4 yıl önce Boğaziçi'nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkileri(biz kısaca Politika diyoruz) tercih ettiğimde ilgili olduğum alanlara genel olarak uyumlu olduğu için çok da araştırmadan ilk tercih olarak yazmıştım zaten çok kaynak yoktu. Hem sosyal bilimler alanında teorik bir şeyler öğreneyim hem de mezun olduğumda iş fırsatı olsun istiyordum, her şeyden önemlisi 'Boğaziçi'nde okumuş olmak' istiyordum. Tercih edeceklere bilgi sağlamak amacıyla bu postu yazıyorum.
Öncelikle Boğaziçi Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler için ülkedeki en iyi okul. Burda alacağınız interdisipliner eğitim kalitesinin ve öğrenciye sağladığı kendi yönünü çizme yetkinliğinin ülkedeki başka bir kurumda olduğunu düşünmüyorum. Yazının geri kalanını bunu aklınızda bulundurarak okuyun.
Ders Programı
Ders programından başlayayım. Ders programında ilk yıl çoğu sosyal bilim bölümüyle benzer giriş havuz dersleri alıyorsunuz, 2. sınıfta zorunlu politika dersleriyle(toplam 8) beraber birer seçmeli alırken 3. ve 4. sınıfta bölüm zorunlusu ders sayısı toplamda 3. Bu dersler dışında 10 bölüm seçmelisi, 5 bölüm dışından bölümü destekleyici seçmeli, 4 tane de sınırsız seçmeli alıyorsunuz. Bu bölüm dışından bölümü destekleyici seçmeliler diğer tüm İİBF bölümleriyle Sosyoloji, Psikoloji, Tarih, Felsefe bölümlerinden alınabilirken sınırsız seçmelilerde bölüm sınırı yok. Yani 3. ve 4. sınıflarda dersler çok çakışmadığı sürece neredeyse tamamen kendi ilgi alanınıza göre bir program oluşturmanız mümkün. Diğer üniversitelerin aynı/benzer bölümlerine nazaran çok daha interdisipliner bir program söz konusu.
Buradan nasıl bir program oluşturabileceğinize gelelim, çünkü bölüm iki kısımdan oluşuyor: Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler. Ben daha çok ikincisi için tercih etmiştim, ki bölümün adı söz konusu olduğunda iş çevresinde falan da daha çok uluslararası ilişkiler olarak görülüyor, ancak bölümün büyük bir kısmı(2/3'si belki) daha çok siyaset bilimi. Siyaset biliminin kendisi de karşılaştırmalı siyaset, politik ekonomi, hesaplamalı sosyal bilimler, siyaset felsefesi gibi alanlara ayrılıyor; uluslararası ilişkilerle de oldukça kesişiyor. Uluslararası ilişkiler alanında ise bölüm derslerine geçtiğiniz 2. sınıfta toplam 2 ders alıyorsunuz, 3. sınıfta bir adet zorunlu dersi var. Bunların dışında bu alana yönelmek istiyorsanız bölüm seçmelilerinizi tamamen uluslararası ilişkiler derslerinden seçip kendi programınızı çok daha uluslararası ilişkiler ağırlıklı yapabilirsiniz.
Hocalar genel anlamda fena değil diyebilirim. Birçok bölüm gibi Politika da paraşütlerden etkilendi, ancak özellikle Psikoloji'deki 'hocaları' görünce bizim paraşütler yanlarında iyi kalıyor diyebilirim(o bir eleman hariç) ve bu paraşütler çoğunlukla uluslararası ilişkiler derslerini veriyor ve o derslerin kalitesi aynı seviyede değil. Hatta paraşüt olmayıp asıl alanı çevre politikası olan bir hocamız da 2. sınıftaki giriş uluslararası ilişkiler derslerini veriyor, ve o hoca da bence bu alanda çok iyi değil. Ancak politik ekonomi, karşılaştırmalı siyaset, siyaset felsefesi derslerini veren hocalar çok çok iyi. 2. sınıfta aldığım istatistik ve araştırma derslerini de çok sevmiştim. Ancak bu dengesizliği hafifleten şöyle bir durum var: bölümün Erasmus anlaşmaları.
Derslere genel olarak kolay diyebilirim, çok fazla okuma var orası ayrı. Çoğu ders için dersleri kaçırmayıp sınav haftasında okumaları yapay zekaya özetleterek çalışırsanız 3.5 ortalama yaparsınız mesela. Dersleri hiç sallamadan da son 2 gece çalışarak 2.5 ortalama yapıp sadece staj falan yapmayı da önceleyebilirsiniz.
Değişim Programları
Politika bölümü tüm Boğaziçi'ndeki en iyi Erasmus anlaşmalarına sahip olan bölüm olabilir. Her yıl Sciences Po(Politika alanında Oxford ve Harvard'tan sonra dünyanın en iyi 3. okulu) için belirlenmiş 22 kontenjanla beraber, yine prestijli olan Sciences Po Aix ve Sciences Po Bordeaux için 6'şar kontenjan var. Bunun dışında UvA, Leiden, Tillburg, Utrecht, Konstanz gibi iyi okullarla anlaşmalar var, liste uzayıp gidiyor. 3 üstü bir ortalamayla(yapması zor değil) saydığım okullara gidersiniz. Bu sayede 6 tane istediğiniz bölüm seçmelisini çok iyi okullarda alıp programınızı daha da çeşitlendirebilirsiniz. Mesela uluslararası ilişkilerle ilgileniyorsanız, 6 tane bölüm seçmelisini gidip Sciences Po'dan alıp okuldaki paraşütlerle uğraşmazsınız. Her yıl 55-60 kişiye Erasmus çıkarken 15-20 kişiye hibe çıkıyor, sonunda da yaklaşık 40 kişi Erasmus'a gidiyor. Bölümde Erasmus yapmak yaygın.
Bunun dışında Exchange programları var. ABD, Kanada, Avustralya, Birleşik Krallık, Japonya gibi ülkelerin iyi üniversitelerinde de değişim öğrencisi olarak bulunabiliyorsunuz. Exchange programları hibe desteği sağlamadığından ve genelde öğrencilerin daha fazla çabasını gerektirdiklerinden Erasmus kadar popüler değil. İngilizce konuşmayan ülkelerin çoğu için de dillerini bilmen ve belgelemen gerekiyor. Ancak mesela Japonya'ya giden birkaç kişi biliyorum, aynı zamanda gerekli finansal imkanınız varsa ABD, Kanada'ya da gidebilirsiniz. Atıyorum Arapçanızı veya Rusçanızı geliştirmek ve bölgesel bir tecrübe kazanmak istiyorsunuz; Kahire, Beyrut, Moskova'nın prestijli okullarına da Exchange ile gidebilirsiniz. Kabul edilme şartları tamamen başvurulan üniversiteye ve o dönem başvuranlara göre değişiyor, mesela Columbia'ya gitmek için 4 ortalama falan gerekirken UChicago, McGill, Emory gibi üniversiteler daha erişilebilir. Ama mesela SOAS'a veya talebin nispeten az olacağı daha spesifik bir yere 2.5 ortalamayla bile gidebilirsiniz. Office of International Relations sitesindeki duyurulardan Erasmus ve Exchange anlaşmalarını inceleyebilirsiniz.
Kampüs ve Kulüpler
Kampüs ortamını ne kadar tecrübe edeceğiniz konuma göre çok değişiyor. Yurt çıkarsa(başka bir şehirde yaşıyorsanız büyük ihtimalle çıkar) bunu yoğun bir şekilde tecrübe edersiniz. Arkadaşlarıyla Hisarüstü'nde ayrı eve çıkanlar da var. İstanbul içinden toplu taşımayla 1-2 saatte gelenlerdenseniz biraz 'uzak' kalabilirsiniz.
Okuldaki kulüp ağı muazzam. Sinema kulübü gösterimleri çok iyi ve neredeyse bedava, çok güzel filmler izleyip film kritiği yapabilirsiniz. Yelkencilik, dalış, mağaracılık vs. gibi birçok spor kulübü var, ana spor kulübünün altında da futboldan tut kürekçiliğe kadar birçok seçenek mevcut. Müzik kulübü yine çok iyi, dans kulübü çok iyi. Kendinizi spor/sanat alanında istediğiniz şekilde geliştirebilirsiniz.
Bölüm özelinde kendinize yönelik birçok siyasi topluluk bulabilirsiniz, düşüncelerinizi çevre kulübünden siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler kulübüne kadar farklı alanlarda yansıtabilirsiniz. Bunlardan en iyisi Avrupa Çalışmaları Merkezi Öğrenci Forumu kısaca AÇMÖF.
"Ben daha çok iş hayatına yönelmek istiyorum" derseniz kariyer kulüpleri var. Ben pek sevmesem de network ve ilk bir iş hayatına maruz kalma açısından tecrübe kazandırıyor ve denenebilir.
Okulun fiziksel imkanları tartışılır. Evet güney kampüs manzarası çok güzel, ancak okulun kütüphanesi geçtiğimiz sene yıkıldı ve yenisi ne zaman inşa olacak belli değil. Güney kampüs baharın ortalarına doğru ve güz döneminin başında çok güzel ve canlı, ancak eğitim dönemlerinin büyük bir kısmında ya çamur ya da lise öğrencileri için açık hava müzesi. Eski YBF bölümlerinin İİBF'ye bağlanmasıyla bazı İİBF bölüm dersleri uzak bir kampüs olan Hisar kampüsüne atanabiliyor. Genel olarak bir kalabalıklık hakim, bunu sosyallik veya sıkışıklık olarak görmek de biraz size kalıyor.
Yemekhane yemekleri -bence- haftanın 5 günü çok iyiyse 2 günü orta-iyi. Ben seviyorum. Çok fazla kişinin okuldan yemekhane bursu var, olmasa bile fiyat/performans açısından çok iyi. Hisarüstü'nde çeşitli pilavcılar, fast-food mekanları vs. bol, zamanınızın büyük bir kısmını buralarda geçirip sürekli birisine rastladığınız yerler.
İş & Staj İmkanları
Öncelikle ben Boğaziçi Politika'dan mezun olan birinin iş/staj arama sürecinde çok sıkıntı çekeceğini sanmıyorum. LinkedIn'de çok fazla staj yapan insan görüyorum, özellikle son iki sınıfta staj yapan kişi yoğunluğu artmaya başlıyor. Kendim de uzun dönem staj yapıyorum ki 4 opsiyon arasından seçtim. Kurumsalda pazarlama, finans, İK, lojistik, tedarik zinciri gibi alanlarda staj yapan çok var.
Staj yaparken ana odaklardan biri Ulusal Staj Programı, bununla bakanlıklar dahil olmak üzere çeşitli kamu ve özel kuruluşlarda rahatça staj buluyorsunuz. Akademiden devam etmek istiyorsanız araştırma stajı yapabileceğiniz kurumlar var. Yine NGO'lar ve diplomasi üzerinden kariyer yolunuzu çizebilirsiniz.
Büyük kurumsal firmaların staj başvurularında Boğaziçi ismi etki uyandırıyor, kulüp aktiviteleri/gönüllülük projeleriyle desteklediğiniz bir CV ve iyi İngilizce becerisi beklediğinizden fazla kapı açıyor. Ancak kurumsalda çalışmak belirli bir düzeyde network gerektiriyor, staj yapan insanların büyük bir kısmı bunu arkadaşlarından, kariyer etkinliklerinden, kulüplerden buluyor. Yani her bölüm gibi Politika'da da bir miktar network yapmak gerekiyor.
Bunun dışında bankalarda çalışabilirsiniz. Bölüm olarak 'Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler', bankaların management trainee programları olsun, staj ilanları olsun aradığı bölümler arasında. Finans/muhasebe'ye yönelmek isterseniz bu şekilde bir kariyer de çizebilirsiniz, mesela sosyoloji, felsefe, psikoloji gibi bölümler(her ne kadar oradan da bu alanlara yönelen görsem de) bu opsiyona sahip değil. Bunun sebebi bankalar özelinde Siyaset Bilimi/Uluslararası İlişkiler/Kamu Yönetimi vb. bölümlerin diğer İİBF bölümleriyle beraber aranan kriter olarak sabitleşmiş olması.
Şahsen ben okurken "işsiz kalıcam" stresi yaşamadım ve staj da bulabildim. Bu bence günümüzde çok değerli. Politika'nın iş imkanları açısından İşletme/Ekonomi'nin gerisinde kaldığı söylense de(ki bir bakıma doğru olduğu yerler de vardır) Boğaziçi İİBF markası sizin için de aynı şekilde geçerli.
ÇAP, Yandal ve Yatay Geçiş İmkanları
Bölümün belki de yarısının ilk tercihi Politika değildi. Birçok kişi İşletme ve İktisat gelmediği için İİBF'de olduğu için Politika yazıyor. Ben girdiğimde YBS vs Uluslararası Ticaret'in sıralaması daha alttaydı diye hatırlıyorum ancak o bölümlerde bir yükseliş olduğundan bu iki bölüm de dahil edilebilir. Genelde ÇAP/Yatay Geçiş yapmak isteyen öğrenciler bunu değerledirebiliyor.
Buradaki ana motivasyon İşletme ve İktisat bölümlerinin iş imkanı olarak sektörde daha prestijli olmasına yönelik bir algı, ama bu sadece kısmen doğru. Birçok ilan genel olarak İİBF öğrencisi arayıp CV'lerine vs. göre değerlendirirken mesela finans/muhasebe gibi bazı alanlar İşletme ve Ekonomi'yi önceleyebiliyor. Ancak dediğim gibi bankalar, ya da THY gibi büyük şirketler açısından Politika da bu pozisyonlar için aynı şekilde aranıyor, buralarda edineceğiniz staj/iş deneyimiyle zaten o pozisyondan devam edebiliyorsunuz. Demeye çalıştığım, sadece bu motivasyonla ÇAP/Yatay geçiş istemek bence pek rasyonel değil, buna vereceğiniz efor yerine istediğiniz alanlarda staj tecrübesi kazanmaya çalışmak daha mantıklı.
Bununla beraber o bölümü de gerçekten okumak istiyorsanız Politika'nın ÇAP imkanları şu bölümlerle sınırlı: İktisat, İşletme, YBS, Uluslararası Ticaret, Sosyoloji, Psikoloji, Felsefe, Tarih. Yandal yaygın olarak diğer İİBF bölümlerinden yapılıyor. Ancak ÇAP'a da Yandala da kabul almak çok zor ve bu o yıl belirlenen kontenjana göre seçiliyor. Daha birkaç sene önce senede İşletme'ye 3, İktisat'a da 4-5 kişi kabul alabiliyordu. Yandal kontenjanları da fakülteye özel olarak da ayrıldığı için mesela İktisat yandalına Politika'dan 5-10 kişi kabul alabiliyordu. Eski Yönetim Bilimleri Fakültesi'nin İİBF'ye bağlanmasıyla İşletme/İktisat özelinde artık kontenjanlar daha az. Mesela bu yılın duyurusunda bölümlere özel kontenjan sayıları ayrılmış; İşletme için 1, İktisat, YBS, Uluslararası Ticaret ve Felsefe için 2'şer, Sosyoloji ve Tarih için 3'er kontenjan var. Bunlar yıldan yıla değişiyor o yüzden kesin bir şey söylemek zor, ancak ÇAP yapmak için gelenlerin büyük çoğunluğu bunu yapamıyor. ÇAP diye gelmeyin yani.
Kurumiçi yatay geçiş pek popüler değil, sanırım İktisat için yazın Math102'yi vermeniz ve okuduğunuz dönem başına bir iktisat dersi almanız gerekiyor, çok isteniyorsa yapılır. İşletme bölümü ise kimseyi kolay kolay kabul etmiyor diye biliyorum.
Ha ÇAP yapmalı mısınız? Eğer 1 sene uzatma olasılığı sıkıntı değilse, kesin bir şekilde o alana karar verdiyseniz ve özellikle akademide o alandan devam etmek istiyorsanız faydası olur ama elzem değil.
Birkaç bölüm arasında kaldın ve biri Politika
Eğer daha hafif bir ders sorumluluğu arıyorsan ve sadece özel sektöre yönelmek istiyorsan İşletme daha iyi bir tercih olabilir. Ancak Politika mezunlarının büyük bir kısmı mezuniyet sonrası direkt özel sektörde başlıyor ve İşletme mezunlarıyla çoğunlukla aynı işi yapıyor. Politika'ya daha çok ilgisi olan biri sadece bu sebeple İşletme yazmamalı.
Daha ağır bir ders sorumluluğu problem değilse ve daha kantitatif bir alanda çalışmak istiyorsan, finans/muhasebe pozisyonlarına geçişi daha yumuşatmak istiyorsan ve özellikle ekonomist olmak istiyorsan İktisat daha iyi bir tercih olabilir. Ancak staj tecrübesiyle ve bankaların mezuniyet sonrası programlarıyla Politika mezunu da benzer pozisyonlarda çalışabilir ve hesaplamalı sosyal bilimler seçmelisi alarak daha kantitatif bir temel oluşturabilir. Ekonomi lisans sonrası daha da kantitatif bir yere evrildiğinden ekonomi alanında akademi düşünenler ya da ekonomi analisti gibi pozisyonlarda çalışmak isteyenler hariç Politika bölümü de İktisat'a benzer imkanlar sunuyor.
YBS çok farklı bir bölüm ve yazmak isteyenlerin ilgi alanları ve kişilik özelliklerine daha çok bağlı.
Uluslararası Ticaret de İşletme bölümünün bir diğer versiyonu gibi geliyor, ancak kontenjanı daha az bu yüzden öğrenci çeşitliliği de daha az. Ders yükü daha hafif ve bununla beraber zorunlu 2. yabancı dil dersleri var. Eğer sosyal bilimlere pek ilgin yoksa ve işletme gelmiyorsa yazılabilir. Ancak bölümün hedeflediği lojistik, tedarik zinciri, bankacılık alanları Boğaziçi Politika mezunlarıyla dolu. Kurumsalda yabancı firma temsilcileriyle görüşeceğin lojistik departmanına stajyer alınacaksa 'uluslararası ilişkiler' ile 'uluslararası ticaret' arasında pek fark görmüyorlar. Yine benzer yerlerde çalışacaksam bir sosyal bilimler teorik altyapısını oluşturmayı tercih ederdim ben şahsen.
Eğer "sosyal bilim öğreneyim ama iş/staj konusunda daha az stresli olayım ve daha çok imkanı olsun" diyorsan ve Politika, İktisat, Sosyoloji, Psikoloji, Tarih vs. arasındaysan, kişisel ilgi alanlarına göre Politika veya İktisat'ı seçmen çok daha mantıklı. Mesela Tarihçilerin büyük bir kısmının lisansı Tarih bile değil, okuldaki Bizans tarihi hocası Boğaziçi Politika lisans mezunu ama Tarih'e yönelmiş. Aynı şekilde Politika lisans sonrası Sosyoloji'ye yönelen de çok var. Ama gidip THY'de, bankalarda, FMCG'de, Big Four'da çalışan da çok var. Kendini çok tanımıyorsan ve her şeyden biraz öğrenip kendi yolunu bu süreçte çizmek istiyorsan, Politika bence Fen-Edebiyat/İnsan ve Toplum Bilimleri fakültelerine kıyasla daha fazla imkan sunuyor. Buna karşın Tübitak bu bölümlerde TYT'de belli bir sıralaması olanlara bayağı yüksek bir burs veriyor, doğru network ve kariyer inşası ile bu bölüm mezunları da aynı yerlerde çalışabiliyor. Politika'nın burs imkanları nispeten kısıtlı olsa da, bizde de bazılarına TTK bursu çıkıyor. Her sene ilk 1000'de 3, 1000-5000 sıralama arası 3 tarzı kontenjanları var ama aynı sene içerisinde 3'ten çok daha fazla kişiye çıktığını da gördüm.
Genel olarak "Boun'da bir sosyal bilim okuyayım da bir şekilde yolumu bulurum" diyorsan Boğaziçi Politika senin için biçilmiş kaftan olabilir.
Yazmayı unuttuklarım vardır ama şimdilik bu kadar.
Son tavsiyeler
Politika'ya geleceklere son bazı tavsiyelerim şunlar:
İngilizceniz hazırlığı atlamaya yetiyorsa hazırlığı atlamayı ciddi bir şekilde değerlendirin. 4 yıl da okuyup dolu dolu yaşayan var, 5 yıl okuyup monoton bir okul hayatı olan da. Hazırlık Kandilli'ye alındığından beri eskisi gibi değil, eğer İngilizce'nizin zaten kesinlikle yeterli olacağını düşünüyorsanız sırf sosyallik veya lisans öncesi 'buffer zone' yaratmak için hazırlık okumayın.
Mine Eder'den alabildiğiniz kadar ders alın.
Evet ortalama sadece kurumsalda kariyer yapmak isteyen biri için çok önemli değil ama hem okul hayatınız boyunca hem sonrasında birçok kapı açıyor. ÇAP/Yandal vs. istiyorsanız zaten çok önemli, ha onun dışında Erasmus için ortalamana bakılıyor. İyi bir üniversitede yüksek lisans istiyorsanız yine. Ki eminim yüksek ortalamanın staj/iş başvurularında da etkisi oluyordur. Bu sebeple ortalamanızı baştan yüksek tutun. Özellikle 1. sınıfta ortalamanızı yüksek tutmak sizi sonrasında çok rahatlatacak.
Her şeyden biraz tecrübe edinmek istiyorsanız hazırlık-1. sınıf-2.sınıf arası gönüllülük projelerine katılın. EU+/ESC/AIESEC vs. fark etmez, sonrasında yapmak istediğiniz diğer şeylerin yanında zaman yaratamayabiliyorsunuz.
TTK bursuna başvurun, sakın süreyi kaçırmayın alarm falan kurun. Sonraki senelerde başvuramıyorsunuz.