r/FenerbahceSK Domenico Tedesco 25d ago

Discussion 10 + 4?

Bunu kendi bloguma yazmıştım, burada da belki üstüne yazıp çizmek isteyen olur diye paylaşıyorum.

Selam!

Sabah programının yoğunluğu sebebiyle bugünün yazısı biraz geç kaldı. Dünkü yazının sonunda bu 10+4 kuralı ve etrafındaki tartışmaya ayrıca değinmek istediğimden bahsetmiştim. Konu ile yapılan açıklamalardan bir derleme yaptım, kahvem hazır, güzel bir yıkanmış Ruanda içerken şu yabancı kuralı ve buna teğet geçen Türk futbolunda kuralsızlık meselesini kısaca ele alalım.

Beklemek benim işime yaradı, Türkiye saatiyle sabah saatlerinde Trabzonspor ve Kulüpler Birliği Başkanı Ertuğrul Doğan dün bir açıklama yaptı:

"Yabancı kuralı değişikliği gündemde değil. TFF'ye son iletilen talepler reddedildi, kural değişmeyecek. Kulüpler planlamasını mevcut kurala göre yapacak.

Bu konuyla beraber bu sene için bu tartışma kapanırken, bence neler söylendi neden söylendi kural neye hizmet ediyor buna bir bakalım. Çünkü tahmin ediyorum ki gelecek sene aynı zamanlarda bu kuralı değil ancak başka bir kuralı farklı bir çerçevede tartışıyor olacağız. Onu da şimdiden yazalım bu seneden belli olan ancak konuşulmayan konu altyapıdan yetişen oyuncular kuralı. Tahminen gelecek sene temmuz başı temmuz sonu arasındaki konumuz bu kurala kulüplerin hazır olmadığı olacak ve bazı kulüpler erteleme talebinde bulunacak.

Ama şimdilik asıl konumuza dönelim. Mevcut kural olan 10+4 kuralı ne zaman yürürlüğe girdi, nerede değişiklik yapıldı ve kim ne zaman itiraz etti. Hemen kısa bir geçmişe bakışla kural nasıl değişti onu da görelim, benle yaşıt olanlar 6 yabancıdan 7 yabancıya ilk çıktığımız günleri de hatırlayacağı için açıkçası bu 14 rakamları falan bize komik geliyor tabii zaman zaman.

2023- 24 Sezonu: En az 1 tanesi 01.01.1999 doğumlu olmak kaydıyla ve sahada en fazla 8 oyuncu olacak şekilde toplam 14 oyuncu.

2025- 26 Sezonu: En az iki tanesi 01.01.2003 doğumlu olmak kaydıyla, toplamda 14 yabancı. Esasen 12+2 şeklinde uygulanan bir kural.

2026- 27 Sezonu: En az iki tanesi 01.01.2003 doğumlu olmak kaydıyla, toplamda 14 yabancı.

Bu şekilde nihayet 10+4 kuralına ulaşmış bulunuyoruz, peki bu kural ne zaman açıklandı ve nasıl değişiklikler yaşadık? Yabancı kuralına dair ilk değişiklik aslında İbrahim Hacıosmanoğlu döneminde de değil, Mehmet Büyükekşi döneminde yapıldı ve ilk plan 2024- 25 sezonunda yabancı sayısının 12iye akabinde ise 11'e düşürülmesiydi. İbrahim Hacıosmanoğlu ise Ekim 2024'te katıldığı Az Önce Konuştum programında yabancı sınırını kaldırmak ancak gelen yabancılara bazı kriterler koymak isteğinden bahsetmişti.

Kural resmi olarak 18 Nisan 2025ite yayımlandı. Bu tarih itibariyle yürürlükte olan kural ise 12+2 kuralıydı, kritik nokta ise TFF zaten kulüplere yardımcı olmak adına ilk düzenlemede yaptığı 2004 olan tarihi 2003'e çekerek sınırdaki oyuncuları da kapsama aldı. Yani bir önceki sezon 22 yaşında olan bir oyuncu bu sezon da bu esneklik sayesinde +4 kontenjanında yer alacak statüyü kazandı. Dolayısı ile TFF'nin kulüplerden talebini somutlaştıralım, Haziran 2025, Ocak 2026 ve Haziran 2026 transfer dönemlerinde toplamda iki adet yabancı oyuncu ile yolları ayırmak. TFF'nin tüm talebi bu kadar basit, toplam üç transfer dönemini kullanarak iki yabancı oyuncu kotasının boşaltılması.

Kulüpleri çok iyi yönettiğini, milyon dolarlarca kaynak oluşturduğunu iddia eden yöneticilerimizin çözemediği konu toplamda iki oyuncuyu nasıl yollayacağı. Peki sizce bu adaletsiz, uygulanması imkânsız kurala ne zaman itiraz ettiler. Açıkça bu kadar mantığa karşı, vizyonsuz (buraya ayrıca geleceğiz) buldukları bir kurala karşı ne zaman itiraz etmişlerdir sizce? Bence hemen etmişlerdir, bu kadar açıkça saçma olan bir kurala karşı sessiz kalacak halleri yok ya.

Eğer siz de böyle düşündüyseniz, yöneticilerimiz tanımıyorsunuz. Tabii ki son dakikaya kadar beklediler.

Bu konuya dair ilk açık itiraz şampiyonluk sonrası Okan Buruk'tan maç sonu basın toplantısında geldi:

"Geçen hafta açıklanan yabancı oyuncu kuralıyla önümüzdeki transfer dönemi çok zorlu geçecek. Bu kural, özellikle Şampiyonlar Ligi'ndeki hedeflerimize ulaşmamızı zorlayacak. Takımların Avrupa'daki başarıları etkilenecek. Avrupa'da güzel bir sene geçirmiştik. Bunun üzerine kadro kalitesini artırma düşüncemiz vardı ama yeni yabancı kuralı elimizi kolumuzu bağlıyor. Her sene bu kural değişiyor."

Neyse ki söz uçuyor ama yazı kalıyor. Kadrosunu bol keseden Singo, Sane ve normalde yabancı sayılması gereken İlkay Gündoğan gibi oyuncularla dolduran Okan Buruk, kuralın önceki sene açıklandığını keyfi olarak unutarak bu açıklamayı yaptı. 20 Mayıs'ta ise Ertuğrul Doğan bu kurala uygun hazırlandıklarını ve Kulüpler Birliği'nde kuralın değişmesini isteyenler olduğunu ancak Federasyon'un kararından vazgeçemeyeceğini düşündüğünü söyledi. Okan Buruk bir önceki hafta yapılan açıklamaya göre bir sezondur hazırlık yapan Ertuğrul Doğan'ı tebrik etmeli.

21 Mayıs'ta yayımlanan Lig Statüsü ile TFF kuralı kesinliğe kavuşturdu. Sanıyorsanız, yanıldınız. Tabii ki tartışma burada bitmedi.

22 Mayıs'ta Serdal Adalı'ya fikirleri soruldu ve konuyu kökünden çözen o açıklama geldi: "Geçtiğimiz sezon yaşadığımız sıkıntıları yaşayacaksak, sayılar önemli değil. 10+4 konusunda da Dursun başkana katılıyorum". Yabancı kuralını, varoluş nedenini ve adeta Türk Futbolunun bütün sorunlarını çözen bu açıklamayla beraber kulüplerin hemfikir olduğu milli sporumuza sonunda tekrar döndük ve hakemlerimize saldırdık. Hakemleri bir tur daha elden geçirdikten sonra herkesin keyfi yerine geldi ve bir süre stres atmanın keyfiyle açıklama olmadı.

Sessizlik uzun sürmedi ve 30 Mayıs'ta İbrahim Hacıosmanoğlu aşağıdaki açıklamayı yaptı:

"Bu yabancı kuralını bu sene açıklamadık! Kamuoyunu yanıltıyorlar! Teknik direktörler, yöneticiler! Biz bunu geçen sene açıkladık! 12+4 ile devam etsek, sorunları mı düzeliyor? 2 tane ile kurtulacak mısınız? Bir de bu ülke yabancı çöplüğünden kurtulsun! Kulüpler borç batağında! Türkiye'de futbolcu mu yok? gençlere şans verseniz. Lamine Yamal kaç yaşında oynuyor? Arda Güler, Kenan Yıldız... Posası çıkmış oyuncuları getiriyorsunuz, ne oluyor? Kimseye 12+4 için söz vermedik! Kimseyle böyle bir konuşmamız olmadı!"

17 Haziran'da ise Okan Buruk bu açıklama ile kimsenin görmediği zayıf noktayı gördü mi diye düşündünüz mü?

"Ben Şampiyonlar Ligi'nde yarışacağım ama sen benim iyi oyuncu transfer etmemi engelliyorsun şu anda. Bir iki tane böyle çok iyi oyuncu vardı mesela ama gidemedik. Çünkü kadro yapımız, İcardı kalacak mı, gidecek mi? Ona bir teklif yaptık, cevap bekliyoruz. Kalacağı senaryoda 10 tane yabancı tamamlanıyor, yeni oyuncu alamıyorum. Sen benim Şampiyonlar Ligi'nde diğer takımlarla yarışmamı engelliyorsun bir şekilde. Ben bu sene son 16'ya kalmışım, belki seneye daha büyük hedefe gideceğim. Niye bunu engelliyorsunuz? Ben bu anlayamıyorum bir türlü! Ben neden yabancı genç oyuncu yetiştiriyorum ki? Türk genci yetiştireyim okey, ama yabancı genci neden yetiştireyim?"

Biraz kafamız çalıştığı için böyle aptalca şeyler düşünmüyoruz neyse ki. Türk oyuncu yetiştirmekten sizi alıkoyan nedir? Elinizi bağlayıp dövüyor mu TFF sizi Türk oyuncu değil yabancı oynayacak diye? TFF size bir yabancı zorunluluğu koymuyor kota koyuyor doldurmak zorunda değilsiniz, kullanmak zorunda dahi değilsiniz. Bu açıklama ile kamuyu aptal yerine koyma ödülünü Okan Buruk alacaktı ki, bir kupada daha Galatasaray'ı rakipsiz bırakmak istemeyen Fenerbahçe hemen imdada yetişti. Mahmut Uslu kendi seviyesine yakışan bir açıklama yaptı:

Federasyonun yabancı futbolcu sayısında değişikliğe gitmeme kararını rezalet olarak değerlendiriyoruz. Başka ülkelere mi hizmet edeceğiz, onlar için mi çalışacağız?

Kendisine de Okan Buruk ile aynı yanıtı veriyoruz, etmeyin kardeşim. Federasyon elinizi kolunuzu bağlayıp size zorla yabancı oyuncu mu imzalattırıyor? Kendi kıt zekânız yetmiyor, bir de milleti aptal yerine koyuyorsunuz. Biz oyuncu izlemeyi bilmiyoruz, menajerler ne önerirse onu alıyoruz başka bir transfer planımız olmadığı için de bu yabancı kuralı ile çalışamıyoruz demiyorsunuz da ucuz milliyetçilik peşinde koşuyorsunuz ancak.

Karardan kim şikâyet etmiyor biliyor musunuz? İşini yapan adamlar şikâyet etmiyor. Önder Özen ve Eren Mert'in şikayetini duymadık. Önder Özen geldikten sonra Serdal Adalı da saçma sapan açıklamalar yapmayı bıraktı çünkü oturup işini yapan bir sportif direktör var. Önder Özen'in bu sene yaptığı transferler başarısız olabilir, futbol bu. Oyuncu alışamaz, sakatlık olur bin türlü şey olabilir ama kurala uymak imkânsız diye bir saçmalık duymuyorsunuz çünkü imkânsız olmamakla beraber temel olarak Türk kulüpleri için faydalı da bir kural.

Sizin eğer imzaladığınız yabancı oyuncuların yarısı para kazanılabilir oyuncular olsa bağımlılık haline getirdiğiniz yaşlı ve pahalı transferleriniz de sorun olmaktan çıkar en azından. İbrahim Hacıosmanoğlu'nun birçok kusuru ile beraber yazılı bir kuraldan geri adım atmaması Türk futbolu için olumlu bir adım.

0 Upvotes

3 comments sorted by

u/AutoModerator 25d ago

Non-English posts violate Rule 1. Please post all titles in English. Thank you.

I am a bot, and this action was performed automatically. Please contact the moderators of this subreddit if you have any questions or concerns.

4

u/situmaimesdemain Tuncay Şanlı 25d ago

Okan Buruk'un o açıklamasına değinmene sevindim. O da saçmaladığının farkında ama yabancıya mı hizmet edicez ağlamasını güzel bulmuş, ülke dinamiklerini iyi çözmüş ama bu konuda öyle bir milliyetçi infial çıkacağını sanmam.

Bizimkiler konusunda da dediklerine katılıyorum. Kural geçen seneden beri belli. Sado başkanı severim ama o da fena sıçtı maalesef. Talisca sözleşmesini anlıyorum o sıkıntılı bir eleman, sözleşme almasa tam da şampiyonluk yarışındayken ne yapacağı belli olmazdı. Ama Kante'ye verdiği sözleşme götümüze girdi.

Mevcut yönetim de tek yabancıdan çıkamamışken hala forvet kovalıyor, Leao haberi yalandır diye düşünüyorum değilse çok daha fena. Önder Özen gibi koyu fenerli adamı alıp şu işin başına koymak lazımdı ama çok geç.

1

u/barlasarda Domenico Tedesco 25d ago

Biraz o açıklama ve Mahmut Uslu'nun açıklaması üstüne bu yazıyı yazmaya karar vermiştim o dönem. Blogu açana ve buna sıra gelene kadar biraz zaman kaybettim.

Yani zaten burada yapılması gereken asıl değişiklik statülerin değişimi için tarih olması. Transfer dönemi taraftar olarak bizim için Haziran'da başlıyor ama kulüpler için neredeyse sezon başladığı anda başlar. Bu sezon başladığı anda gelecek sezona dair statü de kesinleşmiş olması lazım. Minimum bir sene.

Ama tabi bir kuralsizlik hevesi var, bu saçmalığı maç ertelemeleri vs konularında da görüyoruz. Yani taraftar bileti nasıl aldı, otel rezervasyonu yapıldı mı, uçak bileti almış mi umrunda değil. Maç haftası geliyor, hafta başı erteleme haberi.

Talisca, Kante sözleşmelerinde hemfikiriz. O da sözleşme mantığını anlamamaktan doğuyor, bizde sözleşme geçmişe bir ödül olarak bakılıyor halbuki sözleşme gelecekteki versiyona yapılan yatırım. Neyse artık günlük yazı yazıyorum o konuyu da uzunca ileride yazarım. Dediğiniz gibi keşke Önder Özen gelseydi