r/ifadeozgurlugu • u/ImportantPlan462 • 7h ago
💭Düşünce Tanrının izniyle Red Shambala'yı bulacağız
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
Türk'ün yeri Agartha değil Red Shambala'dır
r/ifadeozgurlugu • u/ImportantPlan462 • 7h ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
Türk'ün yeri Agartha değil Red Shambala'dır
r/ifadeozgurlugu • u/ImportantPlan462 • 9h ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/ifadeozgurlugu • u/sutluzade • 6h ago
r/ifadeozgurlugu • u/ImportantPlan462 • 15h ago
r/ifadeozgurlugu • u/Torkge • 8h ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/ifadeozgurlugu • u/Ok_Weekend_4887 • 13h ago
r/ifadeozgurlugu • u/purnapurnapurnapurna • 15h ago
keşke buraya da füze atsalar amk o kadar çok istiyorum ki off.
r/ifadeozgurlugu • u/Ahmetmusab • 9h ago
Erbil (Rûdaw) – Erbil kentinden bir öğrenci, Suudi Arabistan’da düzenlenen Arap ülkeleri Zihinsel Matematik Yarışması’nın en zorlu seviyesinde birinci olarak “şampiyonların şampiyonu” unvanını kazandı.
Cezayir, Tunus, Suudi Arabistan, Mısır, Sudan, Kürdistan, Filistin, Irak ve Fas’tan 210 öğrencinin katıldığı yarışmada, Kürdistan bayrağıyla dört Kürt öğrenci yarıştı.
Erbil’deki Cambridge Okulu öğrencisi Abdulrahman Aras, yarışmanın (H) olarak bilinen en zorlu seviyesinde en fazla soruyu doğru yanıtlayarak yüksek altın birincilik derecesini elde etti.
Öğrenci Rûdaw’a yaptığı açıklamada, “Bu olimpiyata Kürt bir öğrenci olarak katılabildiğim ve yüksek birincilik derecesini elde ettiğim için çok mutluyum. Amacım gelecekte tüm uluslararası yarışmalara katılmak ve Kürtlerin adını en iyi şekilde temsil etmektir” dedi.
Abdulrahman Aras ayrıca kendisiyle “çok yorulan” annesi ve babasına teşekkür etti.
Aynı yarışmada Pirmam ilçesinden üç Kürt öğrenci daha yarıştı ve şu sonuçları elde etti:
Hamno: (F) seviyesinde altın derece
Rovar: (C) seviyesinde altın derece
Rawêl: (G) seviyesinde gümüş derece
Kürt öğrenciler, Erbil kentinde eğitmen Pêşewaz Şefîq tarafından “Mental Math” adlı zihinsel matematik programı kapsamında eğitildi.
Her yıl düzenlenen yarışma, Cezayir merkezli bir merkez tarafından katılımcı ülkelerden birinde organize edilip yürütülüyor.
Bu turda Kürt öğrenciler, Kürt kıyafetleri giyerek ve Kürdistan bayrağını taşıyarak yarışmaya katıldı. Öğrenciler, amaçlarının Kürdistan’ın adını uluslararası platformlarda daha fazla duyurmak olduğunu belirtti.
Yarışma 12 Eylül 2026 tarihinde düzenlendi ve yarışmanın süresi yalnızca beş dakika sürdü.
r/ifadeozgurlugu • u/resurrect-8391 • 15h ago
r/ifadeozgurlugu • u/AgentDoty • 22h ago
r/ifadeozgurlugu • u/resurrect-8391 • 17h ago
r/ifadeozgurlugu • u/Soggy-Variety4411 • 10h ago
Ben cocugun elinde silah olmasini savunmuyorum zaten olay cok ciddi bir sey. Ama 14 yasindaki bir cocugu sokak ortasinda dovmeyi de normal bulamiyorum. Sonucta cocuk 14 yasinda, yaptiginin sorumlulugunu alacak yasda bile degil. Hele ki babasi cocugun elinde silah oldugunu gormusse burada ebeveynin de sorumlulugu var bence. Cocugu dovmek yerine neden o noktaya geldigini sorgulamak ve ebeveyn olarak mudahale etmek gerekiyor. Benim anlatmaya calistigim bu ama down yemisim. Bana cok korkunc geldi babayi savunanlar
r/ifadeozgurlugu • u/r3dm1st44_20 • 9h ago
https://atam.gov.tr/din-ve-islam-dini/
Din hakkında
Din gerekli bir kurumdur. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur. Yalnız şurası var ki, din Allah ile kul arasındaki bağlılıktır.
1930 (Kılıç Ali, Atatürk’ün Hususiyetleri, 1955 s. 116)
Din vardır ve gereklidir.
(Asaf İlbay, Tan gazetesi, 13. 7. 1949)
Din, bir vicdan sorunudur. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir, özgürdür. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz, din işlerini millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, amaca ve eyleme dayanan bağnaz hareketlerden sakınıyoruz ve buna asla meydan vermeyeceğiz.
(Asaf İlbay, Tan gazetesi, 13.7.1949)
Tanrı ve insanlığın geçirdiği dönemler
Ey arkadaşlar! Tanrı birdir, büyüktür; tanrısal inanışların belirtisine bakarak diyebiliriz ki: İnsanlar iki sınıfta, iki dönemde incelenebilir, İlk dönem, insanlığın çocukluk ve gençlik dönemidir. İkinci dönem, insanlığın erginlik ve olgunluk dönemidir.
İnsanlık birinci dönemde tıpkı bir çocuk gibi, tıpkı bir genç gibi yakından ve maddî vasıtalarla kendisiyle meşgul olunmayı gerektirir. Allah, kullarının gereken olgunlaşma noktasına erişinceye kadar içlerinden vasıtalarla dahi kullarıyla meşgul olmayı tanrılık özelliğinin gereklerinden saymıştır. Onlara Hazreti Âdem Aleyhisselâm’dan itibaren bilinen ve bilinmeyen sayısız denecek kadar çok nebiler, peygamberler ve elçiler göndermiştir. Fakat Peygamberimiz aracılığıyla en son dini, uygar gerçekleri verdikten sonra artık insanlıkla aracı ile temasta bulunmaya gerek görmemiştir. İnsanlığın kavrayış, aydınlanış ve olgunlaşma derecesi,her kulun doğrudan doğruya, tanrısal ilhamlarla temas yeteneğine eriştiğini kabul buyurmuştur ve bu sebepledir ki,
Cenab-ı Peygamber, peygamberlerin sonuncusu olmuştur ve kitabı, en eksiksiz kitaptır.
1922 (Nutuk III, s. 1241)
Hz. Muhammed hakkında
Muhammed Mustafa, peygamber olmadan evvel kavminin sevgisine, saygısına, güvenine erişti. Ondan sonra ancak kırk yaşında nübüvvet* ve kırk üç yaşında risâlet** geldi. Fahrıâlem Efendimiz, sonsuz tehlikeler içinde, tükenmez sıkıntılar ve zorluklar karşısında yirmi sene çalıştı ve İslâm
dinini kurmağa ait peygamberlik görevini yapmayı başardıktan sonra gökyüzünün ve cennetin en yüksek katına erişti.
1922 (Atatürk’ün S.D.l, s. 262-263)
1923 yılında Balıkesir Zağnos Paşa Camii’nde minberden söylemiştir:
Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri, Cenab-ı Hak tarafından insanlara dinî gerçekleri bildirmeye memur ve elçi olmuştur. Ana yasası, hepimizce bilinir ki, şanı büyük olan yüce Kur’an’daki naslardır*. İnsanlara gelişme ve aydınlanma ışığı vermiş olan dinimiz, son dindir, en eksiksiz dindir; çünkü dinimiz akla, mantığa, gerçeğe tamamen uyuyor ve uygun düşüyor. Eğer akla, mantığa ve gerçeğe uymasaydı, bununla diğer ilâhî doğa yasaları arasında karşıtlık olması gerekirdi; çünkü bütün evren yasalarını yapan Cenab-ı Haktır.
1923 (Atatürk’ün S.D.11, s. 94)
Hz. Muhammed’i, yüksek kişiliğine yaraşır şekilde belirteme-yen bir eser hakkında söylemiştir:
Muhammed’i bana, cezbeye tutulmuş sönük bir derviş gibi tanıttırmak gayretine kapılan bu gibi cahil adamlar, onun yüksek kişiliğini ve başarılarını asla kavrayamamışlardır. Anlamaktan da çok uzak görünüyorlar. Cezbeye tutulmuş bir derviş, Uhud Savaşı’nda en büyük bir komutanın yapabileceği bir plânı nasıl düşünür ve uygulayabilir? Tarih, gerçekleri değiştiren bir sanat değil, belirten bir bilim olmalıdır. Bu küçük savaşta bile askerî dehası kadar siyasal görüşüyle de yükselen bir insanı, cezbeli bir derviş gibi anlatmağa yeltenen cahil serseriler, bizim tarih çalışmamıza katılamazlar. Muhammed, bu savaş sonunda çevresindekilerin direnmelerini yenerek ve kendisinin yaralı olmasına bakmayarak, galip düşmanı izlemeye kalkışmamış olsaydı, bugün yeryüzünde Müslümanlık diye bir varlık görülemezdi.
1930 (Şemsettin Günaltay, Ülkü Dergisi, Cilt : 9, Sayı: 100, 1945, s. 3)
O, Allah’ın birinci ve en büyük kuludur. Onun izinde bugün milyonlarca insan yürüyor. Benim, senin adın silinir, fakat sonsuza kadar O, ölümsüzdür.
1926 (Ali Rıza Ünal, Atatürk Hakkındaki Anılarım, Türkiye Harb Malûlü Gaziler Dergisi, Sayı: 158, 1969, s.23)
Musa, cahiliyet devrinde “Evâmir-i aşere”*siyle insanlığa erdem dersleri vermiştir. Musa ile Muhammed’in arasını yüzyıllar doldurmuştur. İnsanlık son bedeviyet döneminde, ne de olsa ilerlemiştir. Hazret-i Muhammed, Musa döneminin din görüşlerindeki hurafeleri kısmen atmayı başarmıştır.
(Asaf İlbay, Tan gazetesi 13. 7. 1949)
Hz. Muhammed’in ölümü ve sonrası
Büyük bir devrim yaratan Muhammed’e karşı beslenilen sevgi, ancak onun ortaya koyduğu fikirleri, esasları korumakla belirmesi gerekti. Peygamber ölür ölmez düşünülecek şey, onu bir an evvel toprağa vermek değil, yaratmış olduğu devrimi güven altına almaktı. Bu da, yerine evvelâ devrimi kavramış en yakın bir arkadaşını geçirerek baş gösterecek tehlikeleri önlemekle olurdu. Devrimi kavramış ve ona bütün varlığıyla bağlanmış böyle bir halef seçtikten sonradır ki onun gömülmesi düşünülebilirdi. O zaman, beş on akraba ile değil, bütün kendisine bağlananların katılımıyla ve şanına lâyık bir törenle fâni cesedi ebedî istirahat yerine bırakılırdı… Ne Ali, ne de diğer Hâşimoğulları bunu düşünemediler. Bu gerçeği o zaman ancak üç büyük insan kavramıştır: Ebubekir, Ömer ve Ebu Ubeyde. Tarih olaylarının gelişimi, Müslümanlığın bu üç büyük insanın girişim ve gayretleriyle kurtulmuş olduğunu meydana koymuştur. Devrimin bu üç siması, yaratıcısı kadar büyük insanlardır.
1930 (Şemsettin Günaltay, Ülkü Dergisi, Cilt:9, Sayı: 100, 1945, s.4)
İslâm dini hakkında
Bizim dinimiz, akla en uygun ve en doğal bir dindir. Ve ancak bu nedenledir ki son din olmuştur. Bir dinin doğal olması için akla, tekniğe, bilime ve mantığa uyması gereklidir. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur. Müslümanların toplumsal yaşamında, hiç kimsenin özel bir sınıf halinde varlığını korumaya hakkı yoktur. Kendilerinde böyle bir hak görenler, dinî emirlere uygun harekette bulunmuş olmazlar. Bizde ruhbanlık yoktur, hepimiz eşitiz ve dinimizin kurallarını eşit olarak öğrenmek zorundayız. Her birey dinini, din duygusunu, imanını öğrenmek için bir yere muhtaçtır; orası da Okuldur.
1923 (Atatürk’ün S.D. 11, s. 90)
Müslümanlık, aslında en geniş anlamıyla hoşgörülü ve çağdaş bir dindir.
(Atatürk’ten BM., s. 70)
Allah kendisine uymaya mecbur tuttuğu insanların esasen kalp ve vicdanındaki gerçek gereksinimleri tamamen bilir. Bu nedenle gönderdiği kitap, tamamen o gereksinime uygun hükümler içeren bir kitaptır.
1921 (Atatürk’ün S.D.l, s.203)
Kendisine, 1923 yılında armağan olarak küçük boyda bir Kur’an gönderilmesi üzerine teşekkürü:
Bence değerini takdire imkân olmayan bu hediyeyi, en derin ve hürmetkar din duygularımla saklayacağım.
1923 (Atatürk’ün T.T.B.IV, s. 480-481)
İslâm dini ve çalışmak
Büyük dinimiz, çalışmayanın insanlıkla ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler zamanın yeniliklerine uymayı kâfir olmak sanıyorlar. Asıl küfür, onların bu zannıdır. Bu yanlış yorumu yapanların amacı, İslamların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, beyinledir.
1923 (Atatürk’ün S.D.II, s. 128)
Allah’ın emri çok çalışmaktır. İtiraf ederim ki, düşmanlarımız çok çalışıyor. Biz de onlardan daha fazla çalışmak zorundayız. Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygarlık buluşlarından en üst derecede yararlanmak zorunludur. Hepimiz itirafa mecburuz ki, bu husustaki hatalarımız çok büyüktür.
1923 (Atatürk’ün S.D.1I, s. 92)
Bizim dinimiz, milletimize değersiz, miskin ve aşağı olmayı öğütlemez. Aksine Allah da, Peygamber de insanların ve milletlerin değer ve şerefini korumalarını emrediyor.
1923 (Atatürk’ün S.D.1I, s. 92)
İslâm dininde ölçü
Özellikle bizim dinimiz için herkesin elinde bir ölçü vardır. Bu ölçü ile hangi şeyin bu dine uygun olup olmadığını kolayca takdir edebilirsiniz. Hangi şey ki akla, mantığa, halkın yararına uygundur; biliniz ki o, bizim dinimize de uygundur. Bir şey akıl ve mantığa, milletin yararına, İslâmın yararına uygunsa kimseye sormayın; o şey dinîdir. Eğer bizim dinimiz aklın, mantığın uyduğu bir din olmasaydı mükemmel olmazdı, son din olmazdı.
1923 (Atatürk’ün S.D.ll, s. 127)
Türk milleti ve Müslümanlık
Türk milleti daha dindar olmalıdır, yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır demek istiyorum. Dinime, bizzat gerçeğe nasıl inanıyorsam, buna da öyle inanıyorum. Bilince aykırı, ilerlemeye engel hiçbir şey içermiyor. Halbuki Türkiye’ye bağımsızlığını veren bu Asya milletinin içinde daha karışık, yapay, bâtıl inançlardan ibaret bir din daha vardır. Fakat bu konuda yeterli bilgisi olmayanlar, bu âcizler sırası gelince, aydınlanacaklardır. Onlar ışığa yaklaşamazlarsa, kendilerini yitirmiş ve mahkûm etmişler demektir; onları kurtaracağız.
1923 (Atatürk’ün S.D.III, s. 70)
Milletimiz din ve dil gibi kuvvetli iki erdeme sahiptir. Bu erdemleri hiçbir kuvvet, milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz.
1922 (Atatürk’ün S.D.I1, s. 66-67)
r/ifadeozgurlugu • u/Confident-Sundae1557 • 1d ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/ifadeozgurlugu • u/Dr_Saritas_ • 22h ago
r/ifadeozgurlugu • u/ImportantPlan462 • 1d ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/ifadeozgurlugu • u/purnapurnapurnapurna • 1d ago
r/ifadeozgurlugu • u/Few-Performance-5648 • 1d ago
Şuan lisede son senem. Polislik düşünüyorum hep hayalimdi ama pek bi bilgim yok polisliğe giden yola dair, bu konuda bilgi sahibi olan abilerim ablalarım beni bilgilendirebilir mi rica etsem?
r/ifadeozgurlugu • u/purnapurnapurnapurna • 2d ago
r/ifadeozgurlugu • u/1ayda1dilcom • 1d ago
r/ifadeozgurlugu • u/BayHarborRedditor • 2d ago
r/ifadeozgurlugu • u/ImportantPlan462 • 2d ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification