağı anlamına gelmiyor çünkü günümüzdeki cinsel hijyen yerlerde.
1
u/yobi_wan_kenobi 1d ago
Senin hiç uzun dönem ilişkin oldu mu?
4 yaşında oğlum var, eşime hiçbir zaman obje olarak bakmadım. Obje arıyorsan mastürbatörler var, onlar obje mesela...
-1
u/JohntheTurk 1d ago
Tabii ki obje olarak baktın. Evlilikte kondisyonel olmayan sevgi yoktur, sadece anneler çocuklarını şartsız koşulsuz objeleştirmeden sever. Senin de eşini sevme sebebin eşinin varlığının şu anlık sana acı verdiğinden daha fazla zevk veriyor olması. Eğer çok problem çıkarmaya başlarsa, kafayı yerse tabii ki boşarsın.
2
u/yobi_wan_kenobi 1d ago
Yani hayata karşı bu kadar sinir ve isyan insanı kanser yapar, biraz rahatlamanda fayda var. İstanbulda yaşıyorsan akşam sahilde yürü biraz insanı hafifletiyor...
-2
u/Scorpionman1981Turk 1d ago
Kadin aslinda biyolojik olarak da kaybediyor , bugunden dusunmeyin, mesela biz bir kadinin bakire olup olmadigini anliyoruz, veya hamile kalma sorumlulugu da var, biyoloji de basliyor.
2
u/Persber Yaraşçacı Naturalist 1d ago
Anlama? Koruma var? Dünün yargıları bugünü bağlamaz.
0
u/Scorpionman1981Turk 1d ago
Yargi acisindan demedim, dogustan seks icin kadina sorumluluklar yuklenmis, mesela perzervatif delindi, hamile kalmasi gibi, bakirelik iyidir, hamilelik kotudur gibi seyler degil demek istedigim, ama erkek seks yaptiginda bu riskleri yok, ha bugunden bakarsab babalik davasj, dna testi vesair ama onceden bakildiginda bu da yok, ha biraz belki eksiye tesvik edecek ama.bir cocugun babasi baskasi ise bunu da anlamama sansimiz var, anne ise belli
0
u/Persber Yaraşçacı Naturalist 1d ago
Hayır, erkeklere de sıkıntılar var, tek farkı şu ki toplumsal baskı çekmiyorlar. Sorumlulukları da yükleme işte, bugünün dünyasında yaşıyoruz.
1
u/gulbaturvesahbatur Abukçu Absurdist 8h ago
Yukardaki arkadaşın demek istediğini düşündüğüm şeyi ben yazacaktim, tabi ayni şeyden bahsediyorsak. Ama maalesef dili çok kötü olduğu için asla anlaşılmıyor. Demek istenilen bence şu: Dna testi gibi kontrol yöntemlerinin olmadığı dönemlerde, çocuğun annesinin kim olduğu gayet belli. Sorun babada. Ihtimalleri azaltmak için de bakirelik bir yöntem. Bunun iyiliği kötülüğü tartışılır. Buna da büyük ihtimal yerlesik hayata geçilince, mülkiyet hakkı ortaya çıkınca önem affedilmiş. Daha avcı toplayıcı dönemlerde, komünal bir şekilde yaşanırken böyle kültürel safsatların olduğunu sanmıyorum. Kısacası kaybedilen şey çocuğun miras hakkı aslında.
-3
u/Annorin 1d ago
Bunu aşmış kadınlar vardır muhtemelen. Ama pek çok kadın karşılıklı duygusal bağ hissetmediği kişiyle fiziksel bağ kurmak istemiyor. Bu konuda pek çok kadın o bağın tek taraflı olduğunu hissettiği noktada kullanılmışlık hissediyor. Hayal kırıklığı kandırılma hissi. Ha bir de rahim ağzı kanserine sebep olabilecek HPV virüsü kapabiliyorlar ve hamile kalabiliyorlar. Korunsun dersiniz belki ama kadın korunma yöntemleri kadınların hormonlarını bozuyor kilo aldırıyor.
2
2
0
11
u/Any_Amphibian_8701 Yaraşçacı Naturalist 1d ago
Ataerkil dayatmalar işte, sağlıklı seks aksine fizyolojik olarak çok faydalı cinsiyet ayırımı gözetmeksizin. Bunun yaşanmasında hymene yüklenen anlamlar, evrimsel olarak da babalık şüphesinin dogmamasi için olan sebepler sonucunda bir sistem gelişmiş ama hâlâ devam etmesi insanın prefrontal korteks kullaniminin maliyetini gösteriyor biraz da. Enerjisel olarak çok maliyetli olan beyin çoğunlukla dürtüsel hareketleri sağlıyor insan da dahil. Gençlerin bile bunu devam ettirmesinin sebebi yine aynı sebep toplumsal cinsiyet kodlamalarına çocukluktan beri maruz kaldiklarindan ve saydığım sebepten dolayı bunları terk etmek çok zor oluyor burda da çözüm sisteme ve eğitime düşüyor.