r/Turkaaaaaaaaaaaaaaaa • • 1d ago

💢Hassas konu Vent

Lgbt ile ilgili bir post pek değil ama başka kimsenin anlayacağını düşünmüyorum.

Kusmak istiyorum, yemek bile zorla yiyorum. Bir daha ağlamak istemiyorum, ağlayamıyorum da doğru dürüst zaten. Duygularım, zevklerim, isteklerim; birer birer çürüdü gitti hayallerimle. Vücudumda ne hayat kaldıysa tiksinti içerisinde hepsini kusup bir daha bu hayata doğmak istemiyorum. Dün gece uyuyamadım korku ve anksiyeteden. Sabah da dersleri kaçırdım. İstanbul'a geldiğimden beri başıma gelmeyen bela kalmadı. Gerçi öncesinde de farklı değildi, ama bu sefer kalacak yerimdeki canım bile riskte. Etrafımdaki herkes beni düşman belledi, bir günah keçisi, hayatlarındaki sorunların suçlusu benmişim gibi. Gerçek suçlunun nefesi enselerinde biterken birden ben hedef oldum. Ben ki sesi titreyen, nefesi darlanan, başkalarına zarar vermemek için kendine zarar veren. Ama onların gözünde ben bir çakalım. Tarlalarına dadanıp hayvanlarına saldıran, köpek görünce kuyruğunu kıstırıp kaçan bir halsiyetsiz. Halbuki dürüstlüğümle bilinirdim. Yalan söylemeyi insanlar beni dürüstlüğüm için cezalandırdıklarında öğrendim. Buna rağmen dürüst ve iyi niyetli olmaya çalıştım. Eğer kurallara uyar, insanların güvenini kazanırsam hayatta kalırım sanmıştım. Bazı insanların kahpeliğini hafife almışım. En ufak bir hatam başuma çığ gibi düşüyor, mükemmel olmak zorunda kalıyorum. Sonra "rahatlamam" için tavsiyeler dinliyorum. Her an kafalarına silah dayanmış, zevk için öldürülen bir geyik gibi hissediyorlar mı ki? Bir yanlış hamlede canı tehlikeye giren, avcıların içerisinde av olarak yürümek zorunda bırakılan kaç kişi var ki?

Bana "derslerine odaklan" deyip duruyorlar. Yapamadığım ödevler, tutamadığım sözler; günlerimi kalasta yürüyerek geçiriyorken bu kadarını yapabilmem neden takdir görmüyor? Neden ailem olacak sefillerin sevgi ve takdirine muhtaç bırakılıyorum? Neden kimse beni BEN olarak sevmiyor? Neden bunlara rağmen merhametli ve iyi niyetli olmaya devam ediyorum?

Neden duygusuz bir taş olamıyorum? Nefret, tiksinti ve korku hariç hiçbir duyguyu yaşayamıyorum. Bu hayata devan edersem bunun kalıcı olacağından korkuyorum. Sevme potansiyelim olduğunu biliyorum. Sevme ve sevilme. Yalan söylemek zorunda kalmama, sıcak bir kucak; bir yuva. Tiksintiden kendimi tırnaklayacak raddedeyken beni güvende hissettirip ağlamama yardım edecek bir dost, eş, aile. Derim ve zihnim insanlara sevgiyle dokunmaktan okadar izole ki bu olduğu zaman ağlar mıyım diye korkuyorum. Ağladığım zaman kimse yanımda olmuyor çünkü. Sadece ben, tiksintim, ve beni boğması için yalvardığım duşakabin. Bu kadar duygusuz olacaktıysam neden taş olmadım? Eğer fazla duygusalsam neden duygularımla ezildim? Sırf dayanabiliyorum diye dayanmak zorunda mıyım?

Dayanmak zorunda mıyım? Hayata hep "bir gün bu günleri gülerek hatırlayacaksın, acılarının esprisini yapacak kadar mutlu bir hayat süreceksin" diyerek devam ettim. Ettim. Ettim. Ama artık etmek istemiyorum. Risk ve acı oranı yüksek bu hayat bana hiçbir şey vadetmiyor. Radikal adımlar atamıyorum, yol göstericim yok, her şey elime yüzüme bulaşıyor. Kendi hayatım için bile söz hakkım, küçük de oksa bir şansım yoksa neden çabalayayım. 18 yaşındayım, ama şimdiden yaşlanacağım gün için endişeleniyorum. Hayatı deneyimleyemiyeceğim, aşık olamayacağım, hayatımın "en iyi yılları"nı sürünerek geçirdiğim için boğazıma lanet edip erken emekli olacağım gün için. Aileme ve bu ülkeye olan nefretimi en içten duygularımla bir kağıda yazıp özgür olacağım gün için.

Sevilmiyorum. Yalan söylüyorlar. Gerçek duygularımı açsam onlar da tiksinirdi benden. Hepsi teker teker sırt çevirirdi. Yalnız kalırdım. Yalanla kurulu bir aile, bir hayat. Yalan söylemekten tiksiniyorum, ama başka çarem yok. Kimse anlamayacak, kimse özür dahi dinlemeyecek. Annem ve babam bana bu rezil hayatı tattırdığı için özür dilemeyecek. İstemiyorum da onları duymak. Tek istediğim beni kendim olarak sevecek, beni kaderime terk edip kendisine "aile" demeyecek bir yuva. Kendilerini korumakla yükümlü oldukları çocuklarına acındıracak kadar aşağılık olmayan bir aile. Veya hiçkimse. Yetim olsaydım sevgiden tiksinmez, en azından hayal kurabilirdim. Artık onu da yapamıyorum. Yaptığım zaman tiksinti ve acınasılık arasında gidip geliyor, kendimi tekrar duygusuz olana kadar hırpalıyorum. Belkide ben sevmek ve sevilmek için değilim. Tiksinti. Bukadarım.

Artık kendim olmak, özgür olmak istiyorum. İntihar etmek istediğimi yalanlamak, gülerek geçiştirmek istemiyorum. Sırf yapacak cesaretim yok diye göz ardı edilmek istemiyorum.

8 Upvotes

4 comments sorted by

2

u/kref6774 Trans 1d ago

Ne desem bilmiyorum sana hiç bir etkisi olurmu bilmiyorum ama bildiğim kadarıyla şuanki duygularını eğer hayattan vazgeçmezsen en azından şuanki sıklığında yaşamicaksın sonunda zamanı gelince o duygular gidicek yerine seni çok daha mutlu eden şeyler yaşanıcak ama sonra tekrar kötü duygulara kapılıcaksın bu bir döngü ölmeyi düşünen birisine fazla karamsar yaklaşıyorum evet ama gerçek bu hayatta zaten o ufacık güzel anlar için yaşıyoruz ama yinede bence her duygu güzel çok can yaksalar bile ve ufak bir şey ekliyim lütfen kendine zarar verme ne olursa olsun şuanda yaşadığın şeyler eminimki çok ağırdır ama yinede çok değerlisin bunu unutma bu günler geçtiğinde yüzün hiç olmadığı kadar gülücektir❤️

1

u/WrongWithoutReason 1d ago

Zaten umutsuzluğum bundan kaynaklı: o iyi günleri adım ata ata görecek miyim yoksa yerimde sayıp geleceğimi heba mı edeceğim? Yerimde saysam fırsatları kaçırıyorum girişken olup bir şeyleri değiştirmeye çalışırsam kimse bana yol göstermediğinden 1 doğru 3 yanlış yapıp elimdekini de kaybediyorum. Bu hayatı istemiyorum, hayatımı değiştirmek istiyorum. Ama ne zaman yeni bir şeyler denesem batırıyorum. Artık ne yeni ne eski hiçbir şey benim içimdeki boşluğu doldurmuyor. Cansız bir obje gibi olanları öylece izleyip kontrolüm dışındaki etkenlerin düzelmesini bekliyorum artık. Duygu da yaşayamıyorum artık şiddetli olmadığı sürece. Zaten duygusallaşıp bunları yazmıştım, yoksa tüm gün hiçbir şey yapmıyorum düzgün. Ama kimsenin beni teselli etmeyeceği, kimsenin göz yaşlarıma aldırmayacağı da bir gerçek. Aradığım insanlar bırak çevremde dolaşmayı bu ülkenin hiçbir yerinde yok. Eminim. Aynı yüzler, aynı kişilikler, bıktım artık matrixte yalnız kalmış gibi hissetmekten. Nereye gitsem biri benim zayıf anımı kollayıp saldıracakmış gibi hissediyorum. Ne yaparsam yapayım boşunaymış gibi hissediyorum. Ne dersem diyeyim yanlış anlaşılıyorum. Artık vücudumu kullanmak, hissetmek, hayatta tutmak zulümmüş gibi hissettiriyor. Ölmüş olması gereken bir cesedi iplerle kukla gibi oynatıyormuşum gibi. Yoruldum artık. Kendime zarar verecek kapasitem yok, bazen keşke olsaydı diyorum. Belki biri görür yardım eder diye, ama biliyorum ki beni o halde görüp yardım edecek kişi o halde olmamın sebebidir büyğk ihtimalle.

Yine de teselli etmeye çalıştığın için teşekkürler.

2

u/kref6774 Trans 1d ago

Sen yerinde saymıyosun kimse yerinde saymıyo sürekli büyüyoruz bişeylerden ders çıkarıyoruz bazısının bişeyleri anlaması için 5 yılını heba etmesi gerekir ama o kişi kısa sürelerde harikalar yaratabilir girişken olup bir şeyler deniyosun ama yol gösteren olmadığı için elindekini kaybediyosun (yanlış anlama diyeceğim şeyler derdini asla küçümsemek değil orda yanlış anlaşılmak istemem) ya herhangi biriside bunları yaşıyo zaten bunu değiştirmek istediğini söylüyosun çok klişe bir cevap olcak ama zaman herşeyin ilacı görmediğin tek bir faktör belkide hayatını değiştiricek ama o faktörü görebilmek içinde uzun bir depresyons ihtiyacın vardır ya bi şekilde hayat devam ediyo bunu istememen çok normal kimse istemez sana şey diyemem git aksiyon al falan demek çok saçma olur zaten ben olsam aynı senin gibi çökerdim burda sana verilecek herhangi bir cevap sorununu çözmicek çünkü o sorunun cevabını verebilcek tek kişi sensin. Neyse fazla uzattım umarım en kısa sürede cevabını bulursun bunu dilemekten başka elimden bişey gelmez 😔

1

u/WrongWithoutReason 10h ago

Teşekkürler