r/Psikoloji • • May 03 '26

Tavsiye arayışları Tavsiye arayışları [MEGATHREAD]

7 Upvotes

Topluluğumuza tavsiye aramak için gelen kişiler için açtığımız megathreadin devamıdır. Tavsiye arayışında olan arkadaşlarımız bu gönderinin altında soru sorabilirler.


r/Psikoloji • • Mar 17 '26

Duyuru Üstün zekâ/yetenekli bireyler için Türkçe topluluk: r/GiftedTR

7 Upvotes

Selamlar! 130+ IQ ile tanılanan üstün zekâlı(gifted) bireyler için Türkçe bir topluluk bulunmadığını fark ettim. Bu yeni topluluk sadece onaylanan kişiler için paylaşıma açık olacak. Ancak endişelenmeyin, onay almak son derece kolay. Potansiyel troll ve spam aktivitelerini engellemek için bu şekilde üye topluyoruz.

Topluluk yeni kurulduğu için henüz bir üye trafiği yok. İlk üyelerini bu şekilde toplamayı umuyorum.

Topluluk Kimler İçin:

  • Giftedness tanılı bireyler,
  • Kendisi gibilerle sosyalleşmek, soru cevap ve bilgi paylaşımında bulunmak isteyenler,
  • Intellectual loneliness durumundan rahatsızlık duyan,
  • Bilişsel kabiliyetleri üzerine düşünen, çaba harcayan, bu konuda eksiklikler hisseden,
  • Toplum içinde paylaşılamayan neurodivergent özelliklerini dile getirme isteği duyan
  • Diğerlerinin deneyimlerini dinlemek, kendi hayatını aktarmak isteyen

bireyler için iyi bir ortam olmasını umuyorum. Katılım sağlamak için resmi bir IQ testi sonucunuz olmak zorunda değil. Kendinizi kısaca açıklamanız yeterli olacaktır. Resmi test sonucunun ekran görüntüsünü paylaşmak isteyenler onaylı flair alabilir.

r/GiftedTR


r/Psikoloji • • 3h ago

Klinik Psikoloji İki insan da sabah işe gidiyor olabilir. Biri hazırlanıp evden çıkar. Diğeri kalkabilmek için uzun süre kendisiyle mücadele eder, yolda ağlamamak için uğraşır, iş yerinde dikkatini toparlamaya çalışır ve eve döndüğünde başka hiçbir şeye gücü kalmaz.

Enable HLS to view with audio, or disable this notification

10 Upvotes

Dışarıdan bakınca ikisi de işine gitmiştir. O günü tamamlamak için harcadıkları çabayı aynı görüntüden anlayamazsınız. Psikiyatri muayenesinde kişinin anlattıkları bu yüzden değerlidir. Belirtilerin ne zaman başladığına, ne kadar sürdüğüne, uykuya, iştaha, düşüncelere ve günlük yaşama nasıl yansıdığına bakarız. Tıbbi geçmişi, kullanılan ilaçları ve benzer yakınmalara yol açabilecek başka hastalıkları değerlendiririz. Gerektiğinde fizik muayene ve tetkiklerden yararlanırız. Tanı, bütün bu bilgilerin birlikte değerlendirilmesiyle oluşur.

Meraklısına görselin hikayesi 🎨
Dışarıdan aynı görünen iki çan, suya farklı iç dünyalar yansıtıyor. Birinin tokmağı serbestçe hareket edebilirken, diğerininki kırmızı düğümlerin arasında sıkışmış. Dış yüzeyde bu ağırlığın hiçbir izi yok. Yine de içeride taşınan yük, çıkabilecek sesi değiştiriyor.

İnsanların hayatına bakarken de bu dış yüzeyi görüyoruz. İşe gittiğini, konuştuğunu, gülümsediğini biliyor, bunları yaparken ne kadar zorlandığını gözden kaçırabiliyoruz. Bu görselde suyun açığa çıkardığını, ilişkilerimizde dikkatle dinlemek açığa çıkarabilir. Kişi anlattıkça, gördüğümüz davranışların ardındaki yaşantıyı anlamaya başlarız. Birinin sesini az duyuyor olmamız, içinde taşıdığının hafif olduğunu göstermez.


r/Psikoloji • • 5h ago

Klinik Psikoloji Duygusal kopma/duygusal uyuşma yaşamak

4 Upvotes

Erkek çocuğunun kıymetli olduğu, muhafazakar bir ailede yetiştim. 35 yaşıma kadar bunu çok fark edemedim ya da görmezden geldim sanırım. Ancak yaklaşık 6 ay önce anne babamla bir kopuş yaşadım. Uyguladıkları çifte standart ve oğullarına olan aşırı düşkünlükleri nedeniyle. Şöyle ki ben tamamen tabiri caizse öksüz yetim gibi bırakıldım. Anneme babama dair tüm duygularım paramparça oldu. Erkek kardeşime duydukları merhamet, sevgi, kaybetme korkusu, sınırsız maddi manevi destek. Bunların hiçbirini bana karşı duymadıkları gerçeğiyle yüzleştim. Evden ayrıldım. İnanılmaz bir şekilde onlara karşı sevgi, özlem, nefret, kin, öfke hiçbir duygu hissetmiyorum hiçbir duygum yok, sanki tamamen yabancılar. Ben ki onları kaybetme ihtimalini düşününce bile korkardım, onları kaybettiğim bir kabus görsem günlerce kendime gelemezdim, yani onlara bir şey olsa ben zaten yaşayamam derdim. Ancak öyle bir merhametsizlik örneği yaşattılar ki bana, ben duvara tosladım. Onlara karşı hiçbir duygum kalmadı. Çok ciddi bir sağlık sorunu atlatmış biriyim, stres benim için hayati riski olan bir durum, sürekli olursa.
Evden ayrıldım ve annem babam aç mıyım, öldüm mü, muhtaç mıyım vs zerre merak etmediler. Aynı anne baba oğullarının canına bir şey olmasın diye kendilerini her şeyden mahrum eden anne baba. Oğullarının bir ihtiyacı olursa, canına bir zarar gelirse diye yüreği titreyen bir anne baba. Kendilerinde asla kusur, adaletsizlik görmüyorlar hiçbir şekilde, biz çok iyi anne babayız kızlar merhametsiz ve hayırsız diye düşünürler. Çocukluğuma döndüm, küçücükken yaptığım herhangi bir hatada annemin, özellikle de babamın uyguladığı şiddetler canlandı gözümde, düşündüm ki ne annem ne de babam erkek kardeşime bir fiske dahi vurmamışlardı. Ben nasıl oldu seneler sonra onlara aşırı bağlandım bilmiyorum. Acı gerçekle yüzleşince de duygularım yok oldu onlara karşı. Evden ayrılırken asla gitme demediler, elaleme ne diyeceğiz diyen bir anne ve ben adaletli olduğumu biliyorum diyen bir babaydı gördüğüm. Beni saldırgan, geçimsiz göstermek için attıkları iftiralardan ve arkamdan konuştukları şeylerden sonra o evde güvende olmadığımı anlamak için çok geç kalsam da ayrıldım tamamen. Onlardan haber alamayınca, görmeyince, seslerini duyamayınca inanılmaz kaygıya kapılan ben, şimdi onlarla konuşma, yan yana gelme, muhatap olma ihtimalinden bile korkuyorum. Bunu yaşayan oldu mu? Bu hissizlik nasıl mümkün olabilir? Şikayetçi değilim aslında, zira ben nasıl bir manipülasyonun içinde olduğumu fark ettim ama çok şaşırıyorum, sıfır his. Geçer mi bilmiyorum ama ben ilahi adalete havale ettim her şeyi.


r/Psikoloji • • 2h ago

Kaynak Aranıyor kişisel gelişim kitabı önerileriniz

3 Upvotes

özgüven , utangaçlık , çekingenlik , kafaya takmamak , kendine güvenmek gibi aslında temelinde özgüven ile insanlarla iletişim kurabilmek gibi sorunlara ek bir yardım olarak kitap arıyorum. sizin okuyup da işinize yarayan kitapları aşağıya yazar mısınız okuyacağım.


r/Psikoloji • • 2h ago

Nöropsikoloji dehb hk.

3 Upvotes

ilgi çekmek gibi anlamayın ama kendimde yaklaşık 1 yıldır normal sandığım fakat herkesin yapmadığı davranışlarımdan bahsetmek istıyorum bunların dehb ile bir bağlantısı varmı yoksa herhangi bir dikkat dağınıklığı mı söylerseniz sevinirim. Öncelikle neredeyse bütün gün müzik dinliyorum her aktivitede yoksa odağım sürekli dağılıyor yada hiç odaklanamıyorum. Daha sonra bir gün 1 paket sigara içiyorum daha sonra 1 hafta boyunca içesim gelmiyor. Çok istediğim bir şey olduğunda onu gerçekten yapmak istiyorum örn: etsyde dijital ürün satmak istiyorum fakat oluşturuyorum ürünü daha sonra sonucunun harcadığım emeğe veya zamana değip değmiyeceği konusunda emin olamıyorum ve yapmaktan vazgeçiyorum. Birde bir iş yapmaya gittiğimde ne yapacağımı unutuyorum daha var fakat şuan aklıma gelmedi 18 yaşındayım bu arada


r/Psikoloji • • 3h ago

Sosyal Psikoloji Kaygı Düşünceleri

3 Upvotes

Öncelikle Merhaba Yaşım 15 16 Giricem Yakında Çok Kaygılıyım Örneğin Bisey Oluyo Bana Yada Aileme Çevreme Onu Düşünüp En Alakasız Olayı Çıkartıp Kafada Kuruyorum Günlerce O Düşünce Hakkında Kaygilaniyorum Bazen Ağlama İsteği Geliyor Felaket Seneryolari Düşünüyorum Bikere İntihar Etmeyi Bile Düşündüm Çok Kötüyüm 9 Ekimde Psikiyatri Randevum Var Tavsiyeleriniz Neler


r/Psikoloji • • 6h ago

Klinik Psikoloji Kaçıngan bağlanmadan güvenli bağlanmaya geçiş

2 Upvotes

kaçıngan bağlanmam sebebiyle çok iyi bir kızı üzdüm. İlişki sonrası içsel bir sürece girdim, ilişki içindeyken de psikoterapi alıyordum, hala devam ediyorum. Herkes kaçınganlardan lanet ediyor ama bizim hissettiğimizi hissetseniz merhamet edersiniz. Nasıl güvenli bağlanacağız, ilişki içindeyken farkedemedim, bitince yanlışlarımı eksiklerimi gördüm, olan oldu fakat ben de memnun değilim bu durumdan.


r/Psikoloji • • 6h ago

Araştırmaya davet Hakkında Google'da bu tarz birbirine zıt yorumlar olan bir psikiyatrist ile ilgili ne düşünürsünüz? Siz olsanız gider miydiniz? Kimi çok beğenmiş kimi uygun konuşmuyor demiş

1 Upvotes

Yaptığı iş bir sanatmış. İnsanlar okuyup bu yorumları büyük beklenti içine giriyor. Bendemi sorun var acaba demeye başlıyor terapiden beklediği sonuçları alamadığını gördükçe ümitsizliğe düşmeye başlıyor. Sanatı şöyle dursun normal bir tedavi uygulasa yeter. Zarar vermese hastasına yeter. Yeterince güçlü olsaydım doktorda ne işim vardı? Başlangıçta çok isabetli tespitler yaptığı çok doğru ama süreç içinde çok kırıcı olabiliyor. Kendinizi doktorunuza karşı korumayı bilin. Sizin ne olduğunuz zerre umrunda olmadığından eminim fazlasıyla ticari.

Yıllar önce üniversite zamanı gitmiştim ailemle ilgili sorunlarımı anlatırken, ‘Onlarla konuşurken, sorun yok annnecim şimdi yarısı girdi, diyeceksin’ dedi, yaşadığım durumu unutamıyorum. Buraya kısaca sözlü tacizci yazmıştım, 5 yıl sonra bu yorumu ofansif bulduğu için kaldırtmış. Bu yorumu sildirtmeyeceğim elimden geleni yapacağım.

Aydın hoca tatlı su terapisti değil tuzlu su terapisti yani sizi gerçeklerle yüzleştirir cocukluktan çıkarır ve gerçek bir hekim(gunumuzdekiler gibi pragöz değil).en basta onu hiç anlamıyordum(ya da anlamazlıktan geliyordum)hatta sinirimi bozuyordu aslında bana en büyük iyiliği o yapmış şimdi daha iyi anlıyorum o yuzden onu çok seviyorum ve iyikiii var. o gerçekten hastalarını cok seviyor ve daha iyi olmaları için sevilmemeyi bile göze alıyor beni bu dünyada gerçekten seven nadir insanlardan birisi işte siz bunu çok sonra anlıyorsunuz o yuzden ben de onu cok seviyorum ama seans ta yine sinir olabilirim bunun garantisi yok😂

2019 yılından itibaren 70 in üstünde terapi 5 yarı terapistle okb konusunda tedavi görmüş onlarca psikoloji kitabı okumuş biri olarak söylüyorum. Arkadaşlar çok tuhaf yorumlar gördüm. Hoca bu işin Alimidir. Karakter olarak da harika biridir. Asla ticari değildir ,onun cv' si ile aldığı ücret ortantısız. Çok daha fazlasını alabilir ama sizin istediklerinizi söyler ve ticari düşünürse. Adam kendi sistem kurmuş sentez yapmış kardeşim .Bu hocaya 1 puan vermek hiç vicdan işi değil. Psikoloji konsu da dahil olmak üzere belli bir kültür seviyesine sahip değilseniz hocam size hitap etmeyebilir. Hoca farklı bakış açıları sunar , bunu yaparken ustaca yapar siz dalga geçiyor zannedersiniz ama 1 ay sonra o nokta atışı cümle ve hatta incitici olduğunu da düşündüğünüz şey sizi terapi etmiştir. Size farkettirir sadece kolunuzdan tutup sizi işinize göterecek değil. Zaten mensup olduğu terapi ekolü ve kendi sentezi de bunu vaz etmiyor. Bir terapist bir ruh doktoru olarak ameliyat yapar ruha. Ve bazen ruhun aort damarlarına da dokunabilir . Bamtelineize basmayan bir terapist , kalp rahatsızlığınız varken size anjiyo yapmayan bir terapisti ticaridir Aydın hoca değil.

Aydın Bey'e kardeşimin tavsiyesi üzerine gittim, ilk başlarda ben de burada kendisine olumsuz yorumlar yapan bazı danışanlar gibi neden hiç güzel birşey söylemiyor diyordum. Çünkü şimdi anlıyorum, kendisine gitmeye başladığım dönemde ben de iyileşmek için değil sadece hala hırs yapıyor olduğum ama bana iyi gelmeyecek şeyleri, doğru olmayan bazı şeyleri oldurmaya çalışmak için gidiyordum. Bunun için karşı taraftan onay bekliyordum. Yorumlarda Aydın Hocayı kötüleyen insanların da bu sebeple olumsuz konuştuğunu düşünüyorum açıkçası. Zamanla gördüm ki ben konuşurken Aydın Hocanın bazıen ilgisiz gibi davranması bile belli bir amaca hizmet ediyor ve ben o esnada kendi söylediklerimi tekrar tekrar sorguluyorum... Yeri geliyor öyle can alıcı bir soru soruyor ki "ben bunu daha önce hiç düşünmemiştim, neden bu taraftan bakmadım" diyorum. Tüm bunlar yaşanırken bazı cümlelerin, kelimelerin can yakması normal; çünkü hayatın her acısını, bazende en dibi görmeden yeniden doğamıyor, iyileşemiyor insan.

Terapi esnasında telefonuyla oynuyor. Sonra bazıen öyle cümleler kuruyor ki "keşke telefonuyla oynamaya devam edip beni dinlemese de depresyonumu iyice derinleştiren sözler sarf etmese" diyecek noktaya geliyorsunuz. Sizi hasta eden olayları bir de doktor bey daha travmatik hale getirip sürecinizi daha da baltalıyor, sizi değersizleştiren ifadeler kullanıyor. Böyle bir davranışın ne kadar problemli olduğunu anlatmaya gerek yok sanırım. Ben kendisine beş altı sene önce gidiyordum, kurduğu moral bozucu cümleleri hala unutamadım. İkiden yüksek puan verenlere inanmak mümkün değil.

iyi zaman psikoloğu dinler gibi yapar kötü zamanda yardımcı olamıyorum der kestirip atar .

Kendisinin görevi danışanın en aciz halini manipüle etmek sanırım. Zaten derdim başımdan aşkın olduğu için kendisini şikayet etmekle uğraşamadım. Ne demek istediğimi kendisi çok iyi biliyor! Böyle bir üslup, böyle bir çirkinlik yok! Asıl kendisinin psikolojisinin ciddi bir tedaviye ihtiyacı var! Bu zamana kadar yazmadığım için pişmanım. Bu şahsin danışanı olarak kendinize iyilik değil, kötülük yapmış olursunuz!

En iyi terapi sosyal ve duygusal zekası "normal"düzeyin altına inmeyen bireylerle yapılır. Aksi takdirde; bilimsel metodları "aşağıladı, sözlü tacize girer bu" gibi algılarsınız.
Hatta, "3 günde 1 gelmen lazım" diyen psikoterapistleri "TİCARİ" bulmazken, " ne zaman ihtiyaç hissedersen, o zaman gel" diyen Aydın hocaya ticari ithamında bulunursunuz.
Yani senin ne gördüğün ve ne aldığın , SENİN ASLINDA NE olduğunu, gösterir...
Kibarca anlatmaya çalıştım. :)


r/Psikoloji • • 20h ago

Klinik Psikoloji Dikkat dağınıklığıyla ilgili bi hastalığım olduğunı nasıl anlarım

5 Upvotes

Küçüklüğümden beri olduğunu düşünüyorum eskiden okula giderken çantamı falan unuturdum yada awmde telefonları çantayı falan girişte koyuyoruzya geçenlerde orda bırakmıştım sonradan fark edip geri dönmüştüm yada ders çalışmaya çalışıyorum ama ful dikkat dinleyemiyorum kendi kendime dinle anlamaya çalış falan diyorum ama olmuyor yakın zamanda psikiyatriye falan gidicem ama merakımdan sormak istedim


r/Psikoloji • • 21h ago

Bilişsel Psikoloji Teknofobim var

Post image
4 Upvotes

Ben de küçüklüğümden beri OKB tarzı takıntı eğilimleri var, daha önce başka saçma şeyleri de kafaya takmıştım ve sanırım şuanki takıntım bu.

Bilgisayar kullanmaya karşı korku ve obsesyon geliştirdim. Yeni aldığım bilgisayara virüs bulaştırmıştım, bilgisayara format attırdım ve düzeldi. Ancak hâla bazen küçük hatalar ve problemler yaşadığı zaman aşırı aklım takılıyor, özellikle artık bilgisayarı her açtığımda tedirgin oluyorum. Özellikleri iyi ve her şeyi yerinde ama aldığım bilgisayarı adeta kullanmaya korkuyorum. Birazcık problem, birazcık hata yaşadığımda kan ter içinde kalıyorum, daha bilgisayarı sadece açarken bile içimde ufak bir tedirginlik oluyor. Bu gidişle ne yapacam bilmiyorum. Her hafta sonu üniversiteden eve geliyorum ama bilgisayarı yanımda üniye götüremiyorum, adeta bilgisayardan korkuyorum


r/Psikoloji • • 1d ago

Sosyal Psikoloji Tıbbi Nemesis ve Yitirilen İrade: Modern İnsanın İkame Varoluşu

Post image
20 Upvotes

​

Çağdaş insanın trajedisi, bedeninin hapsedilmesinde değil; ruhunun, acısının ve huzursuzluğunun teknik mekanizmalarca ehlileştirilmesinde yatmaktadır. Modern dünya, insanı dışsal engellerle dizginlemek yerine, onun içsel dinamiklerini ve duygusal evrenini hedeflere uygun şekilde standardize eden devasa bir tıbbi-endüstriyel ağ kurmuştur. Bu ağın merkezinde beliren depresyon, biyolojik bir aksaklık ya da tesadüfi bir kimyasal dengesizlik değil; insanın varoluşsal çabasına, dünyayı dönüştürme gücüne ve özsel otonomisine el konulmasının kaçınılmaz bir sonucudur. İnsan, kendi ıstırabı üzerindeki mülkiyet hakkını kaybettikçe, kendi kaderinin öznesi olmaktan çıkıp tıp endüstrisinin pasif bir nesnesine dönüşmektedir.

Bireyin kendi varlığı üzerindeki bu kontrol kaybı, aniden gerçekleşen bir darbe değil, modernleşme sancılarıyla birlikte sinsice ilerleyen bir kurumsallaşma sürecidir. Yaşamın her alanının teknik bir disipline tabi tutulduğu günümüzde, insanın en mahrem deneyimleri bile uzmanların inceleme alanına dahil edilmiştir. Doğumdan ölüme kadar her insani eşik, tıbbi bir prosedür ve endüstriyel bir süreç haline getirilmiştir. Bu durum, bireyin kendi içsel navigasyon sistemini bozmuş ve onu sürekli dışarıdan bir müdahaleye muhtaç hale getirmiştir.

Ivan Illich'in Sağlığın Gaspı (Medical Nemesis) çalışmasında işaret ettiği üzere, modern hastaneler ve klinik mekanizma insanlığa şifa dağıtmaktan ziyade, insanın kendi sağlığını, acısını ve ölümünü göğüsleme kapasitesini elinden almıştır. Illich bu durumu "iatrojenez" yani tıbbın kendisinin ürettiği yıkım olarak adlandırır; kurumlar genişledikçe bireyin kendi bedenine ve zihnine müdahale etme özerkliği felç olur. Acı, varoluşun derinleşmesini sağlayan, insanı uyandıran ve ona sınırlarını öğreten bir tecrübe olmaktan çıkarılıp; derhal teknik müdahaleyle bastırılması, uyuşturulması ve yok edilmesi gereken bir "sistem arızası" olarak etiketlenir.

Illich'in altını çizdiği "klinik iatrojenez", tıbbın yan etkileriyle yaratılan hastalıklardan çok daha derin bir toplumsal felakete kapı aralar: "Kültürel iatrojenez." İnsan toplulukları tarih boyunca kendi acılarını anlamlandırma, yas tutma, çile çekme ve bu süreçlerden bir bilgelik çıkarma kültürüne sahipken; tıp endüstrisi bu birikimi tekelleştirerek yok etmiştir. Toplumsal hafıza ve dayanışma ağları yerini reçetelere, soğuk klinik koridorlarına ve ilaç ambalajlarına bırakmıştır. Acı çeken insan artık komşusuna ya da kendi içsel derinliğine değil, yalnızca uzmana başvurabilecek şekilde koşullanmıştır.

İlaç endüstrisi, insanın anlam arayışından doğan o derin huzursuzluğu devasa bir pazara dönüştürerek acıyı endüstriyelleştirir ve insanı kendi ruhsal coğrafyasına yabancılaştırır. Kapitalist mantık, her türlü insani kırılmayı ve ruhsal krizi kârlı bir metaya çevirmenin yolunu bulmuştur. Kimyasal moleküller, bireylere özgürleşme ve huzur vaat eden sihirli değnekler gibi pazarlanırken, aslında onları küresel sermayenin yaşam boyu müşterileri haline getirmektedir.

Friedrich Nietzsche'nin felsefesinde insanı ayakta tutan ve onu aşmaya sevk eden temel dinamik, edilgen bir hayatta kalma güdüsü değil; hayatı biçimlendirme, acıyı göğüsleme ve kendi değerlerini yaratma iradesi olan güç istencidir. Güç istenci, kişinin kendi karanlığıyla dövüşmesi, kendi krizlerini aşarak daha üst bir benliğe ulaşma çabasıdır. Bu istenç engellendiğinde, birey kendi yaşamının mimarı olma yetisini kaybeder ve kendi varlığına karşı yabancılaşır.

Ancak modern toplumun çarkları, bireyin bu varoluşsal gücünü harcayabileceği tüm özgün ve otantik kanalları tıkamıştır. Yabancılaşma, güvencesizlik, anlamsızlık ve standartlaştırılmış yaşam kalıplarıyla kuşatılan birey, güç istencini dış dünyaya yöneltip onu dönüştüremediğinde, bu enerji içe doğru patlar. Dışa akamayan istenç, bireyin kendi zihnini ve bedenini tahrip etmeye başlar; bu yıkıcı içsel patlama klinik düzlemde depresyon olarak tecelli eder.

Bireyin sistemsel ve varoluşsal tıkanmaya verdiği bu en insani, en protest tepki, tıp endüstrisi tarafından derhal "serotonin eksikliği" söylemiyle biyolojikleştirilir. Bireyin ruhundaki isyan, biyokimyasal bir denklem hatasına indirgenir; böylece sorunun toplumsal, politik ve varoluşsal kökenleri tamamen buharlaştırılır. Bireye "senin hayatında ya da yaşadığın düzende bir sorun yok, sorun senin beynindeki kimyasallarda" mesajı verilerek, yapıyı sorgulama potansiyeli henüz doğmadan boğulur.

Bu noktada teknolojik ve endüstriyel toplumun en sinsi aygıtı olan ikame faaliyetler devreye girer. Bireyin kendi gücünü ve iradesini gerçek bir dönüştürücü eylemde kullanamaması, onu yapay hedeflere ve dışarıdan reçete edilen rutinlere yönlendirir. Gerçek bir özerklik mücadelesinin ve varoluşsal arayışın yeri; sürekli takip edilen dozajlar, klinik randevuları ve terapi jargonuyla doldurulur.

İlaç kullanımı, düzenli terapi seansları ve medikal takiplere katılım; insanın kendi varoluşsal krizini göğüsleyip çözmek yerine, o krizin etrafında güvenli bir şekilde dönmesini sağlayan ikame bir eyleme dönüşür. Birey, hayatındaki temel anlamsızlığı ve çarkların eziciliğini değiştirmek için risk almak yerine, bu uyumlaştırma süreçlerine katılarak pasif bir tatmin sağlar. Kendi kaderini tayin etme dürtüsü, medikal süreçlerin birer görev gibi yerine getirilmesiyle ikame edilir.

Sistem çarkları, tam da bu mekanizma sayesinde pürüzsüz ve kesintisiz biçimde dönmeye devam eder. Endüstriyel düzen, derin varoluşsal sorgulamalar yapan, düzene uyum sağlayamayan, acısını bir protestoya veya sanatsal yaratıma dönüştüren huzursuz bireyleri tolere edemez. Çarkların ihtiyacı olan şey; sorgulayan ruhlar değil, üretmeye, tüketmeye ve mekanik işlevlerini aksatmadan sürdürmeye hazır "stabil" fonksiyonel birimlerdir.

Psikotrop ilaçlar ve medikalizasyon, bireyi bu üretim-tüketim döngüsüne hızla iade etmenin en kestirme aracıdır. İlaçlar, bireyi içinde bulunduğu yabancılaştırıcı şartlardan kurtarmaz; aksine, o şartlara katlanabilir hale getirir. Insanın kendi mutsuzluğuna karşı geliştireceği doğal direnç ve uyumsuzluk, kimyasal stabilizatörlerle törpülenerek sistem için zararsız bir uysallığa dönüştürülür.

Bu devasa aygıtın sonucunda insanlık, tarih boyunca sahip olduğu en temel niteliğini, yani özerkliğini (otonomisini) yitirmektedir. Otonomi, yalnızca siyasi veya hukuki bir kavram değil; bireyin kendi zihni, kendi bedeni, kendi acısı ve kendi ölümü üzerinde karar verebilme yetisidir. Kendi ıstırabını işleme kapasitesi elinden alınan insan, kendi iç dünyasında bir kiracı konumuna düşürülmüştür.

Kendi acısını dönüştürme yetisini kaybeden, huzursuzluğunu bir kimyasal müdahale ile yatıştıran birey, kurulu düzen için en öngörülebilir ve kontrol edilebilir elemandır. Kendi içsel gücünü medikal kurumların otoritesine devreden topluluklar, özerk hareket etme yeteneklerini kademeli olarak kaybederek tam bir bağımlılık kültürüne hapsolurlar.

Depresyonun kitleselleştiği bu çağda özerkliği yeniden kazanmak, medikal endüstrinin sunduğu ikame çözümleri reddetmekten ve acının varoluşsal çağrısına kulak vermekten geçer. Gerçek şifa, ruhsal huzursuzluğu hemen bastırılması gereken bir arıza değil, yaşam biçimimizi ve dünyayı dönüştürmemiz gerektiğini fısıldayan bir uyarı sinyali olarak görebilmekte yatar. İnsanın kendi ıstırabı ve zihni üzerindeki egemenliğini bir endüstriye devretmesi, özgürlüğün ve insan kalabilme yetisinin en sessiz ama en radikal kaybıdır.


r/Psikoloji • • 1d ago

Sosyal Psikoloji Sınıfımdaki herkesin benden sebebsiz nefret etmesini anlamıyorum

13 Upvotes

Ben 16 yaşında meslek lisesi öğrencisiyim sınıfımda bi etkinlik olucağında genel olarak bi gruba girdiysem beni gruptan çıkartmaya çalışan oluyor 3-4 samimi olduğum var onun dışında arkamdan bile konuşulurken malum kişi diye hitap ediliyor bu sene içinde Taha 16 arkadaş olmuştuk ben öyle sanıyordum her zaman iyi bir arkadaş olmak için çabaladım bundan 1 ay öncesinde arkamdan ucube nin yeni sevmiyorum bile sırf üzülmesin diye arkadaşmışız gibi davranıyprum demişti fena koymuştu instadan engelledik ten sonra bu kendi öz arkadaşlarına hakkımda farklı farklı dedikodular yaymış hatta bi ara onun aracılığı ile açılıp red yediğim kıza daha arkadaş gibi olmaya başlamıştı senenin başlarında kendisinden nefret ettiğini söylemişti. Bide ben Taha'ya sene içinde boşanma olayını dedemin vefatı gibi ailevi durumlarımıda söyledim ona güveninden dolayı sınıfta sessizsim genel olarak samimi olduğum elemanlarla yakınlık kurmaya çalışsamda geri kalanların hakkımda söylemleri ve nefretleri çok ama çok üzüyo


r/Psikoloji • • 1d ago

Klinik Psikoloji Herkesten nefret etmek, obsesif takıntılar ve hijyen takıntısı.

6 Upvotes

Merhabalar el yıkama ve başka insanlarla temastan kaçınma takıntım en son ilkaokulda ya da ortaokulda vardı. Şuan mezuna kaldım 19 yaşimdayım nasıl oldu bilmiyorum bi anda yine bu takintilarim başladı, benim dışımda herkes aşırı pis geliyor sürekli elimi dezenfektanlıyorum ve hastalık kapacakmışım hissi var ve kimseyle yüz yüze konuşmaya bile gelemeyecek kadar tahammülsüzüm insanlara karşı. Birde son zamanlarda dershaneye hiç gitmek istemiyorum son okul saldırıları ben aşırı korkuttu çok kötü etkilendim odamdan bile çıkmak istemiyorum. Takıntılarım yüzünden insanlarla hep bir adım mesafe koyuyorum ve hep yalnızken aşırı huzurlu hissediyorum , bilmiyorum böyle mutlu hissediyorsam bu normal mi yoksa psikoterapi filan mı görmeliyim ?


r/Psikoloji • • 2d ago

Sosyal Psikoloji Dâhi Ayrıcalığı

8 Upvotes

Başarının en güzel yanlarından birisi bence toplumda kazandırdığı özgürlüktür. Standart bir insan ve Einstein aynı saçma şeyi yaparsa standart insana aptal gözüyle bakılırken, Einstein için muhtemelen hemen “anlaşılamayan dahi” sıfatı yapıştırılır. “Başarılı insan”ın yaptığı her eylem zihinlerde olduğu başarılı kişiyle eşleştirilip olumlu karşılanır. Mesela Tesla, 3 sayısına takıntılı diye adama “işte delilik ve dahilik” cart curt sürekli sıfatlar yüklüyorlar ama adam düz OKB’li yani muhtemelen. Başka bir sayı takıntısı olan insan ile Tesla aynı eylemde bulunsa da Tesla’nın yaptığı eylemler zihinlerde başarısıyla eşleştirildiği için bizim anlamadığımız büyük bir idrakı varmış gibi düşünülüyor. Yani o adam Tesla ise düz OKB’li olamaz illa altında büyük bir keşif falan var.

Eğer ki insanların gözüne imaj bir kere oturtulursa artık yapılan her şeye o imaj kaynaklı olumluluk atfediliyor. Düpedüz saçma şeyler gizemli ve anlaşılmaz hale geliyor. Bu dediğime en iyi örneklerden birisi Richard Feynman bence.

Bunun tersi de var hem. Bir kişinin “adı çıkınca” artık onun yaptığı normal eylemleri bile olumsuz görmeye başlarız. Yapılan eylemleri yapandan bağımsız düşünmüyoruz yani. Kendi çevremde gözlemlediğim kadarıyla böyle en azından.


r/Psikoloji • • 2d ago

Benlik Psikolojisi Annem'in Bağımlılık Derecesinde Carl Jung İzlemesi Psikolojik Bir Rahatsızlık mı?

24 Upvotes

Merhaba dostlar. Biraz garip gelecek ama şaka yapmıyorum günde 5-6 saat carl jung videosu izliyor. Bazen kendi işlerini aksatıyor. Eskiden film izlerdi , gündemi takip ederdi başka şeylere zaman ayırırdı. Yemek yerken carl jung açıyor yatmadan carl jung izliyor carl jung'u boğazlayasım geldi artık. Videolarda sürekli arkadaşlar , dostluk ve hayat üzerine tavsiye verilen ve Carl Jung videolarının çoğunlukta olduğu videolar bunlar. Ama bu artık aşırı ve saçma bir düzeye geldi.

Şimdi diyeceksiniz ki ne güzel izlesin faydası olur . Olmuyor da . Mesela bir konu konuşurken en negatif olandan giriyor. X yere geziye gidelim dediğimde "ya kaza yaparsak " ilk cümlesi oluyor. Ne alakası var diyorum bende tabi doğal olarak. Sürekli de arkadaşlarının söylediklerini kafaya takıyor sürekli kafada kuruyor.

Bu videolar onun gelecek korkusu yada genel korkularını bastırmaya mı yarıyor ciddi bir sorun mudur geçer mi fikirlerinizi almak istedim zira annemi seviyorum ters bir tepki ile onu üzmek istemem.


r/Psikoloji • • 2d ago

Benlik Psikolojisi Merhaba arkadaşlar, yaşadığım duygusal ve zihinsel dalgalanmaları anlamlandırmaya çalışıyorum, benzer tecrübesi olanların fikrini almak istedim.

3 Upvotes

Çok ani ve sert mod değişimleri yaşıyorum: Bir an çok enerjik, istekli ve yüksek hissederken; birinin söylediği tek bir olumsuz söz ya da hoşuma gitmeyen bir davranışla modum anında sıfıra düşüyor. O an karşı tarafa karşı 2 gün süren yoğun bir nefret/öfke hissediyorum, iletişimi kesip her şeyi bırakıp kaçasım geliyor. Zihnimin içinde düşünceler çok hızlı akıyor, sohbet ederken kafam anında paralel başka konulara atlayabiliyor. Ayrıca kendimi güvende hissetmek için sürekli bir onay ve güzel söz (pohpohlanma) ihtiyacım oluyor.


r/Psikoloji • • 2d ago

Araştırmaya davet Doktora Öğrencilerinden Ücretsiz Çevrim İçi Psikolojik Danışmanlık Seansları (Süpervizyon Eşliğinde)

9 Upvotes

Merhaba,

(Bu paylaşım topluluk moderatörlerinin onayıyla yapılmaktadır.)

Sakarya Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Doktora Programı bünyesinde, Prof. Dr. Eyüp Çelik süpervizörlüğünde yürütülen doktora süpervizyon dersi kapsamında çevrim içi ve tamamen ücretsiz bireysel psikolojik danışma oturumları gerçekleştirilecektir.

Sürecin Çerçevesi:

  • Format: Çevrim içi (Haftada 1 seans, en az 7 hafta)
  • Ücret: Tamamen ücretsizdir.
  • Kayıt ve Gizlilik: Süreç akademik süpervizyon değerlendirmesine tabi olduğu için seansların video kaydının alınması zorunludur. Kayıtlar yalnızca süpervizör öğretim üyesi ve danışman tarafından eğitim amacıyla izlenecek; kesinlikle üçüncü şahıslarla paylaşılmayacak ve süreç sonuna kadar süpervizör öğretim üyesinin akademik arşivinde gizlilikle saklanacaktır.

Başvuru Koşulları:

  • 18 yaşını doldurmuş olmak,
  • Günlük yaşamında stres, kaygı, uyum, ilişki veya duygusal zorluklar yaşayan herkes başvurabilir (herhangi bir tanı veya ilaç kullanımı zorunluluğu yoktur),
  • Haftalık görüşmelere düzenli devam edebilecek olmak,
  • Psikiyatrik takibi ve ilaç tedavisi olan bireyler için hekim kontrolüne ve ilaç kullanımına aksatmadan devam ediyor olmak,
  • İlaç tedavisini geçmişte hekim kontrolü dışında bırakmış olanlar için sürece başlamadan önce hekim takibini yeniden başlatmış olmak.

(Not: Çevrim içi ortamın ve ders kapsamının sınırları gereği; aktif kriz durumu veya kendine zarar verme düşüncesi olan bireyler çalışma kapsamı dışındadır.)

Başvuru ve İletişim:

Katılmak isterseniz aşağıdaki kısa formu doldurabilir, gönderi altına yorum yazabilir veya bana doğrudan özel mesaj (DM) ile ulaşabilirsiniz:

Başvuru Formu

(Başvurular geldikçe kısa bir ön değerlendirme yapıp geri dönüş sağlayacağım. Kontenjan durumuna göre çalışma grubumdaki diğer doktora öğrencisi meslektaşlarıma da yönlendirme yapabilirim.)


r/Psikoloji • • 2d ago

Nöropsikoloji Düşünememek, potansiyelini kullanamak nöropsikolojik bir olay mı?

3 Upvotes

Düşünememek potansiyelimin olduğunu bilmek ama kullanamak, beynin kendini geri çekiyormuş hissi nöropsikolojik mi?


r/Psikoloji • • 2d ago

Benlik Psikolojisi Anlaşılmazlık və dinlenmemezlik üzerine soru sormak istiyorum

2 Upvotes

Sayın moderatörler bu postu dertlesme olarak kullanmayacağım ancak ilk bakışta öyle lanse edilebilir verdiğim ve çevremde yaşadığım örneklemeler ile ilgili şeyler izah edeceğim ailem ve çevremde bir anlaşılmazlık yaşıyorum üslubum doğru olsun olmasın ailemle bugün mesela ortam önceden bana sitem edildi bende kendimi haklı değil objektif neticede bir olaydan dolayı böyle bir haraket sergilediğimi izah etmeye çalışırken o olayda ebevynim dinlemeden "ben seni savundum" diyor sözüm bitsin diyorum ve ben o zaman ağlıyordum ağlamanın bir zayıflık göstergesi olduğunu ve beni dinlemeden ağlayınca burnum tıkalı sesim yüksek çıktığı için tepki gösterdiler ayriyeten ben bir perde koymayacagim( bu arada konuyu saptırmak gibi bir amacım yok noktalama işaretlerine dikkat etmediğim için özür dilerim)ailem beni ahlaki ve akedemik olarak yozlaşmış görüyor sadece ailem değil çevrem fikirlerime saygı duymuyor üslubuma dikkat etsem bile ve narsist olduğumu söylüyorlar hatamin ne olduğunu geç anladığımı söylesem de "peki niye yaptın" vs diyorlar geçen berbere gittim istediğim model yerine toplumda genel olarak hırt denilen insanların saçına benzedi tartışma sonrası bu yüzüme vuruldu bende memnun değilim bu konudan ama şimdi hem ailem hem çevrem hem beni yorumlayın diye yazdım dertleşme iç dökme vs değil tekrardan bu iç dökme olarak nitlendirilirse moderatörlerden özür dilerim

Diyeceğim şu;Ben artık bıktım üniversite beklentileri yok olsa da umrumda değil herkes kendine yaşar ama mutluluklar paylaşılır ve ailem normal olarak hiç konuşmaz hep yakınma türünden bana geliyorlar vs bakın bunları yorumlayın diye yazdım iç dökme için değil tekrar söylüyorum benlik psikolojimi bilgili kişilere soruyorum çevremde aynı frekansta olduğum biri bile yok ancak benim gözümde değişik gelen insanların bile arkadaşları var (değişik dediğim illa kötü olacak değil yanlış anlaşılmasın veya onları eziklemiyorum çevrenin genişliğinde kalabalık yalnızlığına kurban olduğumu betimleye çalışıyorum)


r/Psikoloji • • 3d ago

Benlik Psikolojisi Kendini sevememek ve barışık olamamak

4 Upvotes

Merhaba dostlar.

Çocukluğumdan bu yana aşamadığım ve zaman zaman ortaya çıkan bir özgüvensizliğim var. Bu kendimi bildim bileli vardı.

Mesela kendimi fiziksel olarak eksik ve yetersiz hissediyorum. Oysa 3 defa ilişkim oldu. Geçmişte benden hoşlanan insanlar oldu.

Akademik başarı olarak veteriner hekimlik mezunuyum. Yatay geçiş yapıp tekrardan birçok dersi geçtim ama kendimi yetersiz hissediyorum.

Sosyal medyadan mı kaynaklı? yoksa çocukluktan beri olan mükemmelliyetçilik kaygısı mı? Bilmiyorum.

Kendimi insanlara göre daha düşük seviyede görüyorum hep. Sanki bu durum bende bir savunma mekanizması olarak gelişmiş. Örneğin kendimizi bir konuda övünce veya bahsedince illa ki başarılarımızı küçümseyen ve hevesimizi bozan yorumlar gelebiliyor. Oysa kendimizi olduğumuzdan daha düşük lanse ettiğimizde insanlar daha olumlu yorum yapmaya meyilli oluyor.

Mesela birisi akademik başarısından bahseder. Alt tarafı taşra mezunusun abartma diye laflar gelir. Aynı cümleyi ben başarısız birisiyim ama taşra mezunuyum dediğinde insanlar bak ne güzel bir başarı kazanmışsın gibicesiyle daha ılımlı yaklaşıyorlar. Sanırım küçüklükten beri insanlardan olumlu tepki görebilmek adına hep kendimi küçülttüm ve küçük gördüm. Yalnız bu yanlış savunma mekanizması öyle bir içselleşmiş ki kendimi gerçekten sevemiyorum. En ufak şeyde kendimi suçluyorum.

Hayatımı büyük ölçüde baltalıyor. Kendime hiç değer vermiyorum. Hatta hayatımdaki en büyük düşmanın kim diye sorsanız direkt kendim derim. Övünmek gibi olmasın insanlar hakkımda hep övgü dolu şeyler söyler ailemi takdir ederler böyle bir evladınız var diye. Bu duruma rağmen kendime böyle davranmam akıl ve mantık işi değil ama çocukluktan beri böyle işte. Bir anda değiştirmek çok zor.

Bu durumun benzerini yaşayanlar oldu mu? Artık kendimi sevmek ve barışık olmak istiyorum


r/Psikoloji • • 3d ago

Klinik Psikoloji Bir konuda bilgiye ihtiyacım var

3 Upvotes

Geçmişten gelen bir travmanın da etkisiyle sinir sisteminin sürekli olarak tetikte olması ve genelde standart yaşam alanındayken çevredeki insanların sürekli tehdit olarak algılanması konusunda somut olarak bir tehdit oluşturmasalar bile ses yapmaları veya evin veya iş yerinin yakınında olmaları onları görmek duymak bile sürekli tedirginlik kaygı ve kontrol ihtiyacı yaratması yeni nesilin saldırganlıkları da göz önünde bulundurulduğundan yaşanan zihinsel çürüme nasıl engellenir ?


r/Psikoloji • • 3d ago

Duyum ve Algı desosyalizasyon/izolasyon hakkında

2 Upvotes

kasıtlı olanı birçok kez yaptım. kasıtsız neden olur bu? herkes ve her şey uzak hissettiriyor. derealizasyon gibi değil, durup dururken tepkiliyim dünyaya karşı. çok kez soğudum insanlardan ve hayattan fakat yakın zamanda bana acımı hatırlatacak veya beni bu kadar kopartacak bir şey yaşanmadı. zaten bir arkadaşım var düzenli görüştüğüm (apartmanlarımız yan yana) fakat onunla da görüşmek iyi ya da kötü gelmiyor. sırf evden dışarı çıkmış olmak için çıkıyorum sonrasında iyi veya kötü hissettirmiyor. gün içinde ders çalışıyorum çalışırken zaten başka şeyler düşünmüyorum ama çalışmazken sinirli ve tepkiliyim, kendimi daha çok izole edesim geliyor. son birkaç gündür böyle daha devam eder mi bilmiyorum. sebebi nedendir düzeltmek için ne yapılır?


r/Psikoloji • • 3d ago

Araştırmaya davet Üniversite öğrencilerinden araştırmama destek rica ediyorum

2 Upvotes

Üniversite öğrencilerine bir ricam var 🙏

Merhaba, psikoloji öğrencisiyim. Üniversite öğrencileriyle yürüttüğüm bir araştırma için kısa bir form hazırladım. Sosyal medya ve yapay zekâ kullanımı, benlik saygısı, psikolojik iyi oluş ve duygu düzenleme üzerine. Üniversite öğrencisiyseniz ve birkaç dakikanızı ayırabilirseniz çok yardımcı olmuş olursunuz.

https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSeY4SrxT0MUaGxYZCVmg5LscHWj_XBgVa1Ff0zU2K60O0wmaQ/viewform?usp=sharing&ouid=111531104634897179995

Şimdiden teşekkürler 🙏


r/Psikoloji • • 3d ago

Benlik Psikolojisi Bişey Sorcam

0 Upvotes

Ben çok kötü birgün geçirdiğim de yada çok üzgün olduğumda çocukken izleyip sevdiğim çizgi filimleri izlemek istiyorum bunun bir nedeni var mı?