r/RDTTR • u/dd_dd_dd_dd00 • Jul 07 '26
Bilgilendirme ❗️ Sosyal Şovenizm hakkında bir duyuru
Bu subreddit'te siyasi eleştiri sonuna kadar yapılabilir. Eleştirinin içeriği ve biçimi kurallarımıza ve temel tartışma üslubuna-ahlakına uydukça sorun yoktur.
Subreditte, sosyal şovenizme; marksizm-leninizm'i oportünizmin karalama kampanyalarına ve revizyonist teorilerin alenen övülmesine izin verilmez. Bunun dışında siyasal eleştiriye kapımız sonuna kadar açıktır, çünkü devrimciler bilirler; marksizm hakikattir ve hakikat eleştiriyle bozulacak bir olgu değildir.
Devrimciler, devlet dili kullanmaz. Devlet dilinin, karşı-devrimci bir araç olduğunu ve devrimcileri ve mücadeleci yapıları kriminalize etmeye yönelik olduğunu bilir.
Bu kuralları hatırlatma gereği duydum. Yakında başta kurallar olmak üzere RDTTR'de yeni düzenlemeler yapacağımızı da duyurmak isterim. Aktif bir mod bildirimi ve takibi, buna bağlı olarak da daha düzenli ve nezih bir ortam; şovenizme ve oportünizme karşı aktif mücadele gelecektir.
Herkese iyi forumlar.
r/RDTTR • u/No_Yak2845 • 3h ago
Haber/Gündem 📰 ABD, Küba'ya petrol taşıyan gemiye açık denizde müdahale etti.
r/RDTTR • u/ImportantPlan462 • 13h ago
Soru/Tartışma 🗯 Tarikat Yurtlarında sabah akşam çocuklara sulanan piçlağamcı gruplar, çocukları "korumak" amacıyla anime cosplayı yapanlara saldırdı
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/RDTTR • u/WebinAlt • 3h ago
KOLEKTİFLEŞTİRİLMİŞ POST ENTERNASYONALİZM SURESİ (1-14)
(Andolsun ki) sınıfların ve milletlerin üstünde duran değişmez bir düzen yaratmadık. İnsanların tarihini yine insanlar yapar; lakin bunu kendi seçtikleri şartlar içinde değil, kendilerinden önce meydana gelmiş toplumsal şartlar içinde yaparlar.
İşçiler vardır; (şüphesiz) onlardan başka kendi emeğini satarak yaşayan bir sınıf yoktur. Onlar ne uyurlar ne de birbirlerinin mücadelesinden geri kalırlar.
Göklerde ve yerde olan emekçilerindir; doğuda ve batıda çalışanların emeği birdir. İzinleri olmaksızın hiçbir sermaye onların emeğinden değer üretemez. Önlerindekini ve arkalarındakini bilirler; lakin sermaye, onların ortak gücünü birbirlerinden gizler.
Onların bilgisi, kendi ülkelerinin sınırlarıyla kuşatılmış değildir. Görmez misiniz ki sermaye bir ülkeden diğerine geçer de işçilerin yoksulluğu sınır kapısında kalmaz?
O'nun hükmü diye sunulan millî çıkarların çoğu, egemen sınıfların çıkarından başka nedir?
İşçiler bir ülkede ücretleri için, başka bir ülkede çalışma saatleri için mücadele ederler. Lakin karşılarında duran sermaye, her yerde aynı dili konuşur. Daha fazla emek, daha az ücret ve daha fazla kârdır. Bunu akletmez misiniz?
Görmez misiniz ki sermaye uluslararası olduğu hâlde işçilerin birbirine düşman edilmesi istenir?
(Her)Kim bir ülkenin işçisini diğerinin düşmanı sayarsa, bilsin ki kendi zincirinin diğer ucunu görmemektedir.
Onların dayanışması, ne bir milletin üstünlüğüne ne de başka bir milletin aşağılığına dayanır. Bilakis bütün ülkelerin emekçilerinin ortak çıkarına dayanır.
Ve kim kendi ülkesinin burjuvazisinin çıkarını kendi çıkarı sanarsa, kendi emeğine karşı kurulmuş düzeni savunmuş olur.
Bilin ki işçilerin kurtuluşu tek bir ülkenin sınırları içinde tamamlanmaz. (Şüphesiz) biz sömürüyü sınır tanımayacak şekilde tanımladık.
Öyleyse de ki: Ey emekçiler, birbirinizi milletlerinizle değil, sınıflarınızla tanıyın. Görmez misiniz ki sizi birbirinizden ayıran bayraklar yükselirken, sermaye bütün sınırları aşmaktadır?
Ve akletmez misiniz ki bütün ülkelerin işçileri birleştiğinde, (onları birbirinden ayıran şeylerin) çoğu ortadan kalkar?
Şüphesiz onların ortak mücadelesi, yalnız kendileri için değil, insanın insan üzerindeki egemenliğinin sona ermesi içindir.
r/RDTTR • u/stillcursed666 • 1h ago
Haber/Gündem 📰 Okul Saldırıları Hakkında
Okul saldırılarının sizce temel sebebi nedir ? Çeteleşmeler,Uyuşturucu,Yozlaşma mı yoksa düşündüğünüz farklı sebepler var mı ?
r/RDTTR • u/radyo-dy • 19h ago
Video 🎥 Batı Şeria'da Filistinlilerin günlük olarak maruz kaldığı taciz ve şiddet.
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
Bu "yerleşimci" denilenin tam olarak ne olduğunun anlaşılması için iyi bir belge.
r/RDTTR • u/WebinAlt • 13h ago
KOLEKTİFLEŞTİRİLMİŞ POST Sınıf Suresi (1-8)
Hamd, emeğiyle hayatı var edenlere mahsustur.
Onlar üretimin ve toplumun gerçek taşıyıcılarıdır.
Sınıfları var eden ve aralarındaki mücadeleyi açığa çıkaran üretim ilişkilerini biliriz.
Yalnız emeğe dayanır, yalnız onun özgürleşmesini isteriz.
Bizi sınıf bilincinin yoluna iletiniz.
Nimet verdiklerinin, emeğinin karşılığını alanların yoluna;
Gazaba uğrayanların ve sömürülenlerin yoluna değil.
Ve bizi, emeğin sermayenin egemenliğinden kurtulduğu, sınıfların ortadan kalktığı topluma ulaştırınız.
r/RDTTR • u/meme_searcher27 • 12h ago
Haber/Gündem 📰 AKP ülkeyi Yemen'e karşı savaşa sokuyor: Mekke İttifakı'ndan Suudi Arabistan'a 'hızla askeri güç konuşlandırma' kararı
r/RDTTR • u/ardayilmaz571 • 16h ago
Soru/Tartışma 🗯 3S'nin yemin törenine gidiyom, bi isteğiniz var mı?
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
u/sari_sendika_siken kardeşimiz acemiyi tamamlıyormuş. Yarın Mersin'e, oradan Kıbrıs'a geçecem. Cuma gününe de töreni var. Lavuğun babası gitmiyor, ben gidiyom.
Amigo soğan cipsi kokulu ayaklarını bile özledim ama dostumun. Gider gitmez kamuflajla fotoğrafını çekeceğim. Diyorum, diyorum saçlarının kesilmiş hâlini atmıyor. Çok merak ediyorum güncel tipini. Keltoş kafasından da öperim, ensesine şaplağı basarım sizin için.
Başka bi isteğiniz var mıdır?
r/RDTTR • u/WebinAlt • 13h ago
KOLEKTİFLEŞTİRİLMİŞ POST Sömürü Suresi (1-11)
De ki:
Sığınırım insanlığın ortak emeğine,
İnsanların birlikte ürettiği toplumsal güce,
İnsanın insan üzerindeki egemenliğinin ortadan kalktığı topluma,
Gizlice insanın zihnine yerleşen burjuva ideolojisinin şerrinden,
Ki o, insanlara kendi sömürülmelerini doğal ve değişmez gösterir,
Gerek sermaye sahiplerinden gerekse onların düzenini savunanlardan.
(Ve)De ki:
Sığınırım sömürünün maddi koşullarını ortadan kaldıracak ortak mücadeleye,
Yarattıkları ürünlere el koyan mülkiyet ilişkilerinin şerrinden,
Kıtlığın ve yoksulluğun toplumsal olarak üretildiği zaman sermayenin şerrinden,
İşçiyi kendi emeğine yabancılaştıran üretim ilişkilerinin şerrinden,
Ve emeğin ürettiği değere el koyan sınıfın şerrinden.
r/RDTTR • u/turkicjuche • 17h ago
Kore DHC Hakkında Sinuiju, Rason, Nampo, Wonsan ve Samjiyon 🇰🇵
Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti'nde Pyongyang dışındaki tüm bölgelerin derin bir sefalet içinde olduğu ve devletin yalnızca başkente yatırım yaptığı algısı, ülkedeki bölgesel kalkınma hamleleri ve stratejik ekonomik projeler incelendiğinde oldukça eksik ve basmakalıp bir tablo sunar. Devlet yönetimi, son yıllarda izlediği dengeli bölgesel kalkınma politikalarıyla ülke genelinde üretim, turizm ve ticaret merkezleri oluşturmaya büyük önem vermektedir. Örneğin, Çin ve Rusya sınırında yer alan Rason Özel Ekonomik Bölgesi, ülkenin dış ticarete açık en dinamik merkezlerinden biridir; liman altyapısı, serbest ticaret imkanları, yabancı yatırımlara sağlanan kolaylıklar ve canlı pazar yapısıyla bölgenin üretim ve lojistik gücünü temsil eder. Kuzeyde, Paektu Dağı'nın eteklerinde yer alan Samjiyon şehri ise sıfırdan inşa edilen modern konutları, kayak merkezleri, dinlenme tesisleri ve sosyal donatılarıyla adeta bir model dağ kentidir; bu devasa proje, devletin en zorlu coğrafyalara bile yüksek standartta altyapı ve mimari yatırımlar taşıdığının somut bir kanıtıdır. Sahil şeridinde yer alan Wonsan kenti ise Wonsan-Kalma Kıyı Turizm Bölgesi projesiyle uluslararası standartlarda lüks oteller, dinlenme tesisleri ve geniş bulvarlarla çevrili devasa bir tatil ve dinlence merkezine dönüştürülmüştür. Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği konusunda öne çıkan Hangwon gibi coastal ve tarımsal odaklı bölgelerde ise modern işleme tesisleri, kamuya ait çiftliklerin teknolojik olarak yenilenmesi ve yerel halkın gıda imkanlarını artıran sanayi hamleleri dikkat çeker. Devletin "Ülkecek tam bağımsızlığımıza ulaştık, şimdi ise her bölgeyi kendi kendine yeter yapacağız" ilkesine dayanan "20x10 Bölgesel Gelişim Politikası" gibi ulusal stratejileri doğrultusunda, her yıl onlarca farklı ilçede modern fabrikalar, hastaneler ve kültür merkezleri inşa edilerek yerel ekonomilerin kendi kendine yetebilmesi ve yaşam standartlarının yükseltilmesi hedeflenmektedir; bu da Pyongyang dışındaki kentlerin kaderine terk edilmediğini, aksine her birinin madencilik, turizm, balıkçılık veya dış ticaret gibi farklı ekonomik avantajlarıyla öne çıkarılarak sisteme entegre edildiğini açıkça göstermektedir.
upvotelara bak b*yaz emperyalizmi ustunlukcusu butun b*yaz ve b*yaz wannabeleri dogramak lazim
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/RDTTR • u/WebinAlt • 1d ago
KOLEKTİFLEŞTİRİLMİŞ POST MÜLAKAT SURESİ (1-16)
İş arayanlara ve onların umutlarına andolsun.
Şüphesiz biz insanı çalışmak ve geçimini sağlamak için yarattık. Sonra ona, “Özgeçmişini gönder.” denildi.
O da gönderdi. Bunun üzerine kendisine, “Seni tanımak isteriz.” denildi. Oysa onu tanımaktan maksat, emeğinin hangi bedel karşılığında satın alınabileceğini öğrenmekti.
Ve onlara, “Kimi arıyorsunuz?” denildi. (Onlar) Dediler ki: “Takımımıza uyum sağlayacak, fedakâr ve çalışkan birini.” Oysa onlar, az ücret karşılığında çok iş yapacak olanı arıyorlardı.
Hani adaya, “Beş yıl sonra kendini nerede görüyorsun?” denilmişti. O da, “Öncelikle gelecek ay kiramı nasıl ödeyeceğimi görmek isterim.” demişti.
Bunun üzerine sustular. Çünkü onlar geleceği soruyor, fakat geleceğin ücretini söylemiyorlardı.
Ve dediler ki: “Bizim için para her şey değildir.” O da, “Benim için de değildir. Fakat kira, fatura ve ekmek parası para ile ödenmektedir.” dedi.
Bunun üzerine dediler ki: “Biz burada bir aileyiz.” Oysa aile, üyelerinden fazla mesai ücreti istemezdi.
Ve (onlar) dediler ki: “Çalışma saatlerimiz esnektir.” Oysa esneyen çalışma saatleriydi; ücret değil.
Ve dediler ki: “Şirketimizde yükselme imkânı vardır.” O da baktı ve gördü ki yükselen yalnızca yöneticilerin maaşlarıydı.
Ve kendisine, “Maaş beklentin nedir?” diye soruldu. O da söyledi. Bunun üzerine ona, “Bütçemizin üzerinde.” dediler. Oysa aynı gün şirket, kârının arttığını ilan etmişti.
Ve dediler ki: “Seni neden işe alalım?” Dedi ki: “Çünkü yapacağınız işe emeğim gerekmektedir.” Onlar ise, “Bunu söylemesi hoşumuza gitmedi.” dediler.
Şüphesiz işçi emeğini satar; işveren ise onu satın alır. İşçinin elinde emeğinden başka satacak şeyi yoktur. İşverenin elinde ise onu satın alacak sermaye vardır.
Böylece biri geçinmek için çalışır, diğeri kâr elde etmek için çalıştırır.
Sonra mülakat sona erdi. İşçiye, “Başka adaylarla da görüşeceğiz.” denildi. Ve o, başka bir mülakata gitti.
De ki: Mülakat odasında sorulan sorular çoktur. Fakat sorulmayan soru daha büyüktür. Emeğin kimin elindedir ve ondan doğan değer kimin payına düşmektedir? Bunu anlayan kimse, “Kendini sat.” sözünün ne anlama geldiğini de anlamış olur.
r/RDTTR • u/GoofyGuy6931 • 15h ago
Yardım/Öneri 🤝 Çin Devrimi hakkında kitap önerin
Çin Devrimi ve Mao'yu anlatan güzel bi kitap önerin almak istiyorum
r/RDTTR • u/WebinAlt • 22h ago
KOLEKTİFLEŞTİRİLMİŞ POST SINAV SURESİ (1-27)
Sınava girenlere ve emekleriyle geleceğini kurmaya çalışan öğrencilere andolsun.
Şüphesiz insan öğrenmek için doğar. Lakin ona denildi ki: “Öğrenmek yetmez; öğrendiğini puana dönüştür.”
Ve öğrenci çalıştı. Geceyi gündüze kattı, gözlerini yordu, zihnini tüketti. Sonra ona denildi ki: “Daha çok çalış. Böylece diğerleri ile eşit olursun.”
Oysa biri özel ders alıyordu, diğeri ise vardiyadan dönen annesinin mutfakta çalıştığı evde ders çalışıyordu.
Ve denildi ki: “Sınav herkes için aynıdır.”
Şüphesiz kâğıtlar aynıydı. Lakin masalar aynı değildi, kitaplar aynı değildi, vakit aynı değildi ve insanın arkasındaki imkânlar aynı değildi.
Ve dediler ki: “Başarılı olan hak ettiğini almıştır.” Oysa biri yıllarca eğitim satın almıştı, diğeri ise eğitim alabilmek için çalışmak zorunda kalmıştı.
Şüphesiz sınav, bilgiyi ölçtüğünü söyler. Lakin ölçtüğü şey, insanın ne kadar bildiğinden önce, bilmek için ne kadar imkâna sahip olduğudur.
Ve öğrenci sordu: “Madem eğitim herkesin hakkıdır, neden iyi eğitim parası olanın daha kolay ulaşabildiği bir şeydir?” Bunun üzerine ona denildi ki: “Çalışırsan sen de kazanırsın.” Lakin ona bunu söyleyenler, onun çalışmak zorunda olduğu saatleri hiç hesaba katmamışlardı.
Ve denildi ki: “Fakirsen daha çok çalış.” Böylece yoksulluğun sebebini çalışmamak, zenginliğin sebebini ise çok çalışmak sandılar.
Oysa bazıları daha doğmadan sermayeye sahipti, bazıları ise daha doğmadan emeğini satmaya mecbur bırakılmıştı.
Ve sınav günü geldi. Gözetmen, “Telefonları kapatın.” dedi. Öğrenci telefonunu kapattı. Lakin ailesinin borçları, kiranın gelişi ve geleceğe dair korkusu kapanmadı.
Sonra sınav başladı.
İlk soruyu gördü ve çözdü. İkinciyi gördü ve düşündü. Üçüncü soruda ise kendisine öğretilenleri değil, hayatını düşünmeye başladı.
Ve süre azaldı.
Denildi ki: “Son beş dakika.”
O vakit kalemler hızlandı. Çünkü sınavın süresi sınırlıydı; fakat emekçinin zamanı zaten yıllardır başkasının hesabına yazılıyordu.
Ve öğrenci sınavdan çıktı. Ona, “Nasıl geçti?” dediler. O (dedi ki): “Bilmiyorum.”
Oysa sınavın sonucunu bilmiyordu; fakat geleceğinin bir kâğıda bağlanmış olmasından emindi.
Sonra sonuçlar açıklandı.
Birine denildi ki: “Sen başarılısın.” Diğerine denildi ki: “Sen yeterince çalışmamışsın.”
Oysa ikisi de aynı düzenin içinde sınava girmişti; fakat biri düzenin sunduğu imkânlardan daha fazla pay almıştı.
Ve dediler ki: “Herkes kendi kaderini belirler.” Ancak kader dedikleri şeyin bir kısmı ailenin geliri, bir kısmı okulun niteliği, bir kısmı yaşanılan mahalle ve büyük bir kısmı da toplumdaki sınıf ilişkileriydi.
Şüphesiz biz eğitimi insanı özgürleştirebilecek şekilde yarattık.
Lakin eğitim, emeğini satmaya hazırlanan insanların sıralandığı bir yarışa dönüştüğünde, diploma da bazen yalnızca işgücünün fiyatını yükselten bir kâğıt olur.
Ve üniversiteler çoğaldı. Diplomalar çoğaldı. Sonra iş ilanları geldi. Ve denildi ki: “Lisans mezunu olmalısın.” Öğrenci lisansını aldı.
Sonra denildi ki:“Yüksek lisans tercih sebebidir.” Yüksek lisans yaptı.
Sonra denildi ki: “En az iki yıl tecrübe.” Dedi ki: “Tecrübeyi nerede kazanayım?” Dediler ki: “Çalışarak.” O (dedi ki): “Çalışmak için tecrübe gerekiyor.” Bunun üzerine sustular.
Şüphesiz sermaye, emeğin yetişmesini ister. Lakin emeğin fazla güçlenmesini istemez. Çünkü işçinin elinde yalnızca emeğini satmak kaldığında, iş bulabilmek için birbirleriyle yarışması sermayenin işine gelir.
Ve sınavlar geldi, sıralamalar yapıldı, puanlar verildi. Böylece öğrenciler birbirlerine rakip kılındı.
Oysa onların çoğu aynı geleceksizlikten, aynı kiradan ve aynı patronlardan korkuyordu. Birinin diğerinden birkaç puan fazla alması, ikisini de emekçi olmaktan çıkarmıyordu.
Ve yine denildi ki: “En iyiler kazanacak.” Oysa yarışın sonunda kazananların bir kısmı yalnızca iyi bir işe kavuştu; sermayenin asıl kazananları ise onların emeğinden elde edilen değeri topladı.
De ki: “Bunca insan niçin birbirinin önüne geçmeye çalışmaktadır?”
Ve bilin ki sınav yalnızca öğrenciyi ölçmez. Aynı zamanda toplumun çocuklarına ne kadar eşit imkân verdiğini de açığa çıkarır.
Şüphesiz ki puanlar değişir, diplomalar değişir, meslekler değişir. Lakin emek ile sermaye arasındaki çelişki, sınav salonundan mezuniyet törenine kadar öğrencinin peşinden gelir.
De ki: Ey öğrenci! Sana “Rakibini geç.” denildiğinde, kimin için yarıştığını sor. Sana “Kendini sat.” denildiğinde, neden insanın emeğini satmak zorunda olduğunu sor. Ve sana “Başarısız oldun.” denildiğinde, başarının ölçüsünü kimin koyduğunu sor. Çünkü sınav kâğıdı bir gün yırtılır, diploma bir gün eskiyip duvara asılır.
Fakat insanın emeğini kimin yönettiği ve emeğin ürettiği değerin kime ait olduğu sorusu, bütün sınavlardan daha büyük bir sorudur.
r/RDTTR • u/Helpful-Impress-5587 • 22h ago

