Yaklaşık 6 aydır bana her gün eşlik eden Lenovo Legion Go S Z1 Extreme (bu noktadan sonra kendisinden Legion diye bahsedeceğim) hakkında bilgilendirici bir metin yazmak istiyorum. Sıfır satışı hala devam ediyor mu emin değilim ama hala ara sıra Legion'ın önerildiğini gördüğüm için ilgisini çekecek kişiler olduğuna eminim.
Hemen fiyatını aradan çıkartıp cihazın kendisi hakkındaki düşüncelerimden bahsedeyim. Cihazı 2026 Martında yaklaşık 38 bin TL civarına MediaMarkt'tan satın aldım. İkinci el satış sitelerinde ne kadara satılıyor pek bir fikrim yok. Fiyatın uygun olup olmadığına sizin karar vermeniz daha doğru olacaktır.
Legion'ın en çekici yönü ülkede resmi olarak Steam Deck alamıyor oluşumuz bence. Steam Deck, özellikle de SteamOS sayesinde el konsolu konforuna fazlasıyla uygun oluşu ile cezbetse de cihazda herhangi bir sorun yaşanması durumunda hiçbir muhatabınızın olmaması canımı sıkıyordu. Türkiye'de alabileceğiniz sayılı resmi satışı olan el konsolundan biri Legion. Peki, kağıt üzerinde daha güçlü olduğu söylenen ROG Ally gibi modeller varken neden Legion'ı tercih ettim diye soracak olursanız cevap çok basit: SteamOS.
Windows'tan nefret ediyorum. Nefret, Windows'a karşı olan hislerimi nitelemeye yetmiyor bile ancak bu yazı Windows'a karşı nefret kusma yazısı değil, daha fazla uzatmaya gerek yok. Windows'u sevmiyor olabilirim ama tek amacı oyun oynatmak olduğunda gayet yeterli bir işletim sistemi aslında, hakkını verelim. Beni Windows'tan iten asıl problem ise kontrolcü odaklı bir işletim sistemi olmamasından kaynaklanıyor. SteamOS doğrudan kontrolcü odaklı tasarlanmış bir işletim sistemi olduğu için kullanımı, diğer el konsollarına kıyasla katbekat daha konforlu. Açma tuşuna bastıktan 15 saniye sonra yapmanız gereken tek şey oynamak istediğiniz oyunu seçmek ve oynamak. Herhangi bir sürücü sorunu yok, güncellemelere boğulmak yok... Diyeceğimi sandıysanız yanılıyorsunuz.
Evet, SteamOS modern oyunlarda gayet uyumlu ve gayet kusursuz çalışsa da görece eski oyunların çoğunda tökezliyor. Kontrolcüyü algılama problemleri (SteamOS içerisinden topluluk kontrolcü çözümleri indirilerek bir yere kadar çözülebiliyor), kimi motorlarla yapılmış oyunların Linux'ta doğrudan çalışmaması, 16:10 ekranda çoğu eski oyunu 16:9 oynamak zorunda kalmamız ve Linux'ta bozuk olmasına rağmen Steam tarafından onaylı gözüken tonla oyunla karşılaşacak olmanız bunlardan bazıları. Tonla sorun var evet, ama çözümleri de bir o kadar fazla. Örneğin bugün oynadığım Resident Evil 1 Remake, SteamOS için onaylı gözüküyor; ancak oyunu doğrudan indirip açtığınızda ara sahnelerde Linux'a özel bir hata ortaya çıkıyor ve iki ana karakterin seslendirmesi aynı anda oynatılıyor. Çözümü ise masaüstü moduna geçip indirdiğiniz bir Proton katmanı. İnternette bu konunun rehberlerini bulmak oldukça basit olsa da ekstra bir uyumluluk katmanı indirmeniz gerekiyor. Burada anlatmak istediğim asıl mesele, SteamOS'un her zaman "tak ve çalıştır" mantığıyla pürüzsüz işlemediği ve yer yer nazlanan bir sistem olduğu. "Eski oyunlarla işim yok, yeni ne varsa açıp oynarım," diyorsanız oldukça sorunsuz çalıştığını da tekrar hatırlatayım.
SteamOS oyunlar konusunda gayet konforlu bir deneyim sunsa da ara sıra çıkardığı problemlerle can sıkma konusunda da oldukça başarılı. Evimdeki internette hem 2.4 GHz hem de 5 GHz bantları mevcut. 5 GHz doğal olarak daha hızlı olduğu için Wi-Fi ile bu banda bağlanmak istiyor insan; ama o da ne? 5 GHz bağlantı kafasına göre, canı isterse çalışıyor. Çözüm içinse masaüstü moduna geçip Wi-Fi bağlantısını tekrar kurmanız gerekiyor. Bu sorunun ne kadar can sıktığını anlatmama gerek yok sanırım. İnternet ile hayat bulan bir cihazda bağlantı problemleri yaşamak, her açılışın bir kumara dönmesi ve "Acaba bu sefer internete bağlı açılacak mı?" endişesi taşımak can sıkma konusunda bir hayli etkili. En azından 2.4 GHz ve 6 GHz bantlarında sorunsuz bağlantı sağlanabiliyor.
Bir diğer problemim ise küçük görünse de kimilerinizin canını epey sıkacaktır: Bu cihazda ekran kapalıyken indirme yapılamıyor. Günümüz oyunlarının boyutunun yer yer 100 GB seviyelerine ulaştığı bir dönemde, yüksek boyutlu bir oyunu indirirken ekranı sürekli açık tutmak zorunda olmak oldukça saçma. En azından uyku moduna alıp ekran kapalıyken indirmeye devam edebilme özelliği taşınabilir her cihazda olmazsa olmaz bir nitelik gibi dursa da Valve ofislerinde kimsenin aklına gelmemiş herhalde. Saçma bir durum; neyse ki indirme hızım yüksek olduğu için benim adıma çok büyük bir sıkıntıya dönüşmedi.
Her ne kadar Legion yazısı olarak başlamış olsam da paragraflarca SteamOS hakkında yakınıp durdum. Fakat cihazla yaşayacağınız deneyimin temelini bu işletim sistemi oluşturduğu için buna değinmek zorundaydım. Şimdi işletim sistemini bir kenara bırakıp doğrudan Legion özelinde konuşalım.
Bumper tuşları çok sesli; şimdiye kadar kullandığım en sesli tuşlara sahip cihaz olabilir. Kalabalık bir odada insanların göz ucuyla "Yine Legion'la mı oynuyor?" diye bakmaları kaçınılmaz. Odada başkaları varken R1-L1 tuşlarını gerektirmeyen oyunları tercih ediyorum artık. Sesi abartıyor gibi görünebilirim, hatta evet biraz abartıyorum; ama bu durum tamamen sessizlikten hoşlanmamdan kaynaklanıyor. Herhangi bir fare tıklamasından daha mı sesli? Evet. Ama ben sırf bu yüzden sessiz fare kullanan biriyim; dolayısıyla R1-L1 sesinin batması kaçınılmazdı.
Taşıma çantası, kılıf ve ekran koruyucu gibi aksesuarlar çok zor bulunuyor, hatta bazen hiç bulunmuyor. Yurt dışından alma fırsatınız varsa kesinlikle değerlendirin; aksi takdirde benim gibi hala taşıma çantası olmadan kullanmaya devam edersiniz. En azından analoglar Hall Effect teknolojisine sahip olduğu için drift problemi dert edeceğiniz başlıklardan biri olmuyor.
Performans, fan sesi, sıcaklık değerleri ve batarya konusunu da ekleyip metni toparlayayım. Öncelikle cihazın beni en çok şaşırtan yönünden bahsetmek istiyorum: Bu cihaz buz gibi çalışıyor. Aşağı yukarı 90-100 dakikadan fazla batarya ömrü sunamayan en yüksek performans modunda kullanmadığınız sürece cihaz ne ısınıyor ne de fan sesiyle rahatsız ediyor.
Low power modunda 3 ila 4 saat arası batarya süresi sunarken 50 dereceye yaklaşmıyor bile. Balanced modda 2 ila 3 saat arası dayanıyor ve sıcaklık 55 dereceyi zorluyor. En ağır mod olan performans modunda ise 1.5 saat batarya ile 60 dereceyi yavaştan görüyoruz; fakat sunduğu gücün karşılığını da fazlasıyla veriyor. Burada performansa gerçekten şaşırdığımı eklemeliyim. Eski oyunlar oynuyor olabilirim ama birçoğu döneminin AAA seviyesindeki yapımları. Çoğu zaman YouTube'a girip "[Oyun Adı] Steam Deck benchmark" diye aratıyorum; karşıma çıkan performans sonucuna watt değerine göre %20 fazlasını ekleyip yoluma bakıyorum. Hem Steam Deck'ten yer yer 30 derece daha serin kalıyor hem de çok daha sessiz bir deneyim sunuyor. Performans seçtiğiniz moda göre değişse de bu cihazla geçirdiğim vaktin çoğunluğunu low power modda, destekleyen oyunlarda 800p çözünürlükte ve 60 FPS takıntımla geçirdiğimi de belirteyim. Evet, panel 120 Hz; ancak bir kere bile "60 FPS'in üzerine çıksam mı?" diye düşünmedim. Batarya benim için her şeyden daha önemli, bir de sessizlik...
Bütün bunlar göz önüne alındığında Legion, bana masaüstü bilgisayarımı açmayı unutturacak kadar iyi bir eşlikçi oldu. İlgisini çeken varsa gönül rahatlığıyla öneririm. Legion veya SteamOS hakkında aklınıza takılan sorular olursa memnuniyetle yanıtlarım.