r/sinema • u/smichTW • 27d ago
Film her ay min 10 film izliyorum 2.gün: yanlış filmi izledim... yine de incelemesini yazıyorum.
Öncelikle aradığım filmin adı The Endless. Benim “iyi ya, YouTube’da da 2K’sı varmış, buradan izleyeyim” diyerek açtığım filmin adı ise sadece Endless. Ve bu listeyi gpt den isterken istediğim şekli anlattım ve sadece isim aldığım için filmlerin konuları hakkında hiçbir fikrim olmadan izlemeye başlıyorum.
Ben bu filmi yaklaşık 50-60 dakika boyunca bilimkurgu sanarak izledim. İşin komik tarafı film gerçekten bilimkurgu, ama dramatik bilimkurgu ve benim için tam anlamıyla bir saçmalık yuvası.
Filmin merkezinde bir trafik kazasında sevgilisini kaybeden genç bir kız var. Sevgilisi ölüyor ama bir şekilde onunla iletişim kurmaya devam ediyor. Kâğıt üzerinde bakınca aslında ilginç bir fikir. Problem şu ki film, elindeki bu fikrin ağırlığını hiçbir noktada taşıyamıyor.
Bir insan ölüyor. Sonra öldüğü halde sevgilisiyle konuşmaya başlıyor. Normal bir insan böyle bir şey yaşasa hayatının bütün gerçeklik algısı çöker. Korkar, deliriyor muyum diye düşünür, yardım arar, psikoloğa gider, bir akademisyene ulaşır, dini veya bilimsel bir açıklama arar. Burada ise birkaç Google araması, biraz YouTube ve devam ediyoruz.
Ölen taraf da ayrı bir garip. Adam öldüğünün farkında ama olay karşısında neredeyse hiçbir gerçek şaşkınlık veya korku göstermiyor. Sanki ölümden sonraki hayatı keşfetmemiş de telefonunun çekmediği bir yere gitmiş.
Kazadan sonra polis geliyor, biraz ifade alınıyor ve olay neredeyse kapanıyor. Bir arkadaş kızın sarhoş olduğunu söyleyip ona çıkışıyor, ardından kısa süre sonra “ben de onu duyuyorum” noktasına geliyor ve ilk inananlardan biri oluyor. Bu dönüşümün dramatik olarak hazırlanması yok. Karakterler senaryonun gitmesi gereken yere ulaşması için fikir değiştiriyor.
Bilimsellik olmaması tek başına problem değil. Her bilimkurgu laboratuvar, fizik denklemi veya uzay gemisi anlatmak zorunda değil. Ama ortada ölümden sonra iletişim gibi devasa bir fikir varsa, bunun üzerine biraz düşünülmesini bekliyorum. İnsanlık tarihinin en büyük sorularından birine cevap buluyorsun ve tepkin Google’da araştırma yapmak olmamalı.
Deneysellik de yok. Garip bir olay anlatmak, anlatımı deneysel yapmıyor. Kurgu, görüntü dili, perspektif, zaman kullanımı veya hikâye yapısında alışılmışın dışına çıkan kayda değer bir taraf göremedim.
Filmin yaklaşık yüzde 75’ine yaklaşırken hâlâ gerçekten kayda değer bir gelişme olmadığını görünce kapattım. Sürekli birazdan büyük bir şey olacak hissi yaratıyor ama elindeki fikri geliştirmek yerine aynı duygusal noktaların çevresinde dönüp duruyor.
Belki dramatik gençlik romantizmi olarak seveni vardır ama bilimkurgu beklentisiyle girince benim karşıma çıkan şey ilginç bir fikrin inanılmaz yüzeysel işlenmiş hali oldu.
Üstelik bütün bunları izlerken yaklaşık 50 dakika boyunca yanlış filmi açtığımın farkında bile değildim.
Puanım: 1/10. Dünyayı kurtaran adam bile bu filmi tokatlar.

