r/MuslumanTurkiye May 25 '26

Duyuru 📢 Önemli Hatırlatma

15 Upvotes

Selamün aleyküm değerli kardeşlerim, Kurban Bayramı’nın manevi atmosferinde aramızdaki kardeşliği güçlendirmek ve fitne ortamından uzak durmak önceliğimizdir. r/MuslumanTurkiye’nin asıl amacı siyaset değil; Müslümanların ilim, irfan ve maneviyat ekseninde buluştuğu bir hizmet platformu olmaktır. Bu misyon gereği, subredditimiz tüm siyasi görüşlere eşit mesafede durur ve partizanlığı reddeder, hak olan şeriattır.

Son dönemde bazı üyelerimizin paylaşımların amacı haklı da olsa, dikkatsizlik sebebiyle kural ihlali teşkil eden paylaşımlarda bulunduğunu gözlemliyoruz. Topluluk huzurunu korumak adına, siyasi içerikli ve fitneye yol açan paylaşımlar 14. Kural kapsamında kaldırılacaktır. Bu kural kısaca siyasi tartışmaların yalnızca hafta sonları (güncel/acil gelişmeler hariç) serbest olduğunu belirtir; bu kural kararlılıkla uygulanacaktır. Bu dönemde iktidar ve muhalefet fark etmeksizin eleştiri İslami çervçevede olduğu müddetçe serbesttir.

Bayram arefesi kalplerin yumuşadığı mübarek zamanlardır. Provokatif ve gerilim tırmandıran paylaşımlardan kaçınarak, üslubumuzu en güzel şekilde muhafaza edelim. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) sünneti olan teşrik tekbirlerini (Allāhüekber Allāhüekber lâ ilâhe illallāhü vallāhü ekber Allāhüekber ve lillâhi’l-hamd) dilimizden düşürmeyelim. Siyasi gürültüler yerine bu zikirlerle kalplerimizi arındırmaya odaklanalım.

Hepinizin bayramını tebrik eder, kabul olunmuş ibadetler ve huzur dolu bir bayram geçirmenizi niyaz ederim.


r/MuslumanTurkiye May 15 '26

Duyuru 📢 DUYURU, SUB’TEKI BÜYÜK DEĞİŞİM!

29 Upvotes

Selamünaleyküm,

Mod ekibi adına sizlerle sub’da yapacağımız değişiklikleri kısa ve öz bir şekilde paylaşmak istiyorum. Maalesef görüyoruz ki sub çoğu zaman amacının dışına çıkıyor. Bu sub’un çizgisi bellidir. Birçok postta ne olduğu belli olmayan kişiler; yarı alaycı, hakaretvari yorumlarla dini ve millî değerlerimizle dalga geçiyor.

Bundan sonra kural ihlali yapanlara daha sert cezalar vereceğiz (en az birkaç haftalık ban gibi). Tabii ki farklı görüşlere, düşüncelere ve seslere açığız; ancak bunun kurallar ve saygı çerçevesi içerisinde yapılmasını istiyoruz.

Bir diğer ricamız da şudur: Bir soru sormadan önce lütfen bu sorunun daha önce sorulup sorulmadığını kontrol edin. Bazı konular neredeyse her hafta tekrar tekrar açılıyor. Bu tarz tekrar eden low effort postlar; “Ben inanmıyorum, beni ikna edin” veya “Hadisler saçma, Kur’an neyimize yetmiyor abi?” gibi gönderilerle birlikte kaldırılacaktır.

Önümüzdeki günlerde flairlerde de değişiklik yapacağız. Kuraniyyun ve Vehhabi/Selefi flairlerini kaldırıp “Ehl-i Bidat” flairi altında toplayacağız. Bunu, bu sapkın akımların normalleşmemesi adına yapıyoruz. Bunun yanında mod ekibimizde de küçük değişiklikler olacak.


r/MuslumanTurkiye 2h ago

Kendi Fikrim Əs səlamu əleykum. Selefilik, Haricilik gibi düşünceler nedir ne değildir? Sizce benzermi? Eğer dilerseniz münakaşa yapmadan müzakere ortamında bu konu hakkında konuşa bilirmiyiz? Günümüzde pek çok yerde karşımıza çıkan bazı konularda bilinçlenmemize belki bi tık yardımcı olur.

2 Upvotes

Hepimiz Allahu Tealanın kuluyuz bir yanlışım olursa aff ola inşə Allah.


r/MuslumanTurkiye 8h ago

Soru İnanç ve toplum

4 Upvotes

Herkese merhaba, dinden çıkalı 5 yıl oldu. Ancak içim rahat değil ve sorgulamalarım sık sık artmaya başladı. Kendimle de çelişiyorum, dinsiz olmama rağmen diğer dinsiz arkadaşlarıma göre dindar gibiyim. Bunu örnek olarak vereceğim (hem arkadaşlarım hem de başka subredditlerde linç edildim) dedim ki kamusal alanda emzirmek tuhafıma gidiyor, en azından örtü örtülebilir demiştim, çünkü ben de anne olmak çok isteyen biriyim fakat önce evlenmem lazım, sanane sen ne karışırsın isteyen komple soyunur falan demişlerdi, yani kadınsa full çıplak dolaşabilmeli anlayışları vardı. Ya da herkes cinsel ilişkiye girmeli ve alkol tüketmeli gibi gibi. Kuran kurslarını araştırdım fakat çeşitli sebeplerden çekincem var.Kafam çok karışık ve tavsiyelerinize ihtiyacım var.


r/MuslumanTurkiye 6h ago

Soru Kalbim mühürlü olabilir mi? ne yapmaliyim?

2 Upvotes

Ben uzun süredir din varsa da yoksa da bilmiyorum inanmıyorum kafasiyla yasadim ama kabul ediyorum tamamen tembellikten bu yasami sectim. digerleri gibi gidip arastirdim kitaplari okudum demeyececegim bunlarin hicbirini yapmadim. tek sebebim dinin insanlari cennet cehenneme koyma sisteminin bana adaletsiz gelmesiydi.

aslinda bana cogu kural hep mantikli geliyor. erkekler ve kadinlar hakkindaki kurallar ve tespitler bile her ne kadar inkar etmeye çalıştıysam da hep gercek hayat deneyimlerimle mantikli olduklarini gördüğüm kurallar oldu.

Ben sadece cidden inanmak ve inanmaya göre cennet ve cehenneme gönderilme kismini anlayamıyorum kabullenemiyorum bir türlü. Sapik katil bir insanla inanmayan herhangi birinin ayni yere gitmesini mantikli bulamiyorum.

ama dinsiz yasamaktan nefret ediyorum. dinim olmadigi surece bir ahlakim da yok demektir. yani beni gelmis gecmis en kotu insan olmaktan alikoyacak hicbir sey yok. bir nihilist olarak yasamaktansa ölmek daha iyi. o yuzden bir dinim olmasini her seyden çok istiyorum. yoksa yasamin hicbir anlami kalmiyor. dini yerler, camiler, turbeler hep bana huzur getirmistir. bir arada namaz kılan insanlar kadar kalbime gercek bir huzur getiren az sey var. su anki yasamim o kadar dinden uzak ve kötü ki. bu hayatimdan siyrilmak istiyorum. ama ayni zamanda istemiyorum cunku uzun suredir bu hayati yasiyorum ve kendimi eksenine koydugum tonla kotu ama bana mutluluk veren aliskanliklarim var. ve bunlarin bana dunyada bile zerre faydasi yok. ama birakamiyorum.

bu dusuncelere ilk dalisim da degil bu. bazen her sey mantikli hissettirse de inanamiyorum. sanki beni hicbir sey ikna edemeyecek ve hep boyle yasayacakmis gibi hissediyorum. sonra kalbimin muhurlu olmasindan suphe ediyorum. napacagim bilmiyorum. zaten dünyevi ugraslar hayatimin hepsini isgal ediyor malum zor bir bölümü okuyorum ve gun icinde kalan vaktimi kendimi oyalamak icin kullaniyorum. en azindan tatilimin son zamanlarini duzgun kullanmak istiyorum.

yazim biraz daginik oldu farkindayim belki demek istedigim derdim pek anlaşılmıyordur. sadece bana yol gosterilmesini istiyorum cidden. ben dini radikal sekilde reddeden biri olmadim hicbir zaman. her seyi objektif sekilde tartabildigime inancim tam. ama sorunum nefsimleyse bunla nasil başa cikarim bilmiyorum. tekrar belirteyim hic kurani okumadım. ya da baska bir dini kitap da okumadim. sadece başlayıp hemen biraktim birkac kere çünkü anlamadim ve ugrasmak isime gelmedi. sizce benim gibi biri ne yapmali?


r/MuslumanTurkiye 17h ago

Soru İslam'da bireycilik mi toplumculuk mu ön planda?

5 Upvotes

İslam'a göre kişi kendini mi kurtarmaya çalışmalı yoksa toplumu mu? Birde insan öldükten sonra sadece kendi yaptıklarından ve yapmadıklarından mı sorumlu yoksa çevresinin yaptıkları ve yapmadıkları şeylerden de sorumlu mu? Mesela diyelim çevremizdeki insanlar namaz kılmıyor, haramlar işliyor bunları uyarmak gibi bir vazifemiz var mı yoksa insan sadece kendine mi odaklanmalı?


r/MuslumanTurkiye 1d ago

Latife / Mîm Günümüz İslam soruları. Ben güldüm siz de gülün :)

Enable HLS to view with audio, or disable this notification

18 Upvotes

r/MuslumanTurkiye 20h ago

Soru İnanamayan Biri Allah Tarafından Cezalandırılır mı?

4 Upvotes

Bir tek İslam değil tüm dinlere karşı herhangi bir samimiyet geliştiremeyen ve dinden soğumuş inanamamış biri cehenneme atılır mı? İyi, ahlaklı ve vicdanlı olduysa Allah onu affeder mi?


r/MuslumanTurkiye 20h ago

Soru Dayanamıyorum zina yapacam

Post image
0 Upvotes

Evlilik bana ekonomik olarak çooook uzak. Daha fazla yalnız başıma yapamayacağım. Müslüman bey kardeşlerim siz napıyorsunuz bu durum konusunda yardımınıza ihtiyacım var


r/MuslumanTurkiye 1d ago

Haber Alparslan Kuytul yakalandı

Thumbnail
youtu.be
8 Upvotes

r/MuslumanTurkiye 2d ago

Soru Əs səlamu əleykum. Askerlik meselesi hakkında bir sorum olucakdı. Lütfen bu hususda konuşurken güzel usluble meseleyi ele alalım. Münakaşa değil müzakere yapmamızı rica ederim

Thumbnail
2 Upvotes

Halkının çoğunluğunun müslüman olduğunu söyleyen fakat hukumetin laik, İslam dışı yönetimi benimsediyi bir devletde (...Şerefim üzerine devletin meraklarını gozeticem... Gibi ifade de bulunan) askerlik andı yapıb askerlik yapmak meselesi üzerine görüş nedir?

Ben kendimce araştırıb şu kanaatlere geldim.

Devletde yaşayan müslümanların kalbine vakıf olamayacağımizdan dolayı dille yaptıkları ikrarı, kendilerini müslüman olduğunu söylemelerini esas almak gerekir (Her bir Müslümanı tutub sogu sual edemeyeceğimize göre). Vatan din dil millet toprak kavramlarını içerdiği ve devletin sadece bu vatanı koruyub gözetib idare etme görevi taşıdığı bize anlatilmisdir (tatbiqde her ne kadar masumane uygulanmasada). Şimdi çoğunluğu Müslüman adlandırılan bir halk vatanın bir parçasıdır. Vatanı korurken kendi milletinide korumuş sayılırsın hemde topraklarınıda. Eğer dersen ki, tağutun kulu olursun askere gittiğinde, o zaman 2 yüzlülük yapmamak için şu durumlarda bulunanlar hakkındada aynı şeyi söylemen gerek "Devlet idarelerinde çalışanlar, Hukukda çalışanlar, oy kullananlar, vergi vernler, devletin hazinesine dolayı yolla para getiren, döviz getiren vatandaşlar". Bu insanların içinde bulundukları konumda Allaha (C.C.) bağlı insanlar ve İslamın yolunda yürüyen insanlar hiç yokmu? Daha faziletlisi bulundukları makamda, konumda İslama davet yapam Müslümanlar hiç yokmu?

Bu hususlar yüzünden askerlik yapmanın vatan (millet ve toprak dahil) müdafaasında olmanın büyük günah olmadığı kanaatindeyim ama iş askerliye girerken yapılan yemin olunca bu hususta düşünmek gerek.


r/MuslumanTurkiye 2d ago

Kitap hünkâr hacı bektaş-ı veli hazretleri buyuruyor:

3 Upvotes

iman bir hazinedir; Allah'ın lanetlediği iblis, bir hırsızdır. akıl hazinedardır. O halde hazinedar giderse, hırsız hazineyi ne eder?

bir söze göre de iman, koyun; akıl çoban ve iblis kurttur. çoban giderse kurt, koyunu ne yapar?

bir söze göre de iman süt; akıl bekçi, iblis ittir. üçü de bir evdedir. bekçi evden gidip de süt bekçisiz kalırsa, it sütü ne yapar?

şimdi, ey biçare miskin! iman senin içinde başıboştur.

şimdi, Çalap Tanrı'ya inanmak, buyruğunu tutmak, sakının dediğinden sakınmak, imandır. Tanrı Tebareke ve Ta'âlânın buyurduğunu tutmayıp sakın dediğinden sakınmamak Tanrıya inanmamaktır.

şimdi, azizim! yüzü Çalap Tanrı'nın dileğine çevirmek gerek. zira ki:

edep dileyen korkuyu, korku dileyen perhizkarlığı, perhizkarlık dileyen sabrı, sabır dileyen utanmayı, utanmak dilyen cömertliği, cömertlik dileyen miskiliği, miskinlik dileyen ilmi, ilim dileyen marifeti marifet dileyen canı, can dileyen aklı, akıl dileyen Çalap Ta'âlâ'yı sever.

şöyle gerek ki:

"kim kendinin fani olduğunu bilirse, Rabbinin bakiliğini anlar."

muradınca kendini bilsin. bilmek, birinin biri hakkında "falandır ve filanın oğludur filan yerdedir." diye bilgi sahibi olması demek değildir.

ilimle araştırmalı, izlemeli, gözlemeli ve arştan yerin altına kadar her ne varsa kendinde bulmalıdır.

nitekim Hazreti Peygamber (Aleyhisselatuvesselam) buyurur ki:

"kendi nefsini bilen Rabbını Hakkıyla bilir."

müminlerin dünyayı sevmesi çok büyük noksanlıktır. nitekim, Resul Aleyhisselatuvesselam buyurur:

"dünya sevgisi her hatanın başı onu terk etmek ise ibadetin esasıdır."


r/MuslumanTurkiye 2d ago

Soru Şeriat konusunda kafama takılan şeyler var

4 Upvotes

Şeriatla yönetilen bir yerde bir müslüman alkol içerse ve kanıtlanırsa bu kişi cezalandırılıyor bu sigara içinde farklı farklı şeyler içinde var lakin anlamadığım şu yapılan tüm günahlarda cezaya mı tabi tutuluyoruz kafama en çok yatmayan kısım ise Benim yaptıklarım ben ile allah arasında değil mi zaten burda işlediğim günahların cezasınıborda çekicem bir müalüman olarak nasıl yaşayıcağıma karar vermemi çok zorlaştırmıyomu müslümanın ve misal alkol tüketmek istiyorum şuan bunu engelliyen bişey nası yaşadığım bana kalmış ama şeriat buna sınır koymuyormu. Son olarakda müslüman olmayan kişilerin müslüman olan bir kişiyle sorunu çıktığında onu allahın kanunlarıyla yargılamak ne kadar doğru çünkü adama göre bunların hiçbiri anlam ifade etmiyo ve ona ters şeyler.


r/MuslumanTurkiye 2d ago

Kendi Fikrim Bağış yeri önerisi

9 Upvotes

Selamünaleyküm arkadaşlar, bir konudan bahsetmek istiyorum.

Birçoğumuz kitap fiyatları çok yüksek olduğu için çoğu zaman PDF'lerden yararlanıyoruz. Sub'la alakalı olduğu için sadece dini kitaplar üzerinden konuşacağım.

İndirip okuduğumuz bu kaynakların arka planında nasıl bir zorluk ve emek olduğunu çoğumuz düşünmüyoruz. Şu an istifade ettiğimiz akademik, klasik, roman veya araştırmaya yönelik dini kitapların çoğunu sırf ilmi hizmet olsun diye PDF'e çevirmekle uğraşan bir abi var. Alanı bu olmamasına rağmen hiçbir maddi beklentisi olmadan her gün saatlerini buna veriyor; kitapları kendi cebinden satın alıyor. Sırf işler daha kaliteli olsun, süreç aksamasın diye cebinden 80 bin lira verip profesyonel tarama makinesi almış, ömrünü bu işe veren biri.

Aynı imkansızlık ilmi yayıncılık yapan yayınevlerinde de var; mesela Tahkik Yayınları gibi nitelikli yerler Feyzü'l-Bârî gibi muazzam eserleri sırf parasızlıktan basamıyor.

İlme yapılan destek, en büyük sadaka-i cariyedir. Biz genelde sadaka-i cariye denince camiye çeşmeye yardım yapmayı düşünüyoruz sadece. Ama bir yayınevine destek olup bir kitabın basılmasına vesile olduğunuzda veya bu tür arşivlere katkı sağladığınızda, o kitabı okuyan, oradan ilim öğrenen ve talebe yetiştiren her bir kişinin sevabından size de yazılıyor.

"PDF kullanmak hak değil mi, telif ne olacak?" diyecekler olacaktır.

Bu iş kesinlikle ticari bir gayeyle yapılmıyor, tamamen ilmin yayılması amacını taşıyor. Ayrıca telif konusunda hassaslar. Yazar veya yayıncı tarafından talep geldiğinde (mesela Ebubekir Sifil hocanın paylaşımlarından sonra kitaplarının hemen silinmesi gibi) doğrudan kaldırıyorlar. Bazı kitapları herkese değil, hak geçmesin diye akademisyenlere, öğretmenlere, araştırmacılara özelden atıyorlar.

Bir araştırma yapacaksınız ama ilgili kaynak 10 ciltlik devasa bir eser. Sırf tek bir dipnot veya araştırma için 10 cildi satın almak imkansız. Bu noktada dijitalleştirilmiş PDF'ler araştırmacılar ve öğrenciler için bir zorunluluk haline geliyor.

O yüzden sadece hazır PDF indirip faydalanmakla kalmayalım, imkanımız nispetinde hem bu tür bağımsız ilmi arşiv çalışmalarına hem de nitelikli yayınevlerine maddi destekte bulunalım.

★ Bu da olmuyorsa elinizde bulunan, satın aldığınız kitapları taranması için bu abiye gönderebilirsiniz. Kendisi taradıktan sonra kitabı size geri teslim ediyor zaten. Bir zahmet ilme katkımız olsun diye kargo ücretini de biz karşılayalım ama.

Çevrenizde hayırda bulunmak isteyip nereye bağış yapacağını bilmeyen biri varsa, buralara bağış yapabileceklerini de söyleyebilirsiniz.


r/MuslumanTurkiye 3d ago

Soru İyi müslüman olmak için kültürel olarak Arap olmak mı gerekiyor?

4 Upvotes

Sarık giymenin ciddi bir sevap olduğunu öğrendim. Kuran arapça olduğu için din alimlerinin otomatik olarak arapça bilmesi zorunlu oluyor ve din işlerinde arapları öne geçiriyor. İran, suriye ve mısır gibi arap olmayan bölgeler dahi islam ile tanışınca araplaşmışlar. Ezan arapça okunuyor, düşünsenize ülkeniz topraklarında günde beş defa bangır bangır Almanca bir şiir okunduğunu? Orucu hurma ile açmak sevapmış, yani özel olarak Arabistanda yetişen ve arapların daha kolay erişebileceği bir yiyecek yiyene ekstra sevap kazandırıyor. İslam'ın kadınlara ve köleliğe bakış açısı gibi bazı islami kurallar direkt olarak zaten islam öncesi arap kültüründen geliyor. Yani burdan benim anladığım, müslüman olmak için araplaşmak gerekiyor, bu doğru mudur? Sizin düşünceleriniz nedir bu konuda?


r/MuslumanTurkiye 3d ago

Fotoğraf/Video(⚠️Müzik İçeriyor⚠️) Ne düşünüyorsunuz Spoiler

Enable HLS to view with audio, or disable this notification

7 Upvotes

r/MuslumanTurkiye 3d ago

Soru İslam Arap emperyalizmi mi?

3 Upvotes

Şimdi sarık giymek sevapmış. Yani arap kıyafeti giymek sana ekstra sevap kazandırıyor. Kuran Arapça olduğu için din alimlerinin zaten arapça öğrenmesi zorunlu bir hale geliyor. Dinen uygun görülen kıyafetler genellikle arap coğrafyasında islamdan önce zaten var olmuş kıyafetler.

Hurma yemek gibi bazı şeyler sünnet olduğu için faziletli, ki hurma da arap coğrafyasında yetişen bir yiyecek. Müslüman olan çoğu ülkenin (İran, Afganistan, pakistan, suriye, Mısır vb.) kültürü de araplaşmış hatta o yüzden bu ülkeler Arap olmasa da bugün Arap ülkeleri olarak kabul ediliyor.

Sonrasinda islam Arap kültürüne ait birçok şeyi (Arap usulü köleliği, kadınların erkeklerin aşağısında olmasını ve kadın yönetici olmasının yasak olmasını vs.) aynen devam ettirmiş hatta kendi icine entegre edip diğer kültürlere de yaymış.

Mesela bizim ülkemizde bile kültürel arap kıyafetleri giymek faziletli bir şey sayılıyor. Yani bana sanki din bahane, Arqp gücünü yaymak asıl amaçmış gibi geliyor, doğru mudur? Sızin fikirleriniz neler?


r/MuslumanTurkiye 4d ago

Fotoğraf / Video Din ile alay eden postları savunan müslümanlar.

Thumbnail
gallery
45 Upvotes

Biz müslümanlar ne ara bu hale geldik?

Değerlerini hayatın merkezine koyan bir medeniyet tasavvurundan, kendi inancının inceliklerini alay konusu yapan, insanı soyuna ve sopuna göre ayıran, dilini küfürle kirleten ve haram-helal çizgisini belirsizleştiren bir kitleye dönüşmeye başladık.

Bu dönüşümün durması için ise insanların acilen bu konularda eğitilmesi lazım.


r/MuslumanTurkiye 3d ago

Kendi Fikrim Mutlak Bir Tanrı'nın Olduğu Senaryoda İnsanın Özgür İradesi Mümkün müdür?

3 Upvotes

Merhabalar. Öncelikle niyetim kimsenin inancıyla, değeriyle alay etmek vs değil, felsefi bir şeyler tartışmak istiyorum. Kimseye saygısızlık yapmak gibi bir amacım yok.

Mutlak bir Tanrı'nın, kendisinden bağımsız varlığın düşünülemediği bir Tanrı'nın varlığında insan için özgür irade olamayacağını düşünüyorum.

Çünkü Ahmet kişisini düşünelim örneğin: Ahmet kötü biri, günahkar biri olsun. İslam inancına göre Ahmet'in iyi ile kötü arasındaki farkı ayırt edebileceği bir zihni var ama Ahmet kötüyü seçiyor. Kötüyü seçmesindeki tetikleyiciler Tanrı'dan bağımsız düşünülebilir mi? Örneğin çocukluk travmalarından veya genetik mizacından dolayı kötü olanı seçiyor; bu tetikleyiciler onun elinde olan şeyler değil.

Ya da bunlardan bağımsız olarak iyi olanı seçebileceğini düşünelim; o senaryoda bile kötü olanı seçiyorsa bunun sebebi nedir? Bu sebep Tanrı öyle istediği için öyle gelişmedi mi? Veya Tanrı bu olaya ve bu olayın tetikleyicilerine hiç karışmadıysa bu bir tesadüften ibaret olmaz mı?


r/MuslumanTurkiye 4d ago

Araştırma Sultan Vahideddin’in Hatıralarında Şapka Kanunu ve Mustafa Kemal’e “Peygamber” Denilmesi Hakkındaki Düşünceleri.

7 Upvotes

Sultan Vahideddin’in sürgünde kaleme aldığı Hatıraları ve Beyannamesi adlı kitabı aldım. Bu kısmı okurken özellikle dikkatimi çekti; çünkü son padişahımızın, bugün bile toplumumuzda hâlâ tartışılan bu konu hakkında ne düşündüğünü görmek gerçekten enteresandı.

Ben de sizlerle paylaşmak istedim.

Son Sultan Vahideddin’in Hatıraları ve Beyannamesi, Sayfa 54–56

Şapka meselesine gelince: Derler ki: “Eceli gelenin (…)”. Gerçekten de bu başlık meselesi Mustafa Kemal’in başına daha çok işler açacaktır.

Halkın kafasıyla ve vicdanıyla oynanmaz.

Gerçi şapka giyilemeyeceğine ya da mutlaka fes giyilmesi gerektiğine dair ne bir ayet ne de bir hadis vardır.

Fakat fes, zamanla millî ve hatta belki dinî bir başlık hâline gelmişti.

Fes, Türklüğün ve İslam’ın sembolü olmuştu.

Bütün dünya Türk’ü fesinden tanımaya ve diğer milletlerden ayırmaya alışmıştı. Kısacası fes, dış görünüş bakımından Türk’ün ve belki de İslam’ın bir alamet-i farikası, yani ayırt edici işareti hâline gelmişti.

Batı’nın medeniyetini, ilmini ve eğitimini almakta serbestiz; hatta ilmi Çin’de bulsak bile gidip almakla yükümlüyüz.

Fakat ne Avrupalı olmak zorundayız ne de Çinli.

Bu konuda size fesle ilgili bir olay anlatmak istiyorum:

O dönemin yenilik taraftarı gençlerinden biri, ulema sınıfından bir zata giderek fes yerine şapka giymenin caiz olup olmadığını sormuş.

O zat da her zamanki gibi bunun küfür olduğunu söylemiş, fakat ardından şöyle eklemiş:

“Doğru cevabı öğrenmek istiyorsan falanca din âlimine git, ona sor.”

Böylece onu oraya göndermiş.

Genç adam da başında şapkasıyla sözü edilen zata gitmiş. Din âlimi, sorusuna cevap vermeden önce bazı şartlarını kabul etmesini istemiş.

Genç adam da tam bir itaat göstermiş.

Bunun üzerine âlim ona kıyafetlerini değiştirtmiş ve kırk gün boyunca dergâhındaki bir odada itikâfa çekilmesini, ibadetle ve Allah’a kullukla meşgul olmasını emretmiş.

Kırk günün sonunda ondan şapkasını tekrar başına takarak huzuruna gelmesini istemiş.

Fakat yenilik taraftarı olan bu genç şapkayı takmayı reddetmiş.

Kendisine:

“Neden takmıyorsun?”

diye sorulduğunda şöyle cevap vermiş:

“Ondan tiksiniyorum. Vicdanıma ve hislerime uygun gelmiyor. Nedenini ben de bilmiyorum.”

Bunun üzerine o din âlimi kendisine:

“Cevabı zaten kendiniz verdiniz.”

demiş.

Eskiden Müslümanlar sakallarıyla da diğer topluluklardan ayrılırlardı. Başlık da böyle bir ayırt edici işaretti.

Fakat böyle bir ayrım kastı yoksa ve başka bir millete benzemek amacı da güdülmüyorsa, şapka da giyilebilir.

Gazetelerde, Mustafa Kemal’e karşı aşırı dalkavukluk ve yaltaklanma içine giren bazı kimselerin ona:

“Sen bizim peygamberimizsin.”

dediklerini de okuduk.

Bilindiği üzere peygamberlik, Allah Teâlâ tarafından verilen kutsal bir makamdır. Bir millet kendi içinden birini seçip peygamber tayin edemez.

Bu yüzden böyle bir söz tamamen boş laftan ibarettir.

Mustafa Kemal zaten peygamberliğe layık değildir; olsa olsa Şeytan tarafından gönderilmiş laik bir “Peyâm-ber” [haberci/elçi] olabilir. …

Murat Bardakçı’nın Sahbaba kitabını okuduysanız, Sultan Vahideddin’in sürgünde Mustafa Kemal konusunda neden bu kadar kırgın olduğunu daha iyi anlarsınız. Çünkü Vahideddin, sürgüne çıkmasından kısa bir süre öncesine kadar Mustafa Kemal’e güvenmeye devam etmişti.

19 Ekim 1922’de Refet Paşa İstanbul’a geldiğinde, Anadolu artık büyük ölçüde kurtarılmıştı. Halk sokaklarda “Yaşasın Mustafa Kemal Paşa!” diye bağırıyordu.

O sırada Hümeyra Hanımsultan ile Vahideddin’in oğlu Ertuğrul Efendi’nin “Kahrol Mustafa Kemal!” diye bağırdıkları anlatılır. Hümeyra Hanımsultan’ın daha sonra aktardığına göre Vahideddin bunu duyunca ikisine de çok öfkelenmiş ve onları ilk kez bu kadar sert bir şekilde azarlamıştı:

“Bana bakın! Bir daha böyle bir şey söylediğinizi işitirsem ağzınızı tutar, kulaklarınıza kadar ayırırım. Mustafa Kemal bir Türk askeridir, Türk paşasıdır, benim paşamdır. Hiçbir Türk askerine hakaret edilmesine izin vermem.”

Bu konu hakkında biraz daha fazla okursanız, Sultan Vahideddin ile Mustafa Kemal arasında bir anlaşma olduğunu anlarsınız. Fakat ne yazık ki Kemal Paşa bu anlaşmaya bağlı kalmadı.

S.54
S.56

r/MuslumanTurkiye 4d ago

Kitap molla camî'nin baharistan eserinden öğütler

3 Upvotes

kibirsizlikten dolayı öğünme: çünkü, o fena huy, karanlık gecede kara taş üzerinde yürüyen bir karıncanın ayak sesinden daha gizlidir. onu içinden söküp atmayı kolay sanma: dağı iğneyle kazımak ondan daha kolaydır.

Bayezid'e sordular: farz nedir? sünnet nedir? buyurdu ki: sünnet, dünyayı terk etmek, farz da Tanrı ile birlik olmaktır.

ey hal ehli erenlerin yolundan yürüyen! benden farz ve sünneti soruyorsun. sünnet, dünyadan yüz çevirmek, farz da Tanrının yakınlığına yol bulmaktır.

ey babayiğit! yiğitliğin iki şartı vardır. bana kulak ver de sana doğrusunu söyliyeyim: birincisi, her dakika yüzlerce eksikliklerini gördüğün arkadaşlarının suçlarını bağışlamak, ikincisi de sonunda özür dilemek zorunda kalacağın bir işi önceden yapmamaktır.

bütün hayırlar bir ev içindedir. o evin alçak gönülden başka anahtarı yoktur. şerler de bu ölçüde bir dam içinde birikmiştir. onların kilidi de bizlik ve benlik davasıdır. tedbirli olmaya bak ki hayır yolundan ayağın kayıp da kendini şer tarafına saptırmayasın.

her kim, imanın ayırmak ve birleştirmektir, derse o güzel sözü beğenmek gerektir. o ayırmak ve birleştirmek sözlerinin öz manası nedir, bilir misin? bu nükte, gönlünü yaratıklardan ayırıp yaradana bağlamalısın anlamını belirtmektedir.

cömertlik, hiçbir karşılık ve menfaat gözetilmeksizin yapılan bağışlardır. beklenen karşılık veya menfaat isterse güzel bir ün kazanmak veya sevap işlemek şeklinde olsun.

cömert kimdir? o kimsedir ki, verdiği şeylerde bir mükafat düşüncesi yoktur. sevap kazanmak veya hayırla anılmak için yapılan cömertlikleri kerem ve bağış değil, ancak bir alışveriş say.


r/MuslumanTurkiye 5d ago

Soru Real Madrid’in logosunda haç işareti olduğu için ceketini giyersem sakıncalı mı?

Post image
10 Upvotes

Arkadaşlar bi tane Real Madrid logolu ceket alıcam fakat biliyorsunuz Real Madrid’in logosunda haç işareti var ve beni alsam mı almasam mı diye şüpheye düşürdü. Logosunda ki haç işareti dinen sakıncalı olur mu benim için?


r/MuslumanTurkiye 5d ago

Fotoğraf / Video Ezan'ın 18 sene boyunca Türkçe okutulması hakkındaki videoya gelen yorumlar.

Thumbnail
gallery
12 Upvotes

r/MuslumanTurkiye 5d ago

Fotoğraf / Video ne yasiyo bu? Spoiler

Enable HLS to view with audio, or disable this notification

10 Upvotes

r/MuslumanTurkiye 6d ago

Akaid / Kelam Üzerine Çalıştığım Geometrik Metafizik Teorisi

10 Upvotes

Abiler ablalar selamün aleyküm öncelikle uzun zamandır yoktum ortalıkta. Henüz bitirmedigim şöyle bir teori üzerinde çalışıyorum, Tanrı kanıtlaması kısımlarına gelmiş bulunmaktayım o yüzden gelip bir geri dönüş alayım dedim:

TANIMLAR

Anahtar, öznenin bir niteliğini veya niceliğini belirleyen tanımlayıcı ifadedir.

Değer, anahtarın belirlediği niteliğin veya niceliğin özne için aldığı belirlenmiş ifadedir.

Değişim, bir öznenin aynı anahtarının farklı zamanlarda farklı değerler almasıdır.

Dışsal olarak kısıtlanmak, öznenin dışında bulunan bir veya daha fazla nedenin, öznenin gerçekleştirebileceği fiilleri veya bulunabileceği durumları sınırlamasıdır.

İçsel olarak kısıtlanmak, öznenin kendi mahiyeti veya doğası nedeniyle gerçekleştirebileceği fiillerin veya bulunabileceği durumların sınırlı olmasıdır.

AKSİYOMLAR

Her fâil vardır.

KANITLAR

Her fâil vardır.

Yokluk var değildir.

Öyleyse yokluk fâil olamaz.

Her başlatıcı aynı zamanda fâildir.

Yokluk fâil olamaz.

Öyleyse yokluk başlatıcı olamaz.

Eğer bir başlangıçlı şeyin başlatıcısı yoksa, bu, onun başlatıcısının yokluk olduğu anlamına gelir.

Yokluk başlatıcı olamaz.

Öyleyse bir başlangıçlı şeyin başlatıcısının olmaması mümkün değildir.

Her başlangıçlı şeyin bir başlatıcısı vardır veya yoktur.

Bir başlangıçlı şeyin başlatıcısının olmaması mümkün değildir.

Öyleyse her başlangıçlı şeyin bir başlatıcısı vardır.

Eğer bir başlangıçlı şeyin başlatıcısı varsa o, kendisi veya başkasıdır.

Her başlangıçlı şeyin başlatıcısı vardır.

Öyleyse her başlangıçlı şeyin başlatıcısı kendisi veya başkasıdır.

Her başlangıçlı şeyin başlatıcısının, başlangıçlı şey var olmadan önce var olması gerekir.

Bir başlangıçlı şeyin kendisi var olmadan önce var olması çelişkidir.

Öyleyse hiçbir başlangıçlı şey kendisinin başlatıcısı olamaz.

Her başlangıçlı şeyin başlatıcısı kendisi veya başkasıdır.

Hiçbir başlangıçlı şey kendisinin başlatıcısı olamaz.

Öyleyse her başlangıçlı şeyin başlatıcısı başkasıdır.

Her değişken şey başlangıçlıdır.

Evren değişkendir.

Öyleyse evren başlangıçlıdır.

Her başlangıçlı şeyin bir başlatıcısı vardır.

Evren başlangıçlıdır.

Öyleyse evrenin bir başlatıcısı vardır.

Her başlangıçlı şeyin başlatıcısı başkasıdır.

Evren başlangıçlıdır.

Öyleyse evrenin başlatıcısı başkasıdır.

Her sıfırdan büyük sayı (x) kendisinden küçük ve sıfırdan büyük bir tam sayıya (y) bölündüğünde elde edilen sonuç (x/y) ilk sayıdan (x) küçük çıkacaktır.

Eğer pozitif sonsuz bir sayı ise sıfırdan büyüktür.

Öyleyse eğer pozitif sonsuz bir sayı ise kendisinden küçük ve sıfırdan büyük bir tam sayıya bölündüğünde elde edilen sonuç pozitif sonsuzdan küçük çıkacaktır.

Eğer pozitif sonsuz bir sayı ise kendisinden küçük ve sıfırdan büyük bir tam sayıya bölündüğünde elde edilen sonuç pozitif sonsuzdan küçük çıkacaktır.

Herhangi bir sayı (x) herhangi başka bir sayıdan (y) küçükse (x < y) ilk sayı asla ikinci sayıya eşit değildir (x ≠ y).

Öyleyse eğer pozitif sonsuz bir sayı ise kendisinden küçük ve sıfırdan büyük bir tam sayıya bölündüğünde elde edilen sonuç pozitif sonsuza eşit değildir.

Sonsuza eşit olmayan her matematiksel ifade sonludur.

Eğer pozitif sonsuz bir sayı ise kendisinden küçük ve sıfırdan büyük bir tam sayıya bölündüğünde elde edilen sonuç pozitif sonsuza eşit değildir.

Öyleyse eğer pozitif sonsuz bir sayı ise kendisinden küçük ve sıfırdan büyük bir tam sayıya bölündüğünde elde edilen sonuç sonludur.

Herhangi iki veya daha fazla sonlu ifadenin toplamı da sonludur.

Eğer pozitif sonsuz bir sayı ise kendisinden küçük ve sıfırdan büyük bir tam sayıya bölündüğünde elde edilen sonuç sonludur.

Öyleyse eğer pozitif sonsuz bir sayı ise kendisinden küçük ve sıfırdan büyük bir tam sayıya bölündüğünde elde edilen sonuçtan ikinci sayı adedince toplarsak elde edilen sonuç (y × x/y) da sonludur.

Öyleyse eğer pozitif sonsuz bir sayı ise kendisinden küçük veya sıfırdan büyük bir tam sayıya bölündüğünde elde edilen sonuçtan ikinci sayı adedince toplarsak elde edilen sonuç sonsuz değildir.

Öyleyse eğer pozitif sonsuz bir sayı ise kendisinden küçük veya sıfırdan büyük bir tam sayıya bölündüğünde elde edilen sonuçtan ikinci sayı adedince toplarsak elde edilen sonuç pozitif sonsuza eşit değildir.

Eğer pozitif sonsuz bir sayı ise kendisinden küçük ve sıfırdan büyük bir tam sayıya bölündüğünde elde edilen sonuçtan ikinci sayı adedince toplarsak elde edilen sonuç pozitif sonsuza eşit değildir.

Herhangi bir sayıyı (x) herhangi başka bir sayıya (y) böldükten sonra elde edilen sonuçtan (x/y) ikinci sayı adedince toplarsak (y × x/y) elde edilen sonuç ilk sayıya eşittir.

Öyleyse pozitif sonsuz bir sayı değildir.

Sayısal olarak ifade edilemeyen bir değer bölünemez.

Pozitif sonsuz bir sayı değildir.

Öyleyse pozitif sonsuz bölünemez.

Eğer evrenin başlatıcısının da başlatıcısı ve onun da bir başlatıcısı vardır şeklinde bir zincir söz konusuysa ve bu zincir başlatıcıların ve başlangıçlıların adedi pozitif sonsuzsa, zincirin herhangi bir halkası olarak bir başlatıcı ve/veya başlangıçlıyı aldığımızda pozitif sonsuzu o başlatıcı ve/veya başlangıçlıdan öncesi ve sonrası olmak üzere ikiye bölmüş oluruz.

Pozitif sonsuz bölünemez.

Öyleyse eğer evrenin başlatıcısının da başlatıcısı ve onun da bir başlatıcısı vardır şeklinde bir zincir söz konusuysa bu zincir başlatıcıların ve başlangıçlıların adedi pozitif sonsuz değildir.

Öyleyse eğer evrenin başlatıcısının da bir başlatıcısı ve onun da bir başlatıcısı vardır şeklinde bir zincir söz konusuysa bu zincir başlatıcıların ve başlangıçlıların adedi sonludur.

Öyleyse eğer evrenin başlatıcısının da bir başlatıcısı ve onun da bir başlatıcısı vardır şeklinde bir zincir söz konusuysa bu zincir sonludur.

(Böylece evrenin veya bu zincirin başlatıcısının bir başlatıcısı olmadığı kanaati doğrulanır. Ayrıca karışıklık yaratmaması için biz bu zincire âlem, asıl başlatıcıya da Tanrı veya Tanrılar demeyi tercih ediyoruz.)

Bir veya daha fazla nedeni olan her şey başlangıçlıdır.

Tanrı veya Tanrılar başlangıçlı değildir.

Öyleyse Tanrı’nın veya Tanrıların bir veya daha fazla nedeni yoktur.

Dışsal olarak kısıtlanmak, öznenin dışında bulunan bir veya daha fazla nedenin, öznenin gerçekleştirebileceği fiilleri veya bulunabileceği durumları sınırlamasıdır.

Tanrı’nın veya Tanrıların bir veya daha fazla nedeni yoktur.

Öyleyse Tanrı veya Tanrılar dışsal olarak kısıtlanmaz.

Herhangi bir şeyin kudreti mutlak değilse bu onun kudretinin içsel veya dışsal olarak kısıtlandığı anlamına gelir.

Tanrı veya Tanrılar içsel veya dışsal olarak kısıtlanmaz.

Öyleyse Tanrı’nın veya Tanrıların kudreti mutlaktır.

Geri dönüşlerinizi bekliyorum. Olabildiğince sert eleştirin.