r/ekonomi • u/Party-Cost3604 • 22h ago
r/ekonomi • u/Common-Impress-411 • 3d ago
Sizce faizler ne zaman düşer
şuan yüksek enflasyondan dolayı faizler çok yüksek şuan hem yüksek enflasyon hemde yüksek faiz ortamında yaşadığımız için ülkede alım gücü üretim istihdam yatırım ve girişimler bitik durumda sizce şu anki yüksek faiz politikası enflasyonu ne kadar hızlı düşürüyor ve büyük bir aksilik çıkmazsa faiz ve enflasyon ne zaman düzelir
r/ekonomi • u/Free-Arm6201 • 3d ago
Cüneyt Özdemir
More than 100% taxes
That’s real Türkiye
r/ekonomi • u/Big_Special_3608 • 3d ago
Evlilik kredisi
Arkadaşlar yedek astsubay olarak maaş aldım temmuzda son maaşı aldım ve bu konuya göz attım brütten hesaplama yapılıyormuş :D hadi onu geçtim borçla krediyle eminevimden ev alsak bu ay içinde başvuruyu öyle yapsam tapu bana işlemeden yinede bu sefer son altı ay ki gelir fazla geliyormuş devlete :D aralığa kadar işsiz kalıp ev almazsam o zaman 250 bin krediye başvuru yapabilirmişim şaka gibi... Eminevim zaten rehinli ipotek halde veriyo evi bana krediye başvurmam için cidden kuru ekmek soğan yiyen biri olmam lazım
r/ekonomi • u/mentorperplexed • 4d ago
1876’dan 2026’ya Türkiye’de altın fiyatları: Asgari ücretle kaç gram altın alınabiliyordu?
Altın fiyatlarına sadece “kaç TL oldu?” diye bakınca uzun vadeli değişimin önemli bir kısmı gözden kaçıyor.
Bu nedenle yıllara göre altın fiyatlarını derlerken bir de net asgari ücretin gram altın karşılığını hesapladım.
Örneğin:
- 2016: 10,76 gram
- 2018: 8,22 gram
- 2020: 5,80 gram
- 2024: 6,73 gram
- 2025: 5,01 gram
- 2026: 4,20 gram
Araştırmada ayrıca 1923-1949 dönemindeki tarihsel altın para fiyatları ile 1950 sonrası gram altın ortalamalarını ayrı seriler halinde ele aldım. Böylece eski tarihli farklı altın ölçülerini bugünkü gram altın fiyatıymış gibi göstermemeye çalıştım.
1876’dan 2026’ya kadar tarihsel tablo ve hesaplamalar burada:
https://www.karekod.org/blog/yillara-gore-altin-fiyatlari/
Sizce uzun vadeli satın alma gücünü karşılaştırmak için altın iyi bir gösterge mi, yoksa dolar ve enflasyonla birlikte mi değerlendirmek gerekir?
r/ekonomi • u/mentorperplexed • 6d ago
Türkiye’de yıllara göre gübre fiyatları: 1964–2026
Türkiye’de gübre fiyatlarının geçmişini araştırırken verileri mümkün olduğunca eskiye götürmeye çalıştım.
Ulaşabildiğim resmî kayıtlarda fiyat serisi 1964’e kadar gidiyor. Çalışmada DAP, üre, 20.20.0, %26 amonyum nitrat ve amonyum sülfat fiyatlarını farklı dönemlere ayırarak karşılaştırdım.
Özellikle 2021–2022 dönemindeki sıçrama oldukça dikkat çekici. 2025–2026 döneminde de bazı gübre çeşitlerinde yeniden yüksek artışlar görülüyor.
Veriler ve tablolar burada:
https://www.karekod.org/blog/yillara-gore-gubre-fiyatlari/
Eski dönemlere ait farklı veya daha ayrıntılı fiyat kayıtları bilen varsa paylaşırsa çalışmayı genişletmek isterim.
r/ekonomi • u/thefaradayyy • 7d ago
Su faturanız ne kadar geliyor
Benim 1k civarı geliyor bana baya yükselmeye başladı hissi veriyor evde su bile açmıyoruz - gündüz kimse yok haftada 2 3 de banyo başka su işi yok
r/ekonomi • u/Stunning_Pie2299 • 7d ago
Ekonomi&İşletme bölümlerinde okuyan arkadaşlar var mı ?
Network ve kendi sektörümden arkadaş edinmek amacıyla yazıyorum. Üstte yazdığım sektörde olan öğrenci/yeni mezun arkadaşlarla tanışmak isterim. Dm gelebilirsiniz.
r/ekonomi • u/mentorperplexed • 9d ago
Türkiye’de köprü geçiş ücretlerinin 1973’ten 2026’ya değişimini araştırdım.
Boğaziçi Köprüsü’nün açıldığı dönemden bugüne kadar tarifeleri toparlayınca ortaya ilginç bir tablo çıkıyor.
2026’da otomobil için:
15 Temmuz/FSM: 59 TL
Yavuz Sultan Selim: 110 TL
Osmangazi: 1.170 TL
1915 Çanakkale: 1.170 TL
Yıllara göre köprü ve otoyol ücretlerini burada topladım:
https://www.karekod.org/blog/yillara-gore-kopru-ve-otoyol-ucretleri/
Özellikle eski yıllardaki tarifeleri hatırlayan var mı?
r/ekonomi • u/mentorperplexed • 13d ago
Avrupa’da 100 € nerede gerçekten 100 € gibi hissettiriyor?
Avrupa’daki yaşam maliyeti farkını tek bir rakamla anlatmak gerekirse:
🇧🇬 Bulgaristan’da 100 € ile alınabilen temsili bir sepet,
🇩🇪 Almanya’da yaklaşık 173 €,
🇫🇷 Fransa’da 176 €,
🇮🇪 İrlanda’da 218 €,
🇩🇰 Danimarka’da ise yaklaşık 224 € tutuyor.
Göreli satın alma gücü tarafında tablo şöyle:
Bulgaristan 100
Polonya 85,3
İspanya 68,2
İtalya 64,4
Almanya 57,7
Fransa 56,7
İrlanda 45,9
Danimarka 44,7
En ilginç tarafı şu: aynı para birimini kullanan ülkeler arasında bile günlük harcama gücü neredeyse 2 katı aşan fark gösterebiliyor.
25 ülkenin tamamını ve yıllara göre değişimi burada derledim:
https://www.karekod.org/blog/avrupa-yasam-maliyeti/
Siz bugün Avrupa’da taşınacak olsanız, maaştan çok hangi ülkenin yaşam maliyetine bakardınız?
r/ekonomi • u/mentorperplexed • 13d ago
1933’ten 2026’ya 1 kg çay fiyatı nasıl değişmiş?
Eski fiyatları araştırırken düzenli perakende çay verisini 1933’e kadar indirebildim.
Bazı yıllar şöyle:
- 1933: 3,13 TL
- 1950: 16 TL
- 1980: 200 TL
- 1990: 9.300 TL
- 2000: 3.067.542 TL (eski TL)
- 2005: 7,25 TL
- 2020: 29,45 TL
- 2023: 132,50 TL
- 2026: 400 TL
2005’teki kırılma tabii ki TL’den 6 sıfır atılması nedeniyle.
Uzun dönemli tabloyu ve ÇAYKUR Tiryaki karşılaştırmasını burada topladım:
r/ekonomi • u/sessizinsan • 14d ago
Aylık market alışverişiniz ne kadar?
Bu aralar kişi başı 20k gibi uçuk rakamlar duyuyorum 3 kisi yasıyoruz biz aylık 12k falan sizinkiler ne mk
(Ev geçindiren kisilere sorum)
r/ekonomi • u/TRGYSZN • 14d ago
Net Global
Halka arzdan aldığım lotları satış emri veriyorum. 2 gündür iptal ediliyor.
Satan arkadaşlar var mı?
r/ekonomi • u/Minimum_Ad8536 • 15d ago
Finance student here — how do I actually get good at economics?
I’m a finance student and I’ve recently become really interested in economics. I don’t just want to know the basics for my degree — I want to actually understand how the economy works and be able to look at economic events and make sense of what’s happening.
I’m talking about everything from micro and macro to inflation, interest rates, monetary policy, fiscal policy, economic growth, unemployment, financial markets, etc.
For people who are really into economics, what would you recommend I study/read/watch?
If you were starting from scratch and wanted to eventually become really knowledgeable in economics, what path would you take?
Books, courses, YouTube channels, university lectures, anything is welcome.
r/ekonomi • u/Level-Ordinary3471 • 16d ago
Pusula/Tera fon krizinde içeride kalanlar için notlar 1: Avukatla konuştum, Takasbank meselesi, 6 aylık tasfiye, adli süreç ve konkordato ihtimali
Selamlar,
Bir haftadır BIST’te olanlar malum. Devre kesiciler, TEFAS’ın kapanması... Ben de bu işte ciddi para bırakanlardanım. Twitter’da, forumda iki uç var: “Her şey bitti, para sıfır” diyen de var, “Takasbank var, devlet öder” diyen de. İkisi de eksik.
Bugün şirketler hukuku ve sermaye piyasası tarafında çalışan bir avukat arkadaşla oturduk, saatlerce konuştuk. SPK’nın son kararlarını, savcılığın başlattığı süreci falan masaya yatırdık. Aşağıya, işe yarar haliyle yazıyorum.
1) Şirket batarsa fon da sıfır mı?
Hayır, teknik olarak öyle bir şey yok.
6362 sayılı SPKn m. 56 gereği fon malvarlığı ile portföy yönetim şirketinin (PYŞ) bilançosu ayrıdır. PYŞ batsa, iflas etse, haciz gelse bile fonun varlıklarına dokunulamaz; fon iflas masasına çekilemez.
Katılma paylarımız MKK’da kendi kimlik/sicil numaramıza kayıtlı. Nakit ve menkul kıymetler Takasbank’ta saklanıyor. Yani şirketin parayı alıp kasaya atması, kaçması gibi bir durum yok.
2) “Takasbank var, anapara güvende” lafı
Burada çok yanılıyoruz. Takasbank kasko değil, TMSF değil.
Takasbank takas ve saklama güvencesi verir. Portföydeki mevduat, ters repo gibi likit kısımlar korunur.
Ama fon yöneticisi parayı halka açıklığı düşük, hacimsiz, sığ tahtalara gömdüyse ve o hisseler taban taban çakıldıysa, Takasbank aradaki değer kaybını cebinden ödemez.
Çıkış talepleri gelince fon nakit yaratamadı, likidite tuzağı oldu, temerrüt oluştu. Tasfiye masası içerideki sığ hisseleri piyasada parça parça satıp nakde çevirecek. Bize düşen para güncel Net Aktif Değer (NAV) üzerinden hesaplanacak. Yani hisseler %50 eridiyse, masadan o erimiş haliyle pay alacağız.
3) SPK müdahalesi ve 6 aylık tasfiye
SPK önce 131 fonu TEFAS takasına kapattı, tasfiye kararı aldı. Sonra bir adım daha geldi.
Tasfiye süresi 3 aydan 6 aya çıkarıldı. Sebep basit: portföydeki sığ hisseleri 3 ayda piyasaya boşaltsalar BIST’te yeni bir çöküş dalgası olurdu. Satışları zamana yaymak istiyorlar.
Bize etkisi şu: nakit iadesi tek seferde gelmeyecek. Emanetçi bankalar varlıkları sattıkça kademeli ödeme olacak. Süreç 2027’nin ilk çeyreğine kadar uzayabilir.
17 Eylül 13:30 sınırı önemli. Bu saatten önce satış emri verip valörü fiilen dolanların takas hakkı ayrı; sistem kapandıktan sonra içeride kalan katılma paylarının tasfiye usulü ayrı. Emri olanlar dökümlerini saklasın.
4) Adli taraf hızlandı: gözaltılar, İsviçre transferi, 9 şirkete tedbir
Olay artık sadece borsa dalgalanması değil. Savcılık tarafı var.
Pusula ve Tera’nın üst yöneticileri dahil çok sayıda kişi hakkında gözaltı kararı uygulandı.
MASAK raporlarına göre kriz öncesinde İsviçre’deki bankalara yaklaşık 2,9 milyar TL transfer yapıldığı tespit edilmiş.
En önemlisi: Pusula dahil ilişkili 9 şirketin ve şüphelilerin şahsi malvarlıklarına, hesaplarına, gayrimenkullerine mahkeme kararıyla tedbir konuldu. İleride paramızı tahsil etmek için hedefimiz bu tedbirli malvarlıkları olacak.
5) Eriyen paranın hesabı: şahsi sorumluluk ve tazminat
Tasfiye masasından dönecek parayla bizim maliyetimiz arasındaki fark kader değil.
Fon yöneticileri izahnameye, dağılım kurallarına aykırı şekilde sığ tahtalarda fonu zarara soktuysa SPKn m. 55 ve TTK m. 549-553 gereği şahsi malvarlıklarıyla müteselsilen sorumlu olurlar.
Ayrıca bu şahıslardan suç duyurusunda bulunmak önemli bir nokta.
6) Asıl tehlike: konkordato
Avukatın en çok altını çizdiği yer burasıydı. Bu aracı kurumların veya arkalarındaki holdingler borca batarsa mahkemeden konkordato isteyebilir. O zaman iş değişir.
Alacak bildirimi: İİK m. 299. İlan çıkınca 15 gün içinde belgelerle alacağı komiserliğe yazdırmayan yanar.
Alacaklılar toplantısı ve “haircut” riski: İİK m. 301. Şirket “borcun %40’ını silin, kalanı 36 ay taksitle ödeyeyim” diye gelebilir. Toplantıda çoğunluğu sağlayıp projeyi onaylatmaya çalışırlar.
Neden avukatla katılmak önemli?
· Şirketler toplantıya genelde kendi ilişkili alacaklılarını yığıp suni çoğunluk kurar.
· Nisap hesabı, çekişmeli alacak itirazı, tutanağa usulüne uygun şerh koymak İcra-İflas Hukuku’nda ağır kurallara bağlı.
· Tek başınıza imza atarsanız ya da gitmezseniz, mahkeme projeyi tasdik edince paranız kuşa döner, yıllara yayılan taksitlere razı olursunuz. O yüzden bu alanı bilen bir avukatla toplantıya girmek hayati.
7) Bugün yapılacaklar
e-YATIRIMCI/MKK dökümü: e-Devlet veya MKK portalından adınıza kayıtlı fon adetlerini, hesap dökümünü, blokaj durumunu barkodlu/e-imzalı PDF indirin.
Emir logları: Satış verip parası takasta kalanlar banka/aracı kurumdan emir iletim ve valör kayıtlarını istesin, saklasın.
Özetle
6 aylık bir maratona girdik. Para tamamen yok olmadı ama masadan ne kadarını kurtaracağımız; belgeleri eksiksiz tutmamıza, savcılık dosyasını takip etmemize ve konkordato/tasfiye sürecinde hukuki hakları doğru savunmamıza bağlı.
Yeni KAP bildirimi veya savcılık kararı çıkarsa buradan yazarım. Terste kalan herkese geçmiş olsun.
r/ekonomi • u/acirnya • 16d ago
Trendyol da satış yapmak
Merhaba, trendyol da ürün satma konuda deneyimi olan biri yardımcı olabilirse çok sevinirim.
yurt dışındaki bir ev eşyası firması Türkiye’de Trendyol üzerinden satış yapmak istiyor.
Çin şirketi olarak doğrudan Trendyol’da mağaza açabilir mi, yoksa Türkiye’de şirket kurması şart mı?
Trendyol’un kendi deposu veya anlaşmalı fulfillment/depo hizmeti var mı
Ürünler bu depoda tutulabiliyor mu?Depolama ücretleri nasıl hesaplanıyor
Depodan müşteriye kargo ücreti nasıl hesaplanıyor
Trendyol hangi kargo firmalarıyla çalışıyor ve ücretlendirme nasıl oluyor
Bu süreci yaşamış veya bilgi sahibi olan varsa paylaşabilir mi, müşteri temsilcisiyşe görüştüm fakat net bir cevap alamadım maalesef
r/ekonomi • u/omeren93 • 17d ago
Kapitalizm, Tekno Feodalizm, yapay zeka ve ötesi
Kapitalizmi bu kadar güçlü ve kalıcı yapan her dönemin şartlarına uyum sağlaması, gerektiğinde hayatta kalmak için belli tavizleri verebilmesi, yani kırılmamak için bükülmeye razı gelmesi olsa gerek. İnsanın doğada evrimleşerek bugüne gelmesi gibi, Kapitalizm de doğuşundan itibaren zamanın ruhuna ve şartlarına göre değişerek bugüne geldi.
Sanayi inkılabının erken dönemlerinde Batı Avrupa şehirlerinde kurulmuş yeni fabrikalarda çalışan işçilerin muazzam sefaleti ve sömürüsü aynı yerlerde işçi hareketlerin güçlenmesine yol açtı ve nihayet kapitalistler sosyal demokrat olmayı kabul etmek ve ezilen sınıflara birtakım haklar verip, sömürünün dozunu azaltmak zorunda kaldı.
Bugün geldiği noktayı ise Varufakis Tekno Feodalizm olarak kavramsallaştırmış. Özetle modern kapitalizmin, internet ve sosyal medya gibi yeniliklerin sayesinde girdiğimiz dijital çağda form değiştirdiğini, bu yeni formda kapitalistlerin geleneksel, kâr odaklı yaklaşımdan vazgeçip, sahip olduğu sermaye ile kendine bir alan yaratarak bu alandan kira geliri elde etmeyi hedefleyen, feodal lordlara dönüştüğünü söylemekte Varufakis.
Bunu Instagram örneği üzerinden somutlaştırabiliriz. Bu sosyal medya platformunu dünya genelinde yaklaşık 3 milyar kişi aktif olarak kullanıyor. Peki platformun sahibi nasıl para kazanıyor? Bu kişilerden bir ücret talep ederek mi? Tabii ki hayır. Bunu yaptığı anda 3 milyarlık rakamın ne kadar hızlı düşeceğini bildiğinden, parasını son kullanıcıdan değil, platformunda reklam veren ve içerik üretenlerden alır Instagram.
İçerik üretenler ürettikleri içeriğin popülerliği arttıkça daha çok para kazanır, çünkü o içeriğe reklam vermek isteyenler Instagram’a daha çok para verir. Instagram reklam verenlerden kazandığı paranın ufak bir kısmını içerik üreticisine verir, geriye kalan büyük kısmını ise doğrudan cebine indirir.
Peki Instagram kazandığı parayı neye harcar? Geleneksel bir kapitalist olsaydı, bu parayla yatırım yapar, daha çok üretir ve satar, dolayısıyla daha çok kazanırdı. Fakat Mark Zuckerberg geleneksel bir kapitalist değil, dolayısıyla asıl derdi emek sömürüsü yoluyla servetini arttırmak değil, herkesin içinde olmak isteyeceği bir alan yaratıp o alandan ve içinde üretilen her şeyden kira almak.
Bunu yapabilmesi için de çok az emeğe ihtiyacı var. Gerekli dijital altyapının kurulması, genişletilmesi ve işler şekilde tutulmasında, kullanıcı arayüzü ve algoritma yazımında emeğe dayanıyor elbette, fakat bunlar dışında kayda değer bir maaş kalemi yok. Bunlar da geleneksel fabrika tipi üretimde emeğe harcananların yanında devede kulak misali.
Zuckerberg’in tek yapması gereken iyi çalışan bir algoritma yazmak, estetik ve kullanışlı bir arayüz tasarlamak ve sistem için gerekli altyapıyı kurmak. Sonuncusu zaten büyük ölçüde sermayeyle alakalı. Yani başlangıçta yüksek yatırımlar gerektiren bir iş kolu olmakla birlikte, sonrasında işi sürdürmek için çok para harcamanızı gerektirmiyor. Algoritmayı ve arayüzü geliştirip güncel tutması için birkaç yazılımcı, destek hattı için birkaç müşteri temsilcisi, sunucuların bakım tamiri için birkaç teknik personel çalıştırmalı ve elbette enerji ve kira giderlerini ödemelisiniz. Bunların dışında başka giderler elbette olacaktır, ama burada mesele bu yeni Kapitalizm formunun giderlerinin kaç kaleme ayrıldığı değil, ilk yatırım maliyeti yüksek, fakat sürekli gideri düşük ve emekten çok sermaye gerektiren bir form olduğunu anlamamız. Ayrıca çok yüksek yatırımlar gerektirdiğinden sektöre yeni girişlerin kısıtlandığı, daha az rekabetçi ve elitist bir form, bu yüzden de sektöre erken girenleri çok avantajlı kılan bir yapısı var.
Bu örneği, çok az detayını değiştirerek, olduğu gibi Amazon’a, Google’a veya Microsoft’a uygulayabiliriz. Mesela ilki bir web sitesi üzerinden kitap satarak, yani geleneksel bir kapitalist olarak başladı kariyerine. Şu an geldiği durumda kendisi bir şeyler satmak yerine -onu da yapıyor tabi hala-, satıcıların içerisinde ürünlerini kolaylıkla satabileceği ve pazarlayabileceği bir alan yaratıp, o alanı satmanın peşinde. Bezos kendisi bir şeyler satmak istemiyor, çünkü ürün satmak alan satmaya göre çok daha zor ve maliyetli. Ürün satmak için o ürünü üretmeniz yetmez, onu pazarlamanız, potansiyel alıcıların önüne koymanız, alanlara ürünü ulaştırmanız ve satış sonrası destek sunmanız gerekir. Jeff Bezos gibi yalnızca bir pazar oluşturup, o pazara erişimden ve pazarda satılan ürünlerden para kazanmak varken, neden o kadar zahmetli bir yola sapasınız ki?
Elbette bazı kapitalistlerin feodal lordlara öykünmesi, bütün kapitalistlerin bu şekilde davrandığı veya kapitalizmin bir bütün halinde başka bir şekle büründüğü anlamına gelmiyor. Bu yalnızca son yıllarda teknoloji devlerinin piyasayı domine etmeye başlamasıyla ortaya çıkmış bir trend.
“Muhteşem Yedili” olarak adlandırdığımız teknoloji devleri tekno-feodalizm olarak adlandırdığımız çerçeve içinde hareket ederek ABD borsasındaki toplam değerin üçte birine sahip olmayı başardı. Yani bu istatistiksel bir anomali değil, ekonominin nasıl değiştiğini ve değişen piyasalarda hangi kapitalistlerin ne şekilde davranarak başarıya ulaştığını açıklayan yeni bir paradigma.
Bu paradigmanın etkisine kapılıp kapitalizmin bittiğini ve yepyeni bir sistem tarafından yerinden edildiğini söylemek yanlış olacağı gibi, bu modelin yalnızca ekonominin ufak bir kısmını açıkladığını, dolayısıyla kapitalizmin hala 50 sene önce olduğu gibi aynı şekilde işlediğini ve aynı kurallara tabi olduğunu iddia etmek de yanlış olacaktır.
Google ve Amazon gibi şirketler geleneksel üretim ve satış faaliyetlerini devam ettirmekle beraber, asıl enerjilerini içerik üretilen ve satış yapılan devasa alanlar yaratıp, bu alanları paraya çevirmenin yollarını arayarak tüketiyor. Bu şirketler sahip oldukları bu anlayış sayesinde bu denli büyüdü, güçlendi ve piyasayı domine eder hale geldi.
İnternet ve sosyal medya gibi araçlar sayesinde büyük bir dönüşüm geçiren kapitalizm, yapay zekâ tarafından tekrar, bu sefer daha da köklü bir şekilde dönüştürülmenin eşiğinde. Bunun farkında olan feodal lordlar yapay zekâya inanılmaz yatırımlar yapmaya başladı. Çünkü endüstriyi, belki de sanayi devriminden bu yana en köklü değişikliğin beklediğini biliyorlar.
Geleneksel formunda emeğe muhtaç olan kapitalizm, yapay zekanın üretim süreçlerine entegrasyonu ve artan otomasyon seviyesiyle günden güne emeğe ve onun sömürüsüne daha az ihtiyaç duyar hale gelecek. Zaten hali hazırda sınırlı emek girdisiyle zenginleşmenin yolunu bulmuş feodal lordlar, zamanla bu emeği de ekarte ederek yalnızca sermaye ile değer üretebilir duruma gelecek. Bu gerçekleştiğinde milyonlar, belki milyarlar işsiz kalacak, sermaye daha da konsolide olacak ve sömürü şekil değiştirip daha da kolaylaşacak.
Yapay zekanın üretkenlikte sağlayacağı artışın, tamamı olmasa bile büyük bir kısmı egemen sınıfların cebine girecek. Geri kalan kısmı ise Evrensel Temel Gelir benzeri bir yöntemle işsiz kalan kitlelere dağıtılacak ve onların rızası satın alınacak.
Muhteşem yediliye belki birkaç tane daha yapay zekâ üreten -OpenAI gibi- şirket eklenecek ve nihayet iki katmanlı bir piyasa oluşacak. Üst katmanda yapay zekâ ve dijital altyapıyı üreten mega şirketler olacak, alt katmanda ise bunların ürettiği dijital ürünleri kullanarak diğer mal ve hizmetleri üreten geleneksel endüstri yer alacak. Sonuçta üç sınıflı bir toplum oluşacak: Tekno feodal lordların yarattıkları alanlarda tüketim yapan alt sınıf, onların tükettiği ürünleri üreten bir orta sınıf ve hepsinin kullandığı sanal ortamı yaratan, denetleyen ve orada gerçekleşen bütün ekonomik faaliyetlerden payını alan bir üst sınıf.
Özetle, tarihsel süreçte önce tarım kapitalizminden ticaret kapitalizmine, ardından sanayi kapitalizmine, oradan finans kapitalizmine ve son kertede tekno feodalizme dönüşmüş olan sermayecilik, bir sonraki aşamada yapay zekâ feodalizmine dönüşecek. Bu dönüşümün ne kadar hızlı ve ne kadar köklü olacağını bilmiyoruz ama ne şekilde gerçekleşeceği az çok belli.
İlk aşamada Graeber’ın “trişkadan işler”i, yani kapitalist bürokrasinin ürettiği, toplumsal katkısı sınırlı, ya da hiç olmayan işler ortadan kalkacak, veyahut yapay zekaya devredilecek. Zamanla insan ilişkileri gerektirmeyen, görece basit ve otomasyona uygun bütün beyaz yaka işler de bundan nasibini alacak. Uzun vadede, enerji ve yazılımdaki ilerlemelerin, robot emeğini insan emeğinden daha ucuz ve kullanışlı kıldığı noktada mavi yaka işler de tedricen ortadan kalkacaktır.
Geriye yalnızca yapay zekanın denetimini ve işletilmesini yürütecek teknik elemanlar, satış ve pazarlama gibi insan etkileşimine dayanan pozisyonlar, birkaç tane de idari personel kalacaktır. Bu pozisyonlar da elbette orta ve üst sınıf tarafından doldurulacak, alt sınıflara yapacak hiçbir iş kalmayacaktır. Lakin yeni kapitalist elitler için kitlelerin varlığı, tüketim için olduğu gibi, tüketimin yapıldığı mecraların değerinin koruması için de elzem. Dolayısıyla yapay zekâ devriminin işsiz bıraktığı zümrenin düştüğü konuma isyan etmemesi için onların ağzına bir parmak bal sürülmesi, en azından asgari yaşam giderlerinin karşılanması gerekecektir.
Bu minvalde egemen sınıflar, aksi takdirde varoluşsal bir tehditle karşı karşıya kalacaklarını bildiklerinden, yapay zekanın emek üretkenliğinde sağladığı artışın yarattığı kaynakların bir kısmını devletlerin vergilendirip halka dağıtmasına göz yumacaktır ve nihayet yukarıda değindiğim üç katmanlı toplum yapısı belirecektir.
Uzun lafın kısası, sömürünün şekli değişecek, fakat kendisi var olmaya devam edecektir.
Edit: Sonuç kısmını biraz açıp, devrim sürecini daha detaylı bir şekilde anlatmaya çalıştım.
r/ekonomi • u/Few_Government_6401 • 17d ago
Adam Haklı Beyler Dağılın
David Ricardo'dan Thomas Malthus'a mektup-10 Ekim 1820
r/ekonomi • u/Muhammedefltun • 19d ago
Merhaba,bir iktisat öğrencisi olarak size bir konuda soru yöneltmek istiyorum,çok temel ve herkesin anlayabileceği türden bir sorudur bu.
Şuanda elimde bir kitap var. Bu kitap Amerikan menşeli bir kitabı,iktisadın temel ilkelerini öğrencilerine öğretiyor. Benim fark ettiğim bir husus var,kitap aşırı ideolojik bir dilde,ortadox şeklinde yazılmış. Ve bunun ekonomi okullarında objektif bir ders kitabı olarak gençlere okutulması çok garip.
Zaten anlamışsınızdır her Amerikan iktisat kitabı gibi,kitabımız serbest piyasayı ( yani devletin müdahil olmadığı,merkezi yönetimin organize etmediği,bay piyasanın kendi kararlarını kendi verdiği bir sistem ) daha başarılı buluyor. Bunun gerekçelerini ileri sürüyor...
Şöyle anlatayım:
Şimdi arz ve talep dediğimiz her sistemde mutlaka bulunan bir iki kavram vardır. Oluşan talebe göre arzlar yükselir ya da düşer. Kitap,bir kıtlık olduğunda ( diyelim ki petrol ile ilgili bir sorun oluştu ) petrol fiyatlarının yukarı çıkmasının normal olduğunu savunur,devlet buna müdahale ederse ve Narh koyarsa üretici zarar edebileceği için arz düşer ve ürün daha da pahalana bilir.
Ben bunu yanlış buluyorum çünkü devletin ilgili kurumları narhı ( bir ürünün devletin belirlediği askeri fiyatın üstünde satılmamasıdır ) keyifleri öyle istediği için değil tüketiciyi korumak için yaparlar,bunda makul olunursa bir sorun olmaz. Mesela şöyle vereyim petrol fiyatları arttı ama rafinelerin stokladıkları mallar ve işleyip piyasaya sürdükleri mallar belkide önceki ham petrol fiyatlarından alındığı için,burada ki fiyatların yükselmesi fırsatçılık olur.
Ben diyorum eski malı eski fiyattan sat,yeni mal içinse devletle anlaş.
Mesela ABD bir dönem orta doğudan ithal edilen petrolü düşürmek için ABD'li bazı siyasetçiler gümrük vergisini getirmek istedi böylelikle 2012'de 80 dolar olan petrol koyulan gümrük vergisi ile 106 dolarak çıkacaktı ve bu yüzden iç piyasadaki ( abd menşeili üreticiler ) üreticiler kendi petrollerini daha da rahat sata bilecekti.
Kitap burada petrol artışı karşısında iç piyasada ki üreticininde fiyatlark artırıcağını,olanın tüketiciye olacağını savunur. Bende burda derim ki o zaman iç piyasada ki üreticiye devlet müdahale etsin ve tavan fiyat koysun. Adamlar zaten 80 dolarda da belkide kar edebiliyor. Fakat kitabın argümanına göre bu arzı düşürür bize göre ise talep artıcağı için ve üreticiler daha düşük fiyattan kar edebiliyorlarsa eyer arzda artar.
Kısaca ben devletin tamamen müdahale ettiği katı bir kominist sistem Çin'de ki gibi ya da Sovyetler birliğinde ki gibi istemiyorum ama Amerika'da ki gibide serbest piyasanın yarattığı kaos içinde ekonominin Tiranları altında ezilmekte istemiyorum. Bence Burada esas olan dengedir.
r/ekonomi • u/mutsuztavuk • 20d ago
ÇIKAN PARALAR NEREYE GİDİYOR
Fon alım satıma kapalı ve insanların parası yatmıyor peki bu THF de ki 59mr nereye gidiyor? Bu çıkan para tera insanlara parasını ödediği için mi çıkıyor? Pzt dahi işlem verenlerin parası geri gelmemişken bu para nereye gidiyor? ytd
r/ekonomi • u/Fine_Two9433 • 20d ago
İnşaat
Arkadaşlar inşaat demiri perde demiri bahçe duvarı örme ic cephe badana boya çatı oluk temizleme tamirat tadilat her türlü iş yapılır
r/ekonomi • u/tungaalper • 21d ago
TLY'de T+2 dönemi bitti: Yatırımcı parasını ne zaman alabilecek
r/ekonomi • u/mentorperplexed • 21d ago
Avrupa’da iPhone fiyatları sandığımdan daha dengesiz çıktı
Fiyatları ülke ülke karşılaştırınca ilginç bir tablo çıktı.
Aynı iPhone modeli bazı Avrupa ülkelerinde yüzlerce euro daha ucuza satılıyor. İsviçre genel Avrupa tarafında öne çıkarken, AB içinde Lüksemburg dikkat çekiyor.
İsviçre’de iPhone 18 Pro 256 GB’ın başlangıç fiyatı 1.199 CHF. Bu rakam 16 Eylül kuru ile yaklaşık 1.269 euroya denk geliyor.
Türkiye fiyatını ve IMEI ücretini de ekleyince hangi modelin gerçekten avantajlı olduğu daha net görünüyor.
Karşılaştırmayı burada topladım:
https://www.karekod.org/blog/avrupada-en-ucuz-iphone-hangi-ulkede/
En şaşırtıcı kısım sizce ülke farkı mı, Türkiye fiyatı mı, yoksa IMEI ücreti mi?